“GTC’yi bir teknoloji şirketi olarak güneş endüstrisi alanında konumlandırıyoruz”

18 Kasım 2020 Dergi:

GTC Güneş Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Besen 

Temelleri 2013 yılında atılan GTC, Adıyaman’daki fabrikasında güneş panelleri üretiyor. Niğde’de yatırımını yaptıkları hücre fabrikasının yakın zamanda faaliyetlerine başlayacağını söyleyen GTC Güneş Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Besen, tesisin yıllık üretim kapasitesinin 100 MW olacağını ve 95 kişiyi istihdam edeceklerini belirtiyor. “Niğde’de açacağımız güneş hücresi fabrikamızda üreteceğimiz hücrelerle güneş paneli yerlilik oranımızı yüzde 75’e çıkarabileceğiz” diyen Çiğdem Besen ile GTC’yi ve yatırımlarını konuştuk…

GTC’yi tanıyabilir miyiz? Firma ne zaman ve nerede kuruldu? Firma yapılanmanız hakkında bilgi verir misiniz?

GTC’nin temelleri 2013 yılında atıldı. Daha önce 1993 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yerleşik olan Kmart ve Walmart mağaza zincirlerine ihracat yapıyorduk. 2017 yılına kadar aralıksız olarak her yıl aynı malı aynı firmalara sattık. Türkiye’nin batısındaki fiyat artışları nedeniyle ihracatımızı 1997 yılından itibaren Adıyaman merkezli olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden yönetmeye başladık. 2013 yılında ise güneş panellerine yatırım yapma kararı aldık. Bu illerde yıllardır süren ticari faaliyetlerimizin karşılığı olarak fabrikamızı Adıyaman’da kurma kararı aldık.

Fabrikanız, Ar-Ge ve üretim faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

GTC’yi bir teknoloji şirketi olarak güneş endüstrisi alanında konumlandırıyoruz. Şu an toplam 96 kişiyi istihdam ediyoruz. Bunun 54’ünü Ar-Ge mühendislerimiz oluşturuyor. Niğde’de yatırımını yaptığımız hücre fabrikamız yakın zamanda faaliyetlerine başlayacak. Tesisin yıllık üretim kapasitesi 100 MW olacak ve 95 kişiyi istihdam edeceğiz. 30 kişi şu anki Ar-Ge ekibimizden katılacak ve 65 yeni mühendisi işe alacağız.

Güneş paneli endüstrisinde faaliyet göstermeye başladıktan sonraki ilk üç yıl, 2013-2016 yılları arasında, sadece Ar-Ge çalışmalarına odaklandık ve üreteceğimiz panelleri kendimiz tasarladık. Bu ürünlerin testlerini yaptırarak sertifikalandırdık. Şu an için yerlilik oranımız Türkiye’de üretilen yardımcı malzemelerle en fazla yüzde 25 olabiliyor. Ancak Niğde’de açacağımız güneş hücresi fabrikamızda üreteceğimiz hücrelerle güneş paneli yerlilik oranımızı yüzde 75’e çıkarabileceğiz. İnatla kendi tasarımımız olan ürünleri satmaya gayret ediyoruz. 2017 yılından beri panel satışı yapıyoruz ve yılda 135 MW üretim kapasitemiz var. Bütçemizin çok büyük bir kısmı Ar-Ge ve yeni teknoloji yatırımlarına gidiyor. Bizim gibi tasarım ve teknolojisi kendilerine ait olan ve Ar-Ge harcamaları yoğun olan yerli ve milli firmalara destek verilmeli. Maalesef bugüne kadar aldığımız destekler son derece sınırlı oldu. Şu ana kadar sadece Ar-Ge’ye 2.3 milyon dolarlık yatırım yaptık. Toplam güneşe yatırımımız 2016 öncesi 5 milyon USD 2016 sonrası 11 milyon USD.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz? Yeni ürün ve sistemleriniz olacak mı?

Yelkenliye-Gunes-Paneli-KurulumuTürkiye’de güneş enerjisi üzerine çalışan, araştırma yapan ve teknoloji üreten çok az sayıda yatırım bulunuyor. GTC olarak sürdürülebilirlik ve temiz enerji çalışmalarını merkeze alarak bu yönde ürünler geliştirmeye odaklandık. Küresel rekabette söz sahibi olabilmek için teknolojik olarak ileri düzeye ulaşmanız gerekiyor. Bu yönde ilerleyerek, bugün uluslararası emsallerimizden birçok alanda ileri noktaya geldik. Bu alanların başında dayanıklılık ve verimlilik unsurları geliyor.

Ürün gruplarımız cam çift yüzlü fotovoltaik güneş panelleri, cam binalara entegre fotovoltaik güneş panelleri, %85 üstü verimde termal – fotovoltaik hibrit paneller.

GTC güneş panellerinin farkları ve avantajları nelerdir?

Ar-Ge çalışmaları kapsamında ürettiğimiz çift taraflı cam güneş panelleri şirketimizin faydalı model altında kendi tasarladığı ve teknolojisinde uzman olduğu bir ürün gamı.

Standart çerçeveli modüllerle karşılaştırıldığında faydalı model olarak üretimini yaptığımız GG1H 400W PERC güneş paneli modülümüz şu özellikleriyle olumlu anlamda diğerlerinden ayrışıyor:

  • 6 kat daha ağır iklim testlerinden geçti
  • Yüzde 10 daha az alan kaplıyor
  • Yüzde 10 daha az mekanik altyapı gerektiriyor
  • Çift yüzlü oldukları için arkadan gelen düşük güneş ışığını da kullanıyor ve böylece emsallerine göre ilk kurulum yılında en az yüzde 6 daha fazla elektrik üretimi sağlıyor (En az 428W üretiyor)
  • Yaşlandırma test sonuç sertifikalarına göre, 30 yılda en fazla yüzde 16 güç azalımı ile çok verimli yaşama garantisine sahip.
  • AA yangın güvenliğine (A sınıfı tutuşmazlık ve A sınıfı yavaş yanma) sahip
  • Ağır iklim koşullarında son derece dayanıklı bir panel. Nem almaz, deniz suyuna karşı dayanıklı, tuz dayanım testini 6. dereceden geçti, PID oluşumu yok.
  • Saatte 135 km’lik rüzgar üstü mekanik dayanımlı
  • Hem çerçevesiz olması hem de camının anti reflektan olması nedeniyle kesinlikle ışığı yansıtmıyor ve yağmur suyuyla kendini temizliyor. Bakımı son derece kolay. Kirlenmesi çerçeveli panellere göre çok daha az.
  • Güçlü statiği olmayan çatılar için konstrüksiyonuyla birlikte maksimum 12.5 kg ile piyasanın en hafif paneli.
  • Yansıtıcı özelliği yok. Havaalanları için ideal.
  • M2 de piyasanın en yüksek elektrik üretimi.
  • Azot ve tuzlu su dayanımı yüksek

Yakın zamanda ürettiğiniz güneş panelleri ile yangın riskini en aza indirdiğinizi açıkladınız. Bu paneller hakkında bilgi verir misiniz?

Binalarında güneşten elde ettiği elektriği kullanmak isteyenler, sigorta şirketleriyle anlaşmazlık yaşayabiliyor. Pek çok sigorta şirketinin, panel kaynaklı yangınları kapsam dışı bırakması bu konuda tereddütler doğmasına sebep oluyor. GTC olarak ürettiğimiz paneller bu riski dünya standartlarının altına indiriyor.

Ürettiğimiz çift yüzlü çift camlı fotovoltaik hücreler AA sınıfı yangın güvenliğine sahip. AA sınıfı hem tutuşmazlık kriterlerini hem de yavaş yanma kriterlerini A seviyesinde karşıladığımız anlamına geliyor. Tesiste bir yangın dahi çıksa yayılmıyor çünkü panellerimiz çerçevesiz ve plastik arka tabaka kullanmıyoruz. Dünya çapında itibar gören test laboratuvarı UL’nin belirlediği UL 1703 standartlarına uygun şekilde üretiyoruz.

Referans projelerinizden bahseder misiniz? Özellikle yakın zamanda Fırat Entegre kurulumu ve Muğla Havalimanı otoparkı hakkında neler söylersiniz?

GES-Projesi-GTCGüneş panelleri denince akla sadece santral benzeri kurumlar gelse de firmalar planlamalarını otoparklar, çöp sahaları, tekneler, yaya yolları, geniş su alanları, yüksek bina cepheleri, seralar vb. çok çeşitli noktalar düşünerek gerçekleştiriyor.

Üretimini yaptığımız fotovoltaik modüller ile her türlü binayı bir güneş santraline dönüştürebilirsiniz. Ayrıca ikinci bir katman olarak estetik görünüm katabilir ve ses bariyerini güçlendirebilirsiniz. Bunun yanında elektrikli araçlar için kurulacak solar otoparklarda kullanılabilir. Göller, barajlar, sulama kanalları güneş modülleri ile kaplanarak hem buharlaşma önlenir hem de arsa kullanılmadan elektrik üretilir. Suda yaşayan canlıların ihtiyaç duyduğu ışığı geçiren modüller oldukları için doğal hayata herhangi bir olumsuz etkileri bulunmuyor. Temiz enerji olma özelliğini bu noktada da koruyor. Panellerimiz çerçeveli panellere göre PVC ve elektrik taşıma şeritleri hariç metal içermediklerinden yüzde yüz geri dönüşüm özelliğine sahip.

Tüm bu özellikleri sayesinde Türkiye’de birçok tesiste panellerimiz kullanıldı. Fırat Entegre’nin Malatya endüstriyel çatı uygulamasından İstinye Park İzmir Hyatt Otel bina cephesi uygulamasına, Muğla havaalanı otoparkına kadar geniş bir yelpazede kurulumlarımızı görmek mümkün.

Pazar payı/hedeflerinizden ve ihracat çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Güneş endüstrisi alanında güçlü bir teknoloji markası olmayı hedefliyoruz. Hem yerli, yani Türkiye’de üretilen hem de milli yani teknolojisi Türkiye’de geliştirilen bir üretim modelimiz var. 2023 yılından itibaren üretimimizin yüzde 40’ını ihraç etmeyi hedefliyoruz. İhracat pazarına ABD’den başlamayı planlıyoruz. 5 yıl sonra Türkiye, ABD ve Avrupa da bilinen saygıdeğer bir güneş markası olmak ve ciromuzu 60 milyon dolara çıkarma hedefindeyiz.

Pandemi döneminde çalışmalarınızda ne gibi değişiklikler oldu?

İlk andan itibaren koronavirüs salgınındaki gelişmeleri ulusal ve uluslararası ölçekte yakından takip ediyoruz. Toplum ve çalışan sağlığını en önemli önceliğimiz olarak görüyoruz. Tüm faaliyet alanlarımızda en üst düzeyde tedbir ve önlemleri hijyen ve sağlık emniyeti kurallarını pandemiden önce de uyguluyorduk, sağlık konusunda seminerler düzenliyorduk. O açıdan işleyişte ateş ölçümü ve daha az kişinin bir arada çalışması dışında yeni önlem gerekmedi. Tüm çalışma arkadaşlarımızın, paydaşlarımızın ve iş ortaklarımızın sağlığı konusunda üzerimize düşeni eksiksiz şekilde yerine getirerek hareket ediyoruz.

Pandemi sürecini de içine alan 2020’nin ilk yedi ayı; zorunlu iş tatilleri ve alıcıların projelerini ertelemeleri nedenleriyle zor bir dönem oldu. Buna rağmen çatı yönetmeliğinin ve santral izinlerinin etkilerini yoğun olarak görmeye başladık. Son 60 günde 3 yıldır almadığımız kadar teklif istemi aldık bu nedenle olumsuz yasal bir mevzuat değişikliği olmadığı takdirde geleceğin işimiz açısından hareketli olabileceğini söyleyebiliriz.

Solar sektöründe faaliyet gösteren bir firma olarak sektörün Türkiye’deki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin enerji kaynakları sınırlı. Yeni enerji kaynakları bulsak da bunları çıkarmak ve işlemek için büyük bir kaynak, maliyet gerekiyor. Fosil yakıtlar gerçekten havayı kirletiyor. Türkiye’nin güneş ve rüzgârdan başka şansı olduğunu düşünmüyorum ve güneşin Türkiye’de kalıcı bir endüstriye dönüşmesi için, yerli üretim ve ileri teknolojileri referans alan yerli yüksek teknoloji ürünlerinin kullanımını artırıcı ihaleler yapılmasının ve bu alanda orta ölçekli Ar-Ge odaklı üreticilerin sayılarını artırmaya yönelik adımların devam etmesi gerekiyor.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının başında gelen güneşte, ülkemizde ilk yatırımın gerçekleştiği 2013’ten beri önemli yol alındı. O kadar ki, Türkiye güneş santrallerinin ilk kurulduğu günden itibaren bu alanda en çok ilerleme kaydeden Avrupa’da 3’üncü, dünyada 9’uncu ülke konumunda. Resmi açıklamalara göre 2019’da güneşten elde edilen enerjiyle 4,1 milyon hanenin elektrik tüketimi karşılandı.