Yenilenebilir Enerji Sektöründe Tehditler ve Fırsatlar El Ele 

16 Temmuz 2020 Dergi: Mart-Haziran 2020

Dünyayı kasıp kavuran Koronavirüs pandemisi, yenilenebilir enerji yatırımları için önce bir tehdit olarak dünya genelinde bir yavaşlamaya sebep oldu. Ardından pandeminin birçok farklı boyutunun bir araya gelerek oluşturduğu büyük resim içinde, yenilenebilir enerjilerin geleceği için bir fırsata işaret etti. Bu dönemde ülkeler herhangi bir zamanda görülebileceğinden çok daha fazla kendi içlerine kapandı, kendi öz kaynaklarının önemini süratle kavradı. Dışa bağımlı olmamanın kıymetini, anlayamayan kalmadı. Küresel ısınma ile birlikte tırmanmaya devam eden enerji ihtiyacı, daha fazla enerji tüketimi ile küresel ısınmanın kırılamayan kısır döngüsü ve tabii ki trajik sonuçları, yıllardır süregelen uluslararası anlaşmalar gündeminin, sempozyum ve kongrelerin, basın açıklamalarının hepsinin ötesinde öğretici oldu. Öğrenme süreci, hiç bu kadar kısalmamıştı. 

Covid-19 süreci başladı, mevcut yatırımlar, karantina süreçleri ve lojistik sıkıntılarla sekteye uğradı. Planlanan yatırımların bazıları, bilinmeyen tarihlere ertelendi. Birçok sektör gibi yenilenebilir enerji sektöründe de frene basıldı. Ama yine aynı sebep, enerjinin, ama doğal kaynaklardan elde edilen, dışa bağımlı olmayan, çevre dostu enerjilerin öneminin altını kalın keçeli kalemle çizdi. Ekonomilerin geri toparlanma süreçleri için yapılandırılan fonların kullanımında, yenilenebilir enerjilerin stratejik kriter olarak gözetilmesi gündeme geldi. Yenilenebilir enerji yatırımları, geleceğe yönelik güvenli seçenek olarak, adeta “onaylandı”. Bu nedenle pek çok otorite, yenilenebilir enerji sektöründe toparlanmanın hızlı olacağı görüşünde.

Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi  Ernst & Young Türkiye Şirket Ortağı ve Enerji Sektör Lideri Erkan Baykuş: “Hava kirliliği seviyeleri, pandeminin bir sonucu olarak fosil yakıt tüketiminin azalmasıyla kayda değer bir şekilde düşüş gösterdi. Yatırımcıların ve şirketlerin sürdürülebilir, temiz enerjiye daha fazla odaklanılacakları bir döneme giriyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle rüzgâr ve güneş enerji yatırımlarında depolama ile birlikte hareketlenme göreceğiz” diyor.

21. Yüzyıl Yenilenebilir Enerji Politikaları Organizasyonunun (REN21) 350 uluslararası uzmanın katkısıyla hazırladığı 2020 Yenilenebilir Enerji Küresel Durum Raporu’na göre, fosil yakıtların gerçek maliyeti, sebep olduğu hava kirliliği, iklim değişikliği ve trafiğin artması gibi kalemler hesaba katıldığında 5,2 trilyon doları buluyor. REN21 Genel Müdürü Rana Adib, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki pay artışında her yıl yeni başarıların yaşandığını söylüyor. 

Ülkemizde, pek çok kanaat önderi tarafından yenilenebilir enerji sektörünün adeta dinamosu olarak görülen YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) kapsamında hayata geçirilen ve on yılını dolduran santraller, 2021 yılından itibaren serbest üretici konumuna geçecek. Bu durum, YEKDEM’in değişken elektrik faturalarından etkilenen sanayicinin yükünü/riskini azaltabilecek. Sektör, bu yıl sonu tamamlanacak YEKDEM döneminin ardından, benzeri bir mekanizma talebini büyük bir istekle gündeme taşıyor. Herkes bir şekilde YEKDEM’in devamlılığını istiyor. Kamudan gelen açıklamalar, bu yönde ümit verici görülüyor. Yeni bir model üzerinde görüşmeler sürüyor. Yeni bir on yıllık destek mekanizması hazırlanıyor. Bu yeni mekanizmada döviz yerine TL, hatta TLREF Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı olarak adlandırılan eskalasyon yöntemi, getirilen öneriler arasında. Zaman ne gösterir bilinmez ama görünen o ki; yaşamın sürdürülebilirliği için sürdürülebilir enerji güvenliği ve bunun için de yenilenebilir enerji yatırımlarının devamlılığı gerekiyor.

Yeni Enerji
 



Slider Altına