Egeres Enerji Danışmanlık Genel Müdür Yardımcısı ve Projeler Koordinatörü S.Semih Gül; “Türkiye’nin en güçlü rüzgar ölçümü servis sağlayıcısıyız”

06 Ağustos 2012 Dergi: Temmuz-Ağustos 2012

Türkiye’de 5 yıldır pek çok rüzgâr enerjisi projesine danışmanlık hizmetleri veriyoruz

Bildiğiniz gibi, yaklaşık 5 yıldır, DEWI ile işbirliği içerisinde, Türkiye’nin farklı yerlerindeki pek çok rüzgâr enerjisi projesine danışmanlık hizmetleri veriyoruz.

Kendi üretim tesisimizde 115 metre yüksekliğe kadar kafes tipi rüzgâr ölçüm direklerinin imalatı ile birlikte, Türkiye’deki en güçlü Rüzgar Ölçümü servis sağlayıcısıyız.

Türkiye’de 100’e yakın istasyon kurduk. Yurtdışında da Norveç’ten Güney Kore’ye kadar farklı kıtalarda müşteri portföyümüz var ve ihracatımızı geliştirme hedefimiz var. Bunun dışında, son 2 yıldır da rüzgar enerji santrali projelerinin ticari işletmeye alınmasına kadar olan tüm süreçte (EPC-M) Engineering Procurement Construction-Management  “Mühendislik Satınalma İnşaat Yönetimi” danışmanlık hizmeti veriyoruz. Tecrübeli mühendis kadromuzla, rüzgar santrallerinin geliştirilmesinde, “yatırımcının mühendisi” olarak çalışıyoruz. Projelerin her aşamasında destek sağlıyor, yatırımcılarımız için en uygun çözümü buluyoruz. Özet olarak, bir RES projesinin ilk ölçüm faaliyetlerinden bitişine kadar ihtiyaç duyulan tüm hizmetleri sağlayabiliyoruz. Örneğin, bugün Türkiye’de çok önemli bir proje; Aliağa’da kurulacak 25 MW’lık Petkim RES projesinde yaklaşık 1,5 yıldır, Petkim için hizmet veriyoruz. Bunun yanı sıra Pitane RES projesinin de tüm proje yönetimini yapıyoruz. Yetişmiş tecrübeli kadromuz, Dewi’nin desteğiyle, çalışmalarında projelere önemli katkılar sağlıyor. 2011 içerisinde ISO9001, ISO14001 ve OHSAS18001 sertifikalarını da Egeres’e kazandırarak yüksek hizmet kalitemizi tescil ettirmiş olduğumuzu ve kurumsal yapımızın sürekli iyileştirilmesi ile sürdürülebilirliği de garanti altına almış olduğumuzu da vurgulamak istiyorum.

Danışmanlık paralarının ülkemizde kalmasını sağlamak amacıyla bu yola çıktık

Bildiğiniz gibi Türkiye, kendisine rüzgar enerjisi ile ilgili ciddi hedefler koymuş durumda ve RES’te 2023 yılı hedefi 20.000 MW kurulu güce ulaşmak. Kanun yapıcılar ve sektör kararlılığını sürdürürse, 12 yıl sonrasına oturtulmuş bu rakamın gerçekleştirilebileceğine inanıyoruz. Biz, ülkemizde bilgi birikimi oluşturmak, yetişmiş uzmanlara sahibi olmak ve güncel bilgi için sürekli yurtdışına ödenen danışmanlık paralarının ülkemizde kalmasını sağlamak amacıyla bu yola çıktık. Teknik kadromuz giderek büyüyor. Bu arkadaşlarımız hem temel eğitim alıyor, hem de fiili çalışma sırasında işbaşı eğitimini sürdürüyor. Görevlerini yerine getirirken de tecrübeleri artıyor. İnsan kaynağının öneminin herkes farkında ancak kalifiye teknik kadro kurmak hakikaten çok zor. Zaman, emek ve yatırım gerekiyor. Biz bunu başardığımıza inanıyoruz.

Rüzgar ölçüm hizmetlerimize ek yeni hizmetler de sunmaya da başladık

Egeres olarak yıllardır sürdürdüğümüz rüzgar ölçüm hizmetlerimize ilave yeni hizmetler sunmaya da başladık. Ölçümleri tamamlanan pek çok proje hayata geçme aşamasında, Mühendislik-Satınalma-İnşaat Yönetimi (EPC-M) hizmetlerine de ihtiyaç duyduğu için tecrübeli kadromuzu yeni mühendsilerimizin de katılımı ile güçlendirerek 2011 yılı başından beri bu konuda yatırımcılarımıza hizmet vermeye başladık.

Rüzgar enerjisi yatırımcılarımızın pek çoğunun bu sektörde ilk defa proje gerçekleştiriyor olmaları sebebi ile, Türkiye’de enerji mevzuatına hakim ve uluslararası tecrübeye sahip bir ekip tarafından teknik olarak desteklenmeleri ve yönlendirilmeleri, bu süreçleri daha kısa sürede, daha az maliyetlerle geçirmelerini sağlıyor. Sunduğumuz teknik fizibilitelere ek olarak projelerin ekonomik analiz ve ticari fizibilitelerini yapma imkan ve kabiliyetine sahip olduğumuzu burada tekrar vurgulamak istiyorum. Projelerin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi için sunduğumuz tüm hizmetler bir bulmacanın parçalarını tamamlar nitelikte. Ben proje geliştirmek istiyorum demekle olmuyor. Bunu gerçekleştirebilmek için bizim gibi profesyonel çalışma anlayışına sahip tecrübeli kadrolarla çalışılması gerektiğine inanıyoruz. Uzman kadromuz her anlamda, lisans öncesi dönemde olduğu gibi lisans alındıktan sonraki dönemde de, RES projesi işletmeye alınana kadar yatırımcılarımızın yanında olmaya devam ediyor ve edecek.

RES projelerinde, proje fizibilitesinin doğru yapılması en önemli konudur

Her proje ve yatırımda olduğu gibi RES projelerinde de sağlıklı öngörülerde bulunulması ve proje fizibilitesinin doğru yapılması en önemli konudur. Ekonomik fizibilite çalışmasına temel teşkil eden yıllık üretim değerlerinin doğru bir şekilde hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda en az bir yıl süre ile sahadan toplanan verilerin güvenilir olması ilk şarttır. İşte bu noktada kastettiğimiz, sahaya uygun rüzgar ölçüm direğinin seçimi, proje sahasını temsil edecek şekilde doğru bir lokasyona konuşlandırılması, kalibrasyonu akreditasyon sahibi kurumlar tarafından yapılmış cihazların kullanımı, ölçüm esnasında kullanılan elektronik ekipmanın hatasız kurulumu ve ilgili kurulum raporunun hazırlanması ve en az bir yıl süre ile düzenli bakım, kontrol ve izleme hizmetlerinin müşteriye sunuluyor olmasıdır. Bu sayede yatırımcılarımız, belirsizlik oranı minimum düzeye indirgenmiş bir teknik fizibilite çalışmasına sahip olurlar ve yatırımın ticari değeri ile ilgili yapılacak ekonomik fizibilite ayakları yere basan bir çalışma olur. Halihazırda, yatırımcılarımıza bu konularda uluslararası standartlarda ve yüksek kalitede hizmet sunmaktayız.

Bu çalışmalara paralel olarak saha sınıflandırmasına uygun ve verimliliği yüksek türbin seçimi de hassas bir diğer konudur. Akıllı bir seçim, tüm türbin tedarikçilerinin ürünleri ile ilgili bilgi birikimine sahip olmak, gelişmeleri yakından takip etmek ve tecrübe ile mümkün olmaktadır.

Biz bu konuda da alternatif senaryoların detaylı bir şekilde değerlendirilmesini sağlayarak, yatırımcılarımıza tarafsız fizibilite raporları sunma kabiliyetine sahibiz.

İhale süreci dahil projeye ilişkin inşaat öncesi ve inşa dönemi tüm sürecin yönetimi, raporlama ve koordinasyonun en üst düzeyde sağlanması da en kısa sürede gerçekleştirilmesi ve projenin karlılığının maksimize edilmesi açısından önem arz etmektedir. Egeres profesyonel çalışma disiplini ile yatırımcılarımızın RES proje geliştirirken ve hayata geçirirken bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yanında yer almaya hazırdır.

Ölçüm direklerinin uygun pozisyon, yükseklik ve kalitede olması gerekir

Rüzgar santralinin kurulacağı enerji yatırım sahasının sınırları ve sahanın topografyası dikkate alınarak, sahanın rüzgar potansiyelinin ortaya konulması amacıyla ölçüm direkleri yerleştirilir. Bunların uygun pozisyon, yükseklik ve kalitede olması gerekir. En az 1 yıl boyunca mümkün olduğu kadar kesintisiz ölçüm alınmasına dikkat edilmeli, verilerin doğruluğu ile ilgili herhangi bir şüphe olmamalıdır. Veri kayıpları oluşmaması için kurulan ölçüm sistemlerinin uzaktan sürekli takip edilmesi esastır. Arızaların uzmanlar tarafından hızla belirlenmesi ve deneyimli bir bakım ekibinin de bu arızaları gidermesi, son derece önemlidir. Daha önce de belirttiğim gibi, ölçüm cihazlarının kalibrasyonu ve uyulması gereken standartlar ihmal edilmemelidir.

Rüzgar ölçüm kampanyası adını verdiğimiz bu 1 yıllık ölçüm süreci tamamlandıktan sonra, yakın bölgedeki ölçüm istasyonlarından alınan uzun dönem verileri, sahadaki ölçüm verileri ile en az 10 yıllık korelasyona tabi tutularak uzun dönem ölçüm tahminleri yapılır. Ölçüm direğinden toplanan veriler, sahanın temsili için kullanılır ve farklı türbin tipleri için sahada türbin yerleşimleri, yıllık enerji verimlilik değerlendirmeleri, türbin alternatiflerinin değerlendirildiği, proje finansmanına yönelik enerji hesap raporunu ortaya çıkarır. Rüzgar rejimine göre saha sınıflandırması ve sahanın türbülans karakteri de bu çalışmalar sırasında yatırımcılarımıza sunulan diğer önemli bilgilerdir.

Rüzgar ölçümlerinde hata oluşumu nasıl engellenir?

Hataların temel sebeplerinden birisi olarak, ölçüm istasyonunun ehliyetli ve yetkin bir ekip tarafından kurulmamış olmasını söyleyebilirim. Saha koşullarına uygun olmayan ölçüm direği seçimi, istasyonunun doğru pozisyona yerleştirilmemesi, kalibrasyonsuz cihazlar kullanılması, 1.sınıf elektronik sistemlerin kullanılmaması, ölçüm alınan yüksekliğin 60 m’den az olması, yankol açılarının yanlış konumlandırılması, hakim rüzgar yönüne aykırı konfigürasyon ve yerleşim yapılması, istasyon kurulduktan sonra takip edilmemesi, arıza tespitlerinin kontrol ve giderilmesine önem verilmemesi, mekanik ve elektronik bakımların aksatılması gibi nedenler hatalı ölçümlere yol açıyor ve ciddi sorunlara neden oluyor.  

Öncelikle ölçüm direği IEC 61400-12-1 normlarına uygun olmalıdır. Rüzgar ve/veya buz yükleri her sahada değişken olduğu için, ölçüm istasyonu yapısı ve mukavemeti ihtiyaca cevap verecek şekilde dizayn edilmiş olmalıdır. Ölçüm sisteminin ürünü verilerdir dolayısıyla veri kaybını minimize etmek gerekir. Veriler uzaktan takip edilmeli, arıza tespitleri anında yapılmalı ve uzman bir bakım ekibi tarafından süratle giderilmelidir. Ölçüm cihazları 1.sınıf olmalı, anemometreleri kalibre edilmiş ve kalibrasyon süreleri geçerli olmalıdır. Akredite kurumlarla çalışılmasının belirsizlikleri minimize edeceği unutulmamalıdır. Kurulumun yetkin ve ehliyetli kişiler tarafından yapılması gerekir. Ölçüm istasyonu yüksekliği de dikey ekstrapolasyondaki belirsizliğin azaltılması açısından önemlidir. Yeni türbinlerin kanat çapları daha büyüktür ve 90-100 m hub yüksekliklerine sahiptirler. Bu sebeple ölçüm direk yüksekliğinin hub yüksekliğinde veya mümkün olduğu kadar yakın olmasını tavsiye ediyoruz. Her bir istasyon kabaca 2 km yarıçaplı alanı temsil edebilmektedir. Bu kriter ve sahanın topoğrafik yapısı göz önünde bulundurularak ölçüm direk sayısı belirlenmelidir. Ölçümün en az 1 yıl süreyle yapılması şarttır. Ölçüm tebliği ile birlikte bu kritere uyulması ve lisans başvurularında sunulması zorunlu hale getirilmiştir.

DEWI ile yaklaşık 3,5 yıldır verimli bir işbirliği yürütüyoruz

Egeres, DEWI ile birlikte yaklaşık 3,5 yıldır verimli bir işbirliği yürütmekte.  Bunun sonucunda, IEC 61400-12-1 standartlarını esas alarak DEWI ile birlikte geliştirdiği ve İzmir’de 2.000m2’lik kapalı özel tesisinde ürettiği, farklı saha koşullarına uygun ve 115 m yüksekliğe kadar olan ölçüm direklerini Türkiye’nin bir çok bölgesinde kurmuş ve kurmaktadır. Bugüne kadar Egeres’in montajını tamamladığı ölçüm istasyonu sayısı 100’e yaklaşmıştır.

Buna ek olarak, Egeres ve DEWI ortak yatırım kararı almış ve DEWI Türkiye ofisi Haziran 2010’dan itibaren kendi kadrosunu oluşturarak mühendislik hizmetleri vermeye başlamış ve devam ettirmektedir. DEWI Türkiye bu kapsamda, DEWI-Almanya ile birlikte Egeres’in kurduğu rüzgar ölçüm istasyonlarının sistem kurulumları, veri takipleri, data toplama, raporlama, Micrositing, Due Dilligence, kısaca tüm teknik danışmanlık hizmetlerini verme potansiyeline erişmiştir.

Yatırımcı bizden bir hizmet paketi satın alırken, her iki firmamızın ürünlerini aynı anda alma imkanına sahiptir. Bunun en önemli getirisi, kaliteli servisi her aşamada kesintisiz, uyum içinde ve ilave koordinasyona ihtiyaç duymadan temin ediyor olması. Hangi aşamada ne yapılması gerektiğini çok iyi bilen uzmanlarımız, yatırımları doğru şekilde yönlendiriyor ve karar destek için hayati önemde raporlar hazırlıyorlar.

Danışmanlık hizmetleri verdiğimiz pek çok proje EPDK tarafından lisanslandırma sürecinde ve hayata geçirilme aşamalarında başarıyla yürüyor.

Türkiye’de gelişmekte olan güneş enerjisi pazarında da faaliyet gösteriyoruz

Egeres, nitelikli insan gücüne yatırım yaparak, entellektüel birikimini ve tecrübesini arttırarak çalışmalarına devam etmekte, dolayısıyla yenilenebilir enerji sektöründe gelişmekte olan Türkiye güneş enerjisi pazarında da faaliyet göstermekte. Güneş enerjisi projelerinde de, yatırımcılarımıza proje geliştirme ve mühendislik hizmetleri konularında danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. 

Egeres, güneş enerjisi ile ilgili mevzuat ve ne yapılacağı henüz belli değil iken, bu konuda da emek harcamaya başlamış ve güneş enerjisi danışmanlığı konusunda uluslararası akreditasyona ve güçlü bir teknik altyapıya sahip olan Fraunhofer ISE ile 2009 yılı Nisan ayında bir ortaklık anlaşması imzalamıştır.

Bu işbirliğimiz kapsamında yatırımcılara sunduğumuz hizmetler arasında; güneş çiftliği kurulmasına uygun özellik taşıyan arazilerin taranması ve ortaya çıkarılması. Bunun için, arazinin yapısı, alanının fiziki uygunluğu, mülkiyet durumu, yakın trafo merkezine mesafesi ve kapasite önemli kriterler olarak karşımıza çıkmaktadır.

RES projelerinde olduğu gibi, EPDK’ya sunulacak bilgi ve belgelerin hazırlanarak rapor halinde yatırımcıya teslim edilmesi, başvuru dosyasının eksiksiz olarak hazırlanması konusunda yatırımcıya gerekli tüm teknik bilgilerin sağlanması da sunduğumuz hizmetler arasında yer almaktadır.

Egeres olarak bir dünya markası olmayı hedefliyoruz

Önem verdiğimiz konu ekibimizi daha da güçlendirerek, başarımızın sürdürülebilir olmasını sağlamak ve yetiştirdiğimiz, yeni yetişmekte olan personelimiz ile yeni projelerin hayata geçirilmesine katkıda bulunarak başarı öykümüzü devam ettirmek. Önemli çalışmalar gerçekleştiren Egeres ailesinin her ferdinin daha büyük başarılara imza atacağına güvenimiz tam. Esas hedef ve inançlarımızın başında da Türkiye’deki RES projelerinin hayata geçirilmesine yönelik sunduğumuz tüm bu hizmetlerin Egeres tarafından yurtdışına verilmesini sağlamak ve bir dünya markası olmak geliyor. RES’te daha erken evrelerinde olan komşularımızın da bir süre sonra bizim tecrübemize ihtiyaç duyacaklarına eminiz.


Etiketler


Slider Altına