Covid-19'un Yenilenebilir Enerji Projeleri Üzerinde Büyük Etkisi Olacak

19 Mayıs 2020 Dergi:

Koronavirüs (Covid-19) ilk olarak Çin'in Hubei eyaletinde Aralık 2019'da tanımlandı ve o zamandan beri küresel bir sağlık tehdidi haline gelerek  150 ülkeyi etkiledi ve Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) küresel bir salgın ilan etmesine sebep oldu.
Enerji sektörü, Covid-19 ile enfekte olan ülkelerde açıklanan ülke çapında kilitlenme nedeniyle en çok etkilenen sektörler arasında. Kilitlenmeler, tedarik zinciri kesintileri, insan gücünün bulunmaması ve proje finansmanındaki sorunlar nedeniyle enerji projelerinde gecikmelere  oluştu.

26 Mart ve 23 Nisan tarihleri arasında, www.power-technology.com,  okuyucular arasında ithalat bağımlılığı nedeniyle Covid-19'un yenilenebilir enerji projeleri üzerindeki etkisine ilişkin bir anket gerçekleştirdi.  Ankete göre, katılımcıların% 47'si Covid-19'un ithalat bağımlılığı nedeniyle yenilenebilir enerji projeleri üzerinde yüksek bir etkisi olacağına inanıyor. % 26'sı daha ılımlı bir etki olacağına inanıyor.

Katılımcıların %27'si Covid-19'un ithalat bağımlılığı nedeniyle yenilenebilir enerji projeleri üzerinde düşük etkiye sahip olmasını ya da hiç etkisinin olmamasını beklemektedir. Analiz, yukarıda belirtilen süre zarfında alınan 358 yanıta dayanmaktadır.

Covid-19'un güç projesi gecikmeleri üzerindeki etkisi: Önde gelen veri analiz şirketi GlobalData ne diyor?

Ülkelerin çoğunda yenilenebilir enerji sektörü büyük ölçüde Çin başta olmak üzere diğer bölgelerden yapılan ithalata bağımlıdır. Küresel güneş enerjisi sektöründe, tedarik zincirinin %40'ından fazlası Çin, Vietnam ve Tayland gibi diğer Güneydoğu Asya ülkelerinden gelen tedariklere bağlıdır.

ABD ve Avrupa, büyük ölçüde Çin’den gelen  düşük maliyetli güneş fotovoltaik (PV) modüllerine ve hücrelerine güveniyor. Küresel olarak, büyük güneş enerjisi donanımı  tedarikçileri arasında Trina Solar, Yingli, Hanwa, Jinko ve Rene Solar gibi Çinli oyuncular yer alıyor. Bu tedarikçiler, malzemelerin %50'sinden fazlasını sağlıyor.  Covid-19 salgını, bileşenlerin ve ekipman üreticilerinin ilk iki ay boyunca tesislerinde üretimi durdurmasıyla sonuçlandı ve küresel tedarik kısıtlamalarına yol açtı.

Küresel rüzgar enerjisi endüstrisi, bağımlılık düzeyi bileşene göre değişen çok çeşitli ülkelerden rüzgar ekipmanı ithalatına bağımlıdır. Çin ve Avrupa, küresel rüzgar enerjisi malzeme hammaddesi ve bileşen ithalatının % 60'ından fazlasını elinde bulunduruyor. ABD, %30’dan fazlası Çin’den olmak üzere birçok ülkeden rüzgar enerjisi ekipmanı ithalatı yapmaktadır. Avrupa ise

ABD'nin rüzgar enerjisi için hammadde ve bileşen ithalatının % 25'inden fazlasını elinde tutuyor. Orta Doğu ve Asya-Pasifik de Çin ve diğer Güneydoğu Asya ülkelerinden gelen güneş modüllerine ve rüzgar bileşenlerine büyük ölçüde bağımlıdır ve tedarik zincirindeki kesintiler, yenilenebilir enerji projeler için büyük kapasite planlarına durmasına yol açtı. GE, Siemens, Xinjiang Goldwin ve diğerleri gibi büyük rüzgar ekipmanı tedarikçileri, ciddi üretim kesintileriyle karşı karşıya kaldı ve bu da büyük projeler  ve siparişlerin yerine getirilmesinde gecikme ile sonuçlandı.

Aslında durum sanılandan çok daha karmaşık. Çünkü rüzgar türbinleri için küresel tedarik zinciri genellikle birkaç kıtaya yayılmış durumda ve Çin’de üretilen nadir toprak elementlerini ve bunlardan üretilen bileşenleri içeriyor. Gümrük tarifeleri, korumacı politikalar, sınır ötesi yatırımlar için kötüleşen bir ortam ve Covid-19'dan kaynaklanan arz kesintileri küresel rüzgar endüstrisi için bir tehdit oluşturmaktadır.

GlobalData, yenilenebilir enerji sektörünün en büyük endişelerinin, halihazırda lojistik gecikmelere tanık olan güneş ve rüzgar projeleriyle küresel tedarik zinciri sorunları etrafında döndüğünü ileri sürüyor. Buna göre ülkelerin, bir veya iki ülkeye bağımlı olmaktan kaçınmalı ve gelecekteki aksaklıkların üstesinden gelmek için yerli üretime hız verme ve tedarik ağlarını çeşitlendirme yoluna gitmeleri gerekiyor.