“Yurt dışında kaliteye, yurt içinde ise fiyata bakılıyor”

09 Aralık 2015 Dergi: Kasım-Aralık 2015

2011 yılında Türkiye’de faaliyetlerine başlayan CSUN, Avrupa ve Amerika’ya yaptığı ihracatın %99’unu Türkiye’deki fabrikasından gerçekleştiriyor. Şu ana kadar 500 MW’ın üzerinde ihracat yaptıklarını söyleyen CSUN Türkiye Ortağı Egemen Seymen, 2014 yılında ağırlıklı olarak Avrupa, 2015’te ise ağırlıklı olarak Amerika pazarında aktif olduklarının altını çiziyor. İç pazarda da harekete geçmek istediklerini söyleyen Seymen, Türkiye pazarında kaliteden çok fiyata odaklanılmasının bu zamana kadar iç pazara karşı mesafeli olmalarına neden olduğunu vurguluyor.

Yeni Enerji Dergisi olarak CSUN’ın Türkiye fabrikasını ziyaret ettik. Hem fabrikayı gezdik hem de CSUN Türkiye Ortağı Egemen Seymen ile CSUN ve Türkiye güneş enerjisi pazarı temelli keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

YE: CSUN’ın güneş enerjisi pazarındaki konumu nedir?

Egemen SEYMEN: CSUN, Türkiye’ye 2011 yılında geldi. 2011 yılında Türkiye’ye geldiğimizde Türkiye pazarı bizim için bir ön çalışma alanını ifade ediyordu. Küçük çaplı, 60-100 MW arası bir fabrika kurulumu düşüncemiz vardı. O zaman Türkiye pazarı da çok yavaştı. Daha sonra Avrupa Birliği’nin anti damping uygulamalarının yapılacağı söylentisi çıktı. Biz de onu öngörerek 120 MW’lık üretim hatlarıyla fabrikamızı hayata geçirdik. Daha sonra 200 MW’a ve şu anda da 350 MW kapasiteye çıktı. Resmi şirketimizi 2012 yılında kurduk; 2013 yılında da resmi açılışımızı yaptık. 2016 yılında da yıllık kapasite olarak 500 MW’a çıkacağız. Burada yaptığımız üretimin neredeyse %99’u Avrupa ve Amerika’ya gidiyor. Avrupa’nın Çin malı ürünlere anti damping uygulamalarından sonra 2014 yılında neredeyse bütün satışımız Avrupa’ya oldu. Avrupa ülkelerine 200 MW civarında satış yaptık. Yine 2014’te toplamda 110 milyon dolar ciro gerçekleştirdik. Böylece ilk 500 sanayi kuruluşu içerisine girdik. 2015’te de Amerika, Çin ve Tayvan malı ürünlere anti damping uygulaması getirdi. Çin ve Tayvan’dan ABD’ye giren mallar %50 civarında vergiye tabi oldu. Bu anti damping uygulamalarının şartlarından bir tanesi hücrenin ve panelin Çin malı olmamasıydı. Biz burada Türkiye’nin ilk ve tek yerli hücresini üretiyoruz. Kendi ürettiğimiz hücrelerle yine kendi ürettiğimiz panelleri, “made in Turkey” damgasıyla, bu vergilere takılmadan ABD’ye de satıyoruz. 2015 yılında ağırlıklı olarak ABD pazarında aktif olduk. 2016 yılında da satışlarımız büyük ölçekte ABD pazarında olacaktır diye düşünüyoruz.

Türkiye’deki konumumuza baktığımızda, kâğıt üzerinde en büyük üretici biziz. Ama satış olarak baktığımızda diğer Çinli firmalar ya da diğer yerli firmalar bizden daha fazla satış yapmış olabilirler. Rakamlara tam hâkim değilim. Ama bizim fabrikamız serbest bölgede, ihracat odaklı. İç pazara çok fazla eğilmedik. Bunun sebebi de Türkiye pazarındaki müşterilerin kaliteden ziyade daha fazla fiyata önem vermeleri.  Ben burada ürettiğim bir malı Avrupa ya da Amerika’ya kârlı bir şekilde satabiliyorken, iç pazarda diğer rakiplerle bir yarış içine girme gereği duymuyorum. Çünkü burada müşteri, kaliteyi değil fiyatı ön planda tutuyor. O yüzden biz iç pazara yönelmedik. Bizim toplam ihracat rakamımız şu an için 500 MW’ı geçmiş durumda. Türkiye’deki toplam kurulu güç 250-300 MW. Yani Türkiye’deki toplam kurulu güçten daha fazlasını biz yurt dışına sattık. Ama tabi ki Türkiye pazarı da bizim için önemli. Yeni yeni satışlarımız olmaya başladı. IPARD destekli projelerde -yerli malı ya da Avrupa menşeili ürün isteniyor- bir avantajımız olabiliyor. Ama diğer türlü fiyat rekabetine çok da girmek istemiyoruz

YE: Ürün bazlı baktığımızda, “bizi öne çıkaranlar” diyebileceğiniz neler var?

Csun 2Egemen SEYMEN: Aslında ürünler dıştan bakıldığında standart olarak görülüyor. Ancak bu teknolojik bir ürün; teknolojik bir üretim gerekiyor, know-how gerekiyor.
CSUN, 2004 yılında Çin’in ilk hücre fabrikası olarak kurulmuş. Aslında CEEG Holding bünyesindeki bir firma. CEEG Holding şu an Çin’in en büyük trafo üreticisi. Çin’de ilk 200 firmanın içinde yer alıyor. Bu grubun bir iştiraki olan CSUN, kurulduktan sonra 2-3 sene boyunca hücre üretimi yapmış. 2007’den itibaren de güneş paneli üretiyor. Yine 2007’de NASDAQ’da borsaya açılıyor. Şu anda CSUN, 8 bin 500 kişinin çalıştığı büyük bir firmadır. Çin’deki fabrikalara ek olarak Türkiye’de, Güney Kore’de, Vietnam’da fabrikaları var. Türkiye fabrikası Avrupa ve Amerika pazarı için, Vietnam fabrikası Amerika için, diğer fabrikalar ise Asya pazarları için çalışıyor. Çin’deki fabrikalar zaten hâli hazırda büyük bir pazar olan Çin pazarına yönelik çalışıyor. Ar-Ge üssümüz Çin'deki genel merkezimizde. Ar-Ge çalışmaları oradan yürütülüyor. Türkiye'de sadece test laboratuvarlarımız mevcut. Şu fabrikamızda 600 çalışanımız var. 24 saat 3 vardiya halinde çalışıyoruz.

CSUN, sektördeki birçok patentin sahibi olan bir firma. Hücre verimliliğinde dünya rekoruna ulaşmış bir firma. Panel üretmek çok zor bir işlem değil. Özellikle Almanlar öyle makineler üretiyor ki makinenin bir tarafından hücreyi koyuyorsunuz diğer taraftan panel olarak çıkıyor. Ama teknolojinin size ait olması, Ar-Ge'yi geliştirmek çok değerli konular. Bir de tabi üretmekten ziyade ürettiğini satabilmek de çok önemli. Bazı üreticiler ve bankalar, yerli malı olsa dahi, kendini ispat edememiş markalarla iş yapmak istemiyorlar. Yurt dışı satışlar yapmak için de belirli kıstaslardan geçmiş, belirli sertifikaları almış olmanız çok önemli. Yabancı firmaların teknik satın alma departmanları gerçekten konusunda uzman kişilerden oluşuyor. Gelip 1 hafta fabrikanızı inceliyorlar,  sertifikalarınızı inceliyorlar, finansal durumunuza bakıyorlar. Tüm bu işlemlerin ardından sizinle fiyat konuşup pazarlık yapmaya başlıyorlar. Kısacası yurt dışına ürün satışı yapmak hiç de kolay değil.

YE: En çok nerelere ihracat yapıyorsunuz?

Egemen SEYMEN: Türkiye’den en çok Amerika’ya ihracat yapıyoruz. Amerika’yı Avrupa ülkeleri izliyor. Avrupa’da kesin bir ülke ismi veremiyorum. Çünkü örneğin biz ürünlerimizi Rotterdam Limanı’na gönderiyoruz. Müşteriler ise ürünleri Rotterdam’dan alıp Avrupa’nın farklı ülkelerine götürebiliyorlar. Ya da bazı Avrupalı firmalar bizim depomuzdan alım yapıyorlar

YE: Holdingin Türkiye’ye bakış açısı nasıl?   

Egemen SEYMEN: Türkiye’de fabrikamızı büyütüyoruz. Şu an binamız 25 bin m2, hemen arkasında 10 bin m2’lik bir binamız daha var. Toplamda 35 bin m2’ye çıktık. Orası faaliyete geçmedi, geçince 500 MW’lık kapasiteye çıkacağız. 2017’de de 750 MW’a çıkma hedefimiz var. Kademeli olarak artacak.

Türkiye pazarına bakışımız genel olarak olumlu ama pazar çok yavaş. Kapasiteler çok küçük. Aralık ayında devreye alınacakları da saydığımızda 2015 yılında dünyada 59 bin MW’lık güneş santrali kurulumu gerçekleşmiş olacak. Bu 59 bin MW’lık kapasitenin sadece 200 MW’ı Türkiye’ye ait. Baktığımızda Türkiye pazarı okyanusta bir damla bile değil. Ama tabi ki Türkiye aynı zamanda sürdürülebilir de bir pazar. Önümüzdeki 10-15 yılda elektrik ihtiyacı olacak bir ülke. Dolayısıyla doğal kaynaklarını kullanması gerekiyor. Örneğin Romanya 2013-2014 döneminde çok güzel bir pazardı. Feed in tariff çok yüksekti. Herkes bir anda Romanya’da güneş santrali kurdu. Ancak ülkenin kapasitesi belli. Pazar, 2014’te bitti. Ölü bir pazar hâline geldi ve şu an kimse Romanya’da yatırım yapmıyor.

YE: TEDAŞ’ın çatı uygulamaları kararı hakkında neler düşünüyorsunuz? Pazara hareketlilik kazandırmak için neler yapılmalı?

Egemen SEYMEN: TEDAŞ’ın attığı adım, pazar hareketliliği adına önemli bir adım. Bürokrasiyi azaltmak gerekiyor. Biz yurt dışında da santraller yapıyoruz. Büyük ölçekli projelerde belirli bir izin süreci yaşarsınız ki bu her ülkede var. Ama çatılarda sürecin çok kolay olması gerekiyor. Prosedürlerden ziyade bir de o finansal seviyeye ulaşmanın kolay olması gerekiyor. Çatısına bu sistemi kurmak isteyen bir kişinin, 25-30 bin dolar, ev kredisi, araç kredisi ya da ihtiyaç kredisi gibi kredi alabilmesi lazım. Güneş santrali sisteminin, kullanıcılar için bir paket gibi düşünülüp bunun kredilendirilebilmesi çok önemli. Bu şekilde kredi temin edilebilirse sektörün yolu açılmış olur.

YE: Kısa ve uzun vadede hedefleriniz nelerdir?

Egemen SEYMEN: CSUN olarak geçmişte İngiltere, İtalya gibi birçok ülkede yatırım yapıldı. Türkiye’de de yatırım düşüncemiz var. Güneş enerjisi santrallerine yatırımcı olmak istiyoruz. Ama bu lisanssız dediğimiz 1 MW’lık kısıtlama, özellikle Çin bankaları nezdinde çok küçük kalıyor. Artı 10 yıllık alım garantisi de bankaları geri plana atabiliyor. Ama biz her şeye rağmen bir deneme tadında bile olsa Türkiye’de güneş santrali yatırımında başlangıç yapmayı düşünüyoruz.

YE: Bu noktada yerli teşvik ile ilgili YEGEM’den gelen onaya ayrı bir paragraf açmak isterseniz neler söylersiniz?

Egemen SEYMEN: Yerli teşvikle alakalı birkaç yıldır süregelen yoğun bir çalışmamız vardı ve bu çalışmalar meyvesini verdi. Yerli CSUN panelleri kullanıldığında devletin alım fiyatı artıyor. Şu an devlet, güneş enerjisinden üretilen birim elektriğin kW/h'sine 10 yıl boyunca 13,3 dolar/cent'ten alım taahhüttü veriyor. Ama artık bazı yerli aksamlar kullanıldığında bu fiyat artıyor. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü'nden (YEGEM) 18.11.2015 itibarıyla onay çıktı. Satış rakamı çok fazla oynamasa da aradaki bu fark bakım-onarım ya da güvenlik gibi giderleri karşılar. Yapılan yatırımın geri dönüşünde 6 ay-1 sene avantaj sağlar. Biz yerli üretimle alakalı bu belgeyi bekliyorduk. Aslında belge de yetmiyor, ben faturayı görmek istiyorum. Müşteri elektriği daha yüksek fiyattan satsın, bu da faturasına yansısın. Biz zamanında, belgelerin tam olduğuna dair YEGEM' den yazı almıştık. Ama faturaya yansımayınca kimseye bir şey ispat edemiyorsunuz, sözde kalmış oluyor. Bakalım, Aralık ya da Ocak ayında faturaya yansırsa o zaman ciddi olarak bir şeyler ortaya koymuş olacağız.
Eğer faturaya yansırsa ve hiçbir problem yaşanmazsa yerli teşvikli ürün satışımız ciddi oranda artacaktır. Zaten bu belgeyi alan 3 firma oldu. Müşteriler 3 firmanın panelini kullandı, 3'üyle birden başvurdu ve 3'üne de onay aldı. Ben, CSUN olarak iyi bir pazar payı alacağımıza inanıyorum. Çünkü hem kalite hem de fiyat noktasında avantajlarımız var. İç pazarda da yerli teşvikli ürünlerle rahat bir şekilde fayda sağlayabiliriz.