“Enerji güvenliği ve bağımsızlığı için yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelmeliyiz”

07 Nisan 2016 Dergi: Mart-Nisan 2016

Solarturk Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Özberk, Solarturk’un Türkiye güneş enerjisi pazarındaki konumundan firmanın kısa ve uzun vadedeki hedeflerine, Türkiye güneş enerjisi sektörünün mevcut durumundan dünya genelinde hatırı sayılır pazarlar seviyesine ulaşmak için neler yapılması gerektiğine kadar pek çok konuyu Yeni Enerji’ye anlattı.

“Teknolojik gelişmeleri takip ederek müşterilerimize en verimli panelleri sunmaya çalışıyoruz”

“SolarTurk olarak Avrupa standartlarında fotovoltaik panel üretimi yapıyor ve bununla birlikte anahtar teslim proje hizmetleri veriyoruz. Tarımsal sulamalarda ve kırsal bölgelerde sunduğumuz sistemlerle çiftçilerimizin sulamadaki enerji sorunlarına çözümler üretiyoruz. Uluslararası yardımlar çerçevesinde bu bölgedeki ülkelerin su ihtiyacı ve okullarının ve sağlık merkezlerinin enerji ihtiyaçları için komple PV sistemlerin ihracatını yapıyoruz. Almanya ve Amerika’ya ihracatımız oldu ve olmaya da devam ediyor. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ortadoğu ve Afrika ülkelerine ihracat yapma gururunu yaşayan ve kalitesini tescilleyen bir firmayız.

SolarTurk olarak teknolojik gelişmeleri takip ederek müşterilerimize en verimli panelleri sunmaya çalışıyoruz. Üretim hattımızda minimum 250 Wp gücünde panel üretimi gerçekleştiriyoruz.

Amacımız; ülkemizdeki yatırımcılar için kalitenin, satış sonrası hizmet ve kontrolün önemine dikkat çekerek gelecekte sorunsuz bir işletmeye sahip olmalarını sağlamak. Bu konuda bilgi ve tecrübemiz ile yatırımcıların yanındayız”.

“Önümüzdeki dönemlerde ülkemizin her noktasında olmayı hedefliyoruz”

“2015 yılının ilk aylarında 6 MW’lık ihracatımız oldu. Yurt içinde de, yıl genelinde yaptığımız anlaşmalarla 10 MW üstü kurulumun geçici kabulü yapıldı ve sisteme bağlandı. Satış anlaşmaların büyük kısmı 2016 yılında da devam ediyor.

2016 yılının başlarından itibaren her geçen gün ivmemizi artırdık ve şu an kapasitemizin büyük kısmının satışı gerçekleşmiş durumdayız. Bu yılın sonunda ülkemizde kurulu GES’lerin 50 MW üstündeki kısmı Solarturk panelleri ile yapılmış olacak. Gaziantep, Samsun, Ankara, Van, Siirt, Kahramanmaraş, İzmir, Tunceli, Elazığ, Edirne, Kayseri, Adıyaman, Çanakkale, Kilis, Afyon ve diğer ilerimizde Solarturk güneş panelleri ile kurulan GES mevcut. Önümüzdeki dönemlerde ülkemizin her noktasında olmayı hedefliyoruz”

“Önümüzdeki yıllarda artarak devam edeceğini öngördüğümüz güneş enerjisi yatırımları sayesinde bu sektörün uzun bir süre Türkiye ekonomisine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle sektörde kalıcı ve güçlü olmak hedeflerimizin başında geliyor. Uzun yıllardır bulunduğumuz bu sektörde kaliteden ve dürüstlükten vazgeçmeyerek yatırımcılarımızın yanında olmayı hedefliyoruz. Güneş enerjisi sanayisinin oluşmasını, teknolojik yatırımların gelişmesini, sektörün ülke ekonomisine katkı sağlamasını ve sektörde istihdamın oluşmasını hedefliyoruz. Bu sektörde kamu tarafından yapılan düzenlemelerden dolayı ihtisas bölgelerinde yerli ürün kullanımı düşünülüyor. Bu nedenle ülkemizde ‘Hücre tesisi’ kurma düşüncesi olan firmalar ile ikili görüşmelerimiz devam ediyor.  2016 sonuna kadar nihai bir karar vermiş olacağız. Bu yatırım ile birlikte panel üretim kapasitesinde artış sağlayacağız”.

“Ülkemizde kısa bir zaman için hücre üretimi yapılacağına inanıyorum”

“Ülkemizde solar enerji sektörüne yön veren kamu kurumları, bazı Avrupa ülkelerinin yaptığı hataları yapmayarak, sektörün 2030 yılına kadar dengeli bir şekilde büyümesini sağlayacak düzenlemeler getirdiler. Bu düzenlemeler sektör oyuncuları tarafından önceleri olumsuz görülmüş olsa dahi, bugün itibarıyla Avrupa’da yaşanan ‘yüksek alım garantisi nedeniyle kendi ülke ekonomisine ciddi zarar verme’ olayı ülkemizde vuku bulmadı. 

Diğer önemli bir konu ise, bilindiği gibi Almanya hariç ülkelerde (İtalya, İspanya, Yunanistan... ) solar sektör çok hızlı büyüdü. Fakat bu ülkelerde yapılan GES’lerde kullanılan ürünlerin büyük kısmı ithal edilerek kullanıldı. Bu sebeple ne istihdamlarına katkı sağlayabildiler ne de ülkelerinde katma değer yarattılar.

Bizim ilk kurulduğumuz dönem “solar panelde tüm hammaddelerin ithal olduğu” günlere denk gelir. Ama şu an Türkiye’de üretilen panellerde hücre hariç tüm hammaddeler yerli. Kısa zamanda kamunun desteği ve yeni düzenlemelerle birlikte hücre üretimi olacağına da inanıyorum. Ülkemizde yeni gelişen solar sektöründe kullanılan hammaddelerin ve yan sanayinin gelişimine yardımcı olmak ve bilgimizi tüm yatırımcılarımızla paylaşarak ülkemiz ekonomisine katkıda bulunmak bizi fazlasıyla mutlu ediyor.

Solar sektörü ülkemizde gelişirken ve yatırımlar yapılırken bir yanda kalifiyeli eleman yetişmesi de çok önemli. Bu düşünce doğrultusunda, Solarturk olarak, güneş enerjisini tanıtma ve bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz. Bunun yanında üniversitelerle yapmış olduğumuz protokoller neticesinde senede 15-20 stajyer öğrenciyi bu sektöre kalifiyeli eleman olarak yetiştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Amacımız, kalifiyeli elemanlar yetiştirerek sektörün doğru ve düzgün ilerlemesine ön ayak olmak ve en önemlisi istihdama ciddi bir katkı sağlamaktır.

Son yıllarda panel fiyatlarında önemli düşüşler ve verimlilikte önemli artışlar gerçekleştirildi. Bu da yapılan yatırımın geri dönüş süresini kısalttı. 2010 yılında bir yatırımın geri dönüş süresi 10-12 yıl iken bugün 6-7 yılda kendini amorti ediyor. Kurulacak sistemdeki panellerin yaklaşık verimli ömürlerinin 25-30 yıl olduğunu düşündüğümüzde bu sistemlere olan ilginin neden bu kadar arttığını anlayabiliriz”. 

“2023 yılında kurulu gücümüz 15-20 GW seviyelerine ulaşacak”

“Geçen yıl bugünlerde konuştuğumuz kurulum rakamları 40-50 MW idi. Bugünlerde ise kabulü yapılan 400 MW; inşa hâlinde ise yaklaşık 150 MW civarında bir proje söz konusu. Yılsonu itibarıyla 1 GW rakamını telaffuz edebiliriz. Ülkemizde EDAŞ’lara yapılan başvuru 7 GW civarında; TEDAŞ proje başvurusu 4 GW, onaylan proje ise 3 GW civarında. Bu bize, önümüzdeki 3-4 yıl içinde Lisansız yatırımlarda 3-4 GW kurulum hedefi olduğunu gösteriyor. 2017 yılında ise ilk Lisanslı fasıl olan 600 MW’lık yatırımların başladığına şahit olabiliriz. 

Güneş enerjisine son yıllardaki gösterilen ilginin artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Güneş, ülkemiz enerji politikasında vazgeçilmez enerji kaynağı olduğunu gösterdi. Kurulu üretim kapasiteleri ve enerjide risk teşkil eden dışa bağımlılık göz önünde bulundurulursa ülke olarak 2023 yılında ise kurulu gücümüz 15-20 GW seviyelerine ulaşacak.  Şu önemli: ‘Enerji tüketimimizin %5’inin karşılanması milli bir hedef olmalıdır’.

Ülkemizde solar enerjinin geleceğine yön verecek en önemli dönüm noktası ise Güneş Enerji İhtisas Bölgeleri (Konya-Nevşehir-Niğde) olacak. Altyapı çalışmalarında sona gelinen bu yatırımlarda kamu, ülke ekonomisi ve sanayi gelişimini düşünerek bu bölgelerde yatırım şartı olarak ‘yerli ürün’ maddesini getirdi. Böylelikle ülkemizde teknolojik yatırımların yapılması ve gelişmesi sağlandı.

Ülkemiz sanayisinin gelişmesi ve yerli yatırımcının korunmasının anahtarı yerli üretimdir. Kaliteden ve sorumlu sanayicilik anlayışından vazgeçmemek şartıyla, ülke kaynaklarının boşa gitmemesi ve sağlanan katma değerin ülkemizde kalması elbette önemlidir. Uluslararası standartlarda üretim yapan ve bunu geçerli kalite belgeleri ile ispat edebilen bir sanayi hepimizin gurur kaynağıdır.

Sonuç olarak solar sanayinin gelişimi ile ülkemiz, solar sektöründe ‘bölgesel güç’ olacaktır.  EPDK’nın, 11.03.2016 tarihli Lisanssız Üretim Yönetmeliği’nde (LÜY), YEKDEM kapsamındaki ‘ilk 5 yıl yerli ürün destek mekanizması’ cetvelinin iptali ile ilgili yönetmenlik taslağı yayınlandı. Bunun anlamı, Lisanssız yatırımlarda yerli ürün kullanımındaki desteğin biteceğidir. Bugünlerde, Enerji Bakanlığı, EPDK ve YEGM’de yenilenebilir enerji destekleme mekanizmasında ciddi çalışmalar olduğunu ve taslak görüşe çıkıldığını biliyoruz. Burada LÜY’de maalesef yerli ürün desteğinin kalkması gündemde. Bu konuda yerli üreticiler olarak girişimlerimiz olacak.

Dünyada teknolojik olarak geri kaldığımız solar enerji yatırımlarında ilk başta yerli sanayi olarak bir ivme kazanmamız gerekiyor. Ölçek ekonomisi yönünden geçici bir süre, kaliteden ödün vermemek şartıyla, yerli sanayinin, sanayicinin ve yatırımcının korunması ve güvence altına alınması gerekmektedir”.

“Kamu ile birlikte öz tüketim için çalışmalar yapmaktayız”

Solar sektörü olarak, ülkemizde ağırlıklı kamu ile birlikte öz tüketim için çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmaların yakın bir gelecekte önemli mesafeler alacağı inancındayım. Hangi alanlarda ne tür çalışmalar yapılması gerektiğini şöyle sıralayabilirim:

Tarım ve Sulama

Tarımsal sulama ve işletmelerde en büyük sorun enerjidir. Sulama kooperatifleri desteklenerek bu alanda kurulacak GES’ler, tarım sektörüne ve ülkemiz çiftçisine ciddi katkılar verecektir.

Bireysel çiftçilerin sulama pompalarındaki enerji maliyeti fazla olması nedeniyle tarım çiftçisi dar boğazdadır. Bu konuda verilecek destek ülke ekonomisine zincirleme katkı verecektir.

Kayıtlı sulama amaçlı pompaların % 10’dan fazlası ile kurulacak hibeli GES sistemlerinin yılda bir sefer mahsuplaşması ve kamunun fazla enerjiye ödeme yapmaması şeklindeki uygulamalardan ülkemizdeki çiftçilerin faydalanması sağlanmalıdır.

Çatılardaki Uygulamalar

TEDAŞ'ın çıkardığı 50 kW altı yönetmelik olumlu yenilikler getirse de uygulanabilir değildir. 10 kW’a kadarki bağlanmaların elektrik mühendisi onayı ile gerçekleşmesi ve TEDAŞ tarafından kabulü, bireysel çatılarda öz tüketim kullanımının önünü açacaktır.

KOBİ İşletme Çatıları

50-100 kW’a kadar küçük işletmelerde, petrol istasyonlarında, yazlık ve diğer sitelerde, toplu konutlarda ve sosyal amaçlı binalarda solar enerjinin kullanımının artması sektöre ciddi bir ivme sağlayacaktır. Bu alanlardaki TİP proje onayında EMO, İMO ve TEDAŞ ile koordineli bir yol haritası olabilir.

Büyük ve Organize Çatılar

Organize sanayi bölgesi dışındaki sanayi ve çiftlik çatılarında çok rahatlıkla öz tüketime uygun GES kurulumlarında ciddi artışlar sağlanabilir. Organize sanayi bölgelerinde kullanılan mevcut fiyat avantajı nedeniyle bu alanlara ayrı bir alım fiyatı verilmesi ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. Arazi geliştirme uygulamasının olmaması, enerji nakil hattı olmaması ve güvenlik ve bakım kolaylığı nedenleriyle bu alanlardaki kurulumlar daha avantajlıdır.

Kamu Yatırımları

Belediyeler başta olmak üzere üniversiteler, hastaneler ve diğer kamu binalarının solar enerji yatırımlarında öncelik göstermeleri bu sektörün gelişimi ve ülke ekonomisine katkısı açısından önemlidir.

“Ortak akıl çerçevesinde birleşmeliyiz”

“Dünyada ve Avrupa’da bu sektör nasıl gelişmiş ise, hangi yollar izlenilmiş ise incelenmesi gerekir. Toplum olarak güneş enerji sektörünü ‘öncelikli ve stratejik alan’ olarak kabul etmeliyiz. Ülkemizin her bireyi, kurumu, sivil toplum örgütü ve yönetici kesimi enerji bağımsızlığına ve özgürlüğüne kavuşmamız için güneş ve diğer yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması için ortak akıl çerçevesinde birleşmelidir.

Eğer bir ülke, enerji bağımsızlığını elde edememişse ve o ülkenin sürdürebilir enerji politikası yoksa ciddi sorunlar içinde demektir. Cari açığımızın en önemli nedeni olan enerji kaynaklı ithalatımızın bir an önce azaltılması gerekiyor. Bu anlamda ülkemizin enerji güvenliği ve bağımsızlığı için her türlü yerli ve yenilenebilir kaynağın kullanılması çok önemlidir. Yatırım olarak geri kaldığımız güneş, rüzgâr, jeotermal ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak ve işletmeye almak ülke ekonomisine ciddi kaynak yaratacaktır.

Ülkelerin gelecekte sürdürülebilir ve güvenli enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır. Fosil kaynaklar bakımından zengin ülkeler dahi, önümüzdeki dönem dünyamızın geleceği ve çevremizin korunması bakımından yenilenebilir çevre dostu enerji kaynaklarının kullanılması yönünde kararlar almaktadırlar. Gelecek nesillerimizin temiz bir dünyada yaşayabilmesi için dünya ülkelerinin temiz ve yeşil enerjiye yönelmesi gerekmektedir.

Bir Türk sanayicisi ve solar sektörüne gönül vermiş biri olarak, ‘ülkemizin tüm yerli enerji kaynaklarının kullanılması demek enerji bağımsızlığımızı elde etmiş olmamız demektir’ inancındayım”.