Sürdürülebilir bir dünya için umudumuz “Z kuşağı”

29 Oca 2019

“Milenyum yılı” diye adlandırdığımız ve girişimizi büyük bir coşkuyla kutladığımız 2000 yılından itibaren doğanlara Z kuşağı deniliyor. Teknoloji yoğun bir dönemde doğmaları sebebiyle teknolojiyle iç içe yaşayan bir nesil olan Z kuşağı, bazı kaynaklara göre uygulamalı ve doğrudan öğrenmeye daha yatkın bir nesil olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalara bakıldığında bu nesil, sosyolojik anlamda ilişki kurma ve hak arama konularında diğer kuşaklardan daha başarılı olarak öne çıkıyor. Bu kuşağın aynı zamanda toplumsal olaylara, sivil toplum, sürdürülebilirlik, doğa dostu ürünler gibi konulara karşı hassasiyeti de söz konusu.

 

Geçtiğimiz günlerde Castrol firmasının düzenlediği basın lansmanında Z kuşağına yönelik bir araştırma paylaşıldı. Castrol firması Dr. Özgül Bolat liderliğinde, Türkiye’de yaşayan gençler üzerinde yapılan bir araştırmadan yola çıkarak  Z kuşağının ekolojik hassasiyetlerini inceleyen bir araştırma gerçekleştirmiş.

Yapılan araştırmaya göre; Z kuşağı gençlerinin yüzde 78’i çevre ile ilgili konuların kendilerini ilgilendirdiğini belirtiyor. Şirketleri çevreci olmaya zorlayan Z kuşağı, markaların çevresel sürdürülebilirliğe dikkat etmesi konusunda belirleyici bir role sahip.

 

ERA Research Company tarafından 20-25 Aralık 2018 tarihleri arasında Türkiye genelini temsilen, 12 ilde, 15-23 yaş arasındaki Z kuşağı gençleri üzerinde yüz yüze ve telefonla yapılan araştırmaya göre;

 

  • Z kuşağı gençlerinin yüzde 78’i çevresel meselelerle ilgileniyor. Bu konuya ilgi yaş ile paralel olarak artıyor.
  • Gençlerin yüzde 73’ü çevre dostu markaları tercih ediyor.
  • Gençlerin yüzde 65’i firmaların çevre duyarlılığına dikkat ediyor. Kadınların duyarlılığı erkeklerden anlamlı olarak daha yüksek görünüyor.
  • Gençlerin yüzde 51’i fiyatı daha yüksek olsa bile çevreye zarar vermeyen firmaların ürünlerini satın alıyor.

 

Konuyla ilgili açıklama yapan Dr. Özgür Bolat, yeni neslin çevresel sürdürülebilirlik konusunda daha bilinçli olduğunu söyledi ve sözlerine şu şekilde devam etti: “2006 ve 2007 yıllarında Al Gore’un küresel ısınma üzerine yaptığı farkındalık çalışmalarıyla hem Oscar hem de Nobel Ödülü almasıyla birlikte, sürdürülebilirlik kavramı tüm dünyada önem kazandı. Özellikle yeni nesil, çevre ve sürdürülebilirlik konularında çok daha bilinçli yetişiyor. Dünyada yakalanan bu eğilimin Türkiye’de gençler için de geçerli olup olmadığını anlamak çok önemli. Bu bağlamda yapılan bu araştırma çok net gösteriyor ki gençlerimiz çevre ve sürdürülebilirlik konularında oldukça bilinçli yetişiyor. Bu da ülkemiz için çok sevindirici bir durum. Gençlerin, şirketlerin sürdürülebilir olması konusunda da çok daha belirleyici olduğunu görüyoruz. Z kuşağındaki bu olumlu eğilim, ülkemizin daha sürdürülebilir olması konusunda çok umut verici.”

 

Z kuşağı; sürdürülebilir bir dünya için umudumuz sizlersiniz…

 

Önümüzdeki sayıda görüşmek dileğiyle.

Didem TAŞBAŞI