“Pazarda çok daha fazla aktif olacağız”

30 Mayıs 2016 Dergi: Mayıs-Haziran 2016

Panasonic Eco Solutions, geçen sene itibarıyla güneş panellerini Viko by Panasonic üzerinden Türkiye pazarına sunmaya başladı. Gelişen Türkiye güneş enerjisi pazarına, dünyanın en verimli güneş panelleriyle katkı sağladıklarını söyleyen Panasonic Ürünleri Grubu Satış Müdürü Koray Yıldız,  ilerleyen dönemde pazarda çok daha fazla aktif olacaklarının altını çiziyor.

 

Yeni Enerji: Panasonic Eco Solutions, Türkiye pazarında Viko’ya yaptığı yatırımla başlattığı atağı şimdi de güneş enerji panelleri ve sistemleriyle devam ettiriyor. Öncelikle şunu sormak isterim: Panasonic, Türkiye güneş enerjisi sektöründeki varlığını nasıl tanımlıyor?

Koray Yıldız: Panasonic, dünyanın en verimli güneş enerjisi panellerini üretiyor. En son Mart ayında yeni rekorumuzu ilan ettik. Seri üretim ürünler içinde de yüzde 19,7 ile dünyanın en verimli panellerine sahibiz. Ürünün çok yüksek bir kalite algısı var. Piramidin üst tarafını hedefleyen ve yatırım finansman maliyetini karşılayabilecek firmalar, hedeflediğimiz pazar kitlesini oluşturuyorlar. Pazarda kalite ve yüksek verimliliği ön plana çıkaran bir pozisyona sahibiz.

Yeni Enerji: Türkiye’de güneş enerjisi pek çoklarına göre “potansiyel yüksek, icraat az” bir sektör konumunda. Panasonic’in bu anlamda Türkiye güneş enerjisi pazarına bakışı nasıl?

Koray Yıldız: Biz, aktif pazarlama faaliyetlerine 2012’de başladık. İlk projemiz de 2013 yılında yaptığımız 500 kW’lık bir çatı projesiydi ki bu proje o zaman Türkiye’nin en büyük çatı projesiydi. O dönem piyasadaki motivasyon çok fazlaydı; fakat yönetmelikler ve regülasyonlar tarafında sıkıntılar vardı. Sektör henüz çok yeni olduğu için ilerleme yavaş oldu. 2013 yılından 2015 yılına kadar pek bir hareketlilik olduğunu söyleyemeyiz. Herkes yönetmeliklerin bir yerlere gelmesini bekledi. Türkiye’de kurulu güç 2014’te 50 MW iken 2015’in sonunda bu rakam yaklaşık 250 MW’a yükseldi. Çağrı mektuplarındaki potansiyelden görüyoruz ki pazarın motivasyonu hâlâ çok yüksek. 7 GW başvuru var ama kurulu güç 250 MW. Yani işin icraat tarafında daha aktif olmamız gerekiyor.

Yeni Enerji: Türkiye’de güneş paneli koymaya müsait 8 milyon adet konut çatısının, 8 milyon metrekare ise sanayi çatısının olduğu biliniyor. Sizin çatı uygulamaları için ne gibi çalışmalarınız var?

Koray Yıldız: Türkiye pazarı diğer pazarlara göre farklı ilerliyor. Avrupa ya da Asya pazarlarında ilk önce çatı pazarı oluştu, daha sonra 10 MW, 20 MW ve daha büyük çaptaki projelerden oluşan pazar gelişti. Türkiye’de ise tam tersi. Şu an büyük MW’lı projeler ilerlerken küçük MW’lı projelerin 2018 veya daha sonrasında aktif olacağını öngörüyoruz.Aslında biz, birim alanda çok daha fazla enerji ürettiğimiz için ev çatı sistemlerinde çok iyi bir konuma sahibiz. Pazarın yapısı büyük çaplı projelerle başladığı için biz hem fiyat konusunda politikamızı hem de ürün konusundaki politikamızı değiştirdik. Yeni ürünleri, daha çok Türkiye pazarına uygun hâle getirdik. Rekabet dolayısıyla fiyatları da Türkiye pazarına uygun şekle soktuk.

Yeni Enerji: Yeni ürünler var mı diye sorsak…

Koray Yıldız: Yeni çıkardığımız 325 W’lık biri ürünümüz var.  Bu 325 W’lık panelimiz yüzde 19,4 verimliliğe sahip. Konvansiyonel panellere göre birim alanda yüzde 27 daha fazla enerji üretiyor. Bu enerji verimliliğinin artmasının çatı sistemleri için avantajları var: Birincisi, çatıya binen yük miktarı daha az oluyor. İkincisi, güçlendirme yapmak istediğinizde size daha az maliyet getiriyor. Üçüncüsü ise daha az konstrüksiyon malzemesi kullanılıyor ve bu da daha az işçilik, daha az kazma-çakma anlamına geliyor. Tüm bunlar sizin maliyetlerinizi ciddi oranda düşürüyor. Bu sayede yatırımcı bir yandan dünyanın en iyi panelini kullanmış oluyor, diğer yandan daha az işle uğraşıyor. Sahada oluşabilecek riskler de minimuma iniyor.

Yeni Enerji: Bununla ilgili ne gibi tanıtım faaliyetleri yürütüyorsunuz?

Koray Yıldız: Türkiye’de 2016 itibarıyla Seiso (Solimpeks) firmasına distribütörlük verdik. Onların su ısıtan kolektörlerden gelen bir ağları var. Hem onların satış kanalıyla hem de bizim pazarlama kanalımızla beraber çok ciddi bir yapılanma çalışmamız söz konusu. Panasonic ve Seiso olarak Solarex fuarına katıldık. Önümüzdeki senelerde de bunları devam ettireceğiz. Danışmanlık ve eğitim firmalarına bu konuda eğitim vermeye çalışıyoruz. Çünkü piyasanın geçmişi çok eski değil. Hâl böyle olunca yetişmiş eleman bulmak ve proje geliştirmek sıkıntılı oluyor. O yüzden eğitim tarafından ilerlemeyi planlıyoruz. Proje firmalarına bu konuyla alakalı bilgi vermek istiyoruz. Bu zamana kadar birkaç eğitimimiz oldu; önümüzdeki aylarda bunu daha da fazla yapmak istiyoruz.

Yeni Enerji: Gelecekten konuşmaya başlamışken, 2016 için projeler neler?

Koray Yıldız: 2016’nın başında, Antalya-Korkuteli’nde 4,6 MW’lık Türkiye’nin en büyük güneş takip sistemli projesini bitirdik. Bunun üzerine çıkarak, 5,5 MW’lık güneş takip sistemli bir başka projeyi de hayata geçireceğiz. Güneş takip sistemi, Türkiye’de henüz çok fazla aşina olunmamış bir alan. Yatırımcı firmanın bu işe hevesli olması da önemliydi. En nihayetinde projeyi bitirdik. Sistem 3 aydır çalışıyor ve Panasonic marka ürün kullanılmış sabit bir sisteme göre yüzde 25 daha fazla enerji verimliliği sağlıyor. Güneş takip sistemleri, direk güneşe bakıp da işlem yapmaya başladığı için paneller sürekli sıcak kalıyor. Diğer panellere göre daha az soğuma gösteriyor.
Panasonic paneller HİT teknolojisine sahip. Bu teknoloji, iki tane amorf panel arasına sıkıştırılmış mono panelden oluşuyor. Amorf panellerin sıcaklık ve verimlilik kaybının çok düşük olmasıyla mono panellerin yüksek verimliliği kullanılarak kombin edilmiş bir sistem. Dünyada üretebilen ya da üretebilip de bu seviyeye getiren firma sayısı yok gibi. Bu işi en profesyonel yapan firma Panasonic. Üzerinin amorf kaplı olmasından dolayı sıcaklık noktasında çok düşük kayıplar veriyor. Panasonic ürünlerinde sıcaklık katsayısı -0,29’larda iken diğer konvansiyonel panellerde genel olarak -0,45 ila -0,50 arasında. Bu da yatırımcıya yüzde 10 ile yüzde 13 arasında daha fazla enerji üretme şansı veriyor. Güneş takip sistemlerinde ısı aynı pikte devam ettiği için biz Panasonic panellerin kullanılmasını özellikle öneriyoruz. Çünkü kullanıcı, kullandığının hakkını almış oluyor. Sistemini üst düzey verimlilikte çalıştırmış oluyor.

Yeni Enerji: Hep bu taraftan mı gideceksiniz?

Koray Yıldız: Enerji yatırımları tamamen finansmanla ilgili bir konu. Finansman noktasında ne kadar az probleminiz varsa o kadar verimli ve o kadar iyi sistemler kurabiliyorsunuz. Piyasada birçok tip yatırımcı var. Eğer müşteri finansman konusunda güçlüyse ve arazilerinin durumu müsaitse biz güneş takip sistemini öneriyoruz. Tabi bu, bunun dışında pek çok etkene de bağlı: çağrı mektubunun kapasitesi, arazinin eğimi, müşterinin finansman profili gibi…Biz, mümkün mertebe öneriyoruz.
Bunun dışında normal sabit sistemler içinde tedarik yapıyoruz. Şu an Antep’te Haziran ayında devreye alınmasını beklediğimiz 2,3 MW’lık bir projemiz var. Pazar giderek büyüyor. 2015’te 50 MW’dan 250 MW’a kadar çıkan bir pazardan bahsediyoruz. Bu sene sonunda da 750MW’a ulaşmasını bekliyoruz. Pazarda kimsenin müşteri bulamama gibi bir sıkıntısı yok. Herkes kendine uygun yatırımcıyı bulabiliyor veya projeyi bulup onun tedariğini yapacak, kurulumunu yapacak ya da mühendisliğini yapacak firmayı bulabiliyor. Ancak şu var ki bu da büyük bir sorun: Pazarda firma var ama kabiliyetli firma sayısı çok az. MW tarzı iş yapan firma sayısı çok az. Ve bunların hepsi kapasitelerini doldurmak üzere.
Bizim piyasada gördüğümüz en büyük açık kurulum yapabilecek firma azlığı. Proje konusunda, mühendislik konusunda, süpervizörlük konusunda, tedarikçilik konusunda ilerleme kaydedilebiliyor. Ama kurulum yapan firma sayısında çok büyük sıkıntı var. Çünkü pazar boyutu 250 MW’dan 750 MW’a yükselecek ve bizim bu 750MW’ı kuracak kadar firma yok. Temennimiz, bu durumun çok kalitesiz işlerin çıkmasına yol açmaması.

Yeni Enerji: Peki bunu nasıl aşabiliriz sizce?

Koray Yıldız: Eğitim konusu çok önemli.Aslında Türkiye’de güneş alanında GÜNDER, GENSED, Solarbaba gibi STK’lar var. Bu tip organizasyonların kurulum yapan firma noktasında eğitim vermeleri gerekiyor diye düşünüyorum. Yetişmiş istihdama destek olmaları gerekiyor. Yine güneş enerjisi yatırımının daha çok yapıldığı güney, batı ve iç bölgelerdeki belediyelerin meslek edindirme kurslarına bu alana yönelik istihdam oluşturulması için yardımcı olunabilir. Bu tip çalışmalar pazara nefes aldırabilir. Çünkü 750MW’dan sonra pazar daha pik bir noktaya doğru gidiyor. Şu an sektör J çiziyor. O J’yi istihdam nasıl yakalayacak ya da kurulum yapan firma sayısı nasıl yakalayacak, bilmiyorum. Herkeste motivasyon var, herkes bir şeyler yapmak istiyor. Ama o seviyeye ulaşmak için tüm kesimlerin taşın altına elini koyup sektöre yardımcı olması gerekiyor.

Yeni Enerji: 2023’e dair devletin bir hedefi var. Aslında her kesimin bir hedefi var ama icraat noktasında tıkanıyoruz sanırım.

Koray Yıldız: Planlama konusunda çok eksiğiz.

Yeni Enerji: Katılacağınız fuarlar olacak mı?

Koray Yıldız: Almanya Münih’te yapılacak Intersolar’da olacağız. Türkiye organizasyonu olarak orada yerimizi alacağız, Türkiye’den katılımcı sayısı oldukça yüksek. Bizimle birlikte Almanya’daki organizasyonumuz da orada olacak. Yine tekrardan Solarex’in kendi bünyesinde olacağız. Türkiye’de güneş panelleriyle alakalı birkaç tane de etkinlik düzenlemeyi düşünüyoruz. Belki mevcut etkinliklere biz de katılabiliriz ya da kendimiz düzenleyebiliriz. Çünkü gerçekten sektörün bilinçlenmeye ihtiyacı var; çok fazla bilgi kirliliği var. Örneğin Solarex’te bir yatırımcı ya da projeci firmanın, kapıdan içeri girip bizim standımıza gelene kadar kafasında çok fazla değişim yaşadığına şahit olduk. Enteresan duyumlar da alabiliyoruz. Hâsılı, bir bilgi kirliliği söz konusu. Sektör, böyle bir anda fazla büyüdüğü için insanların iştahını kabartıyor ama bu durum insanlara farklı şeyler de yaptırabiliyor.
GENSED’in, GÜNDER’in ya da Solarbaba’nın yaptığı etkinlikler ortam olarak güzel oluyor. Fakat eğitim konusunda ben çok fazla bir şey gördüğümü söyleyemem. Onların bu konuda daha kapsamlı çalışmalar yapmaları sektör için daha iyi olacaktır. Çünkü etkinliklerde biz çok fazla reklam yapıldığını ya da firmaların sürekli olarak problemlerden bahsettiğini görebiliyoruz. Bence esas sorun şu: problemlerden bahsediyoruz ama problemleri çözmek için bir şey de yapmıyoruz. Potansiyel çok büyük, herkes iş yapabileceğini biliyor ama mevcut problemleri çözme konusunda elin taşın altına koyan firma sayısı çok az.

Yeni Enerji: Bu noktada devletin yapabileceği şeyler var mı?

Koray Yıldız: Devletin bazı durumlarda “yolu açan”, bazı durumlarda da “yolu tıkayan” olabiliyor. Örneğin, bundan önceki yönetmelik değişiklikleri birçok problemin doğmasına neden oldu. Lisanssız yatırımcılara lisanslılara göre çok büyük avantajlar sağlandı mesela. İstemeden de olsa böyle bir durum oluştu. Bir anda insanlar çağrı mektupları almaya başladılar ve ellerinde tuttular. Daha sonra baktılar ki bu iş böyle yürümüyor, kısa bir süre önce yönetmelik bir daha değişti. Yeni yönetmelikle beraber de “çantacılar” diye tabir edilen kesim bitecek gibi görünüyor. Şimdi yatırımcılar ya yatırım yapmak zorunda ya da yatırımı kaybetmek zorunda. Tabi biz Türk toplumu olarak her konuda çare bulabilen bir yapıdayız. Şimdi de firmalar bazı ön protokollerle bu çağrı mektuplarını satmaya çalışıyorlar. Yönetmelik güzel ama insanların da bu konuda biraz olsun duyarlı olması gerekiyor. Duyarlı bir şekilde yatırım yapmalılar. Sadece al-sat şeklinde bu işi karaborsaya dökmek hem güzel değil hem de sektörün önünü kapıyor. 2023 için bir hedeften bahsediliyor ama o hedefe ulaşmak için insanların yatırım yapabiliyor olması lazım. Bugün bir yatırımcının bir şeyler yapması ve yatırımının realize olması nereden baksanız minimum 6-8 ay sürüyor. Çantacılar bu işi 2 yıl kadar uzatıyorlar. Zaman geçiyor ve özellikle Türkiye’de zaman para demek. Çünkü biz dış girdilere muhtaç olarak yaşıyoruz. Hükümet tarafının pozitif uygulamalar getirdiğini söyleyebilirim. Ama insanlar realitede sürekli olarak kaçak bir yol bulmaya çalışıyorlar. Bu da sektörü baltalıyor.

Yeni Enerji: Fabrika ve sanayi bölgelerinin çatıları sizin hedeflediğiniz bir pazar mı?

Koray Yıldız: Panasonic, çatı sistemleri için en ideal ürün. Alanın kısıtlı olması, güneşe bakan kısmın limitli olması, çatının belirli bir ağırlığa kadar dayanabiliyor olması veya konstrüksiyonla beraber o çatının güçlendirmek zorunda olunması gibi durumlar Panasonic ürünlerini kullanmaya itiyor. Buralarda kullanıldığında kullanıcı tarafına çok büyük avantajlar sağlıyor. Çatı sistemlerinin önü açılıyor ve bu, bizim çok istediğimiz bir durum. Ama sektör halen daha yere montaj sistemlerle ilerliyor. İşimizin yaklaşık yüzde 80’lik kısmını yere montaj, yüzde 20’lik kısmını ise çatı projeleri kapsıyor. Çatı montajları hem daha kolay hem de daha çabuk ilerleyen işler. Aslında yatırımcının da hoşuna giden bir alan. Tabi onların öncesinde elektrik faturasını düşünen şirket sahipleri için cezbedici bir pazar. 
Biz pazarı üçe ayırdık: MW ve üzeri yere montaj işler, herhangi bir kapasitedeki çatı işleri ve müstakil evlerin çatı sistemleri. Şu an piramidin en geniş alanını yere montaj işler dolduruyor. Herhangi bir kapasitedeki çatı işleri ve müstakil evlerin çatı sistemlerine çok küçük bir alan kalıyor. Genel olarak bakıldığında da Türkiye’nin şu an daha çok yere montaj işlerle ilerlediğini görüyoruz. Ama yerle alakalı kısımlar bittikten sonra çatının da sırası gelmiş olacak. Pazar kendini evirip çatı kurulumlarına yönelecek, buradan da tekrar evrilip müstakil ev ve villa projlerine yönelecek.

Yeni Enerji: Fransa’da birkaç ay önce, yeni yapılan tüm evlerde çatının ya güneş enerjisi sisteminin kurulmasına uygun olarak ya da yeşil çatı konseptine uygun olarak yapılması şartı getirildi. Türkiye’de de kentsel dönüşüm her yerde. Alınacak bir karar neticesinde Türkiye’de de böyle bir uygulama olabilir mi?

Koray Yıldız: Türkiye’de de Binalarda Verimlilik Sertifikası diye bir uygulama söz konusu. Çamaşır veya bulaşık makinelerinde gördüğümüz A+, A++ gibi kavramlar artık binalar için de geçerli. Hakikaten güzel bir uygulama. Yalıtımı var mı, çatısı ne kadar yalıtılmış, içerideki kombinin özelliği, ısıtma-soğutma sisteminin işleyişi ve benzeri pek çok kriter üzerinden değerlendiriliyor. Fransa’da alınan kararın Türkiye’de de olması tabi ki bizim de temennimiz olur. Çünkü yurt dışında görünce insan özeniyor açıkçası.

Yeni Enerji: Pazar payınız nedir ve Panasonic’in 100 yaşında olacağı 2018 yılında solar alanında hedefleri nelerdir?

Koray Yıldız: Pazar payı için bir bilgi vermek çok güç. Çünkü pazar çok fazla dikine çıkan bir yapıda. 2015 sonunda bizim tedariğini yaptığımız toplam kurulu güç yaklaşık 7 MW oldu. Panasonic Eco Solutions bölümü iki ana ülke üzerinde odaklanma kararı aldı. Bunlardan bir tanesi Hindistan, diğeri ise Türkiye. Bununla alakalı açıklama 2016’nın başında yapıldı. Bu ülkelerle ilgili ciddi yatırımlar olacak; solarla alakalı departmanların kurulması, projelerle alakalı ciddi çalışmaların yapılması, pazarlama aktifliği sağlanması gibi. Şu an Türkiye, hedefine doğru gidiyor.  Pazarda iyi bir konumda olmak istiyoruz. Ama bir pazar payı telaffuz etmek şu an için çok zor. Çünkü J şeklinde giden bu pazarda “şu kadar pazar payı hedefliyoruz” demek doğru olmaz.