Borusan Makina ve Güç Sistemleri Direktörü Tolga Akar; '2008 yılından itibaren atıktan enerji üretimi için anahtar teslimi çözümler sunmaya başladık'

03 Şubat 2011 Dergi: Ocak-Şubat 2011

"Bir sektör oluşurken o sektörün kötü adamları da beraberinde gelir" diyen Akar, "yatırımcıya en büyük önerimiz, çözüm sunan şirketlerin, tecrübeli olmasına, verecekleri çözümün arkasında durabilecek olmalarına dikkat etmeleridir" diyor.

Akar; Türkiye'de 2008 yılından beri biyogaz ve atıktan enerji üretim santralleri kurmaya başladıklarını ancak Caterpillar marka ünitelerin temsilcisi olan Borusan Makina ve Güç Sistemleri'nin Türkiye'de 12 yıldır anahtar teslimi kojenerasyon, trijenerasyon tesisleri kurduğunu söylüyor.

Atıktan enerji üretimi için atığın doğru depolanması gerektiğine dikkat çeken Tolga Akar; "Biz, müşteriye öncelikle bu önemli ve gerekli danışmanlık hizmetini veriyoruz ondan sonra, tesisi kurmak ve sürekliliğini sağlamak istiyoruz" diyor.

 

Yeni Enerji: Borusan Güç Sistemleri, Borusan Enerji'den ayrı bir şirket değil mi?

 

Tolga Akar: Evet. "Borusan Güç Sistemleri" ve "Borusan Enerji", Borusan Holding'in enerji sektöründe hizmet veren iki ayrı firmasıdır. Borusan Güç Sistemleri, Türkiye'de Caterpillar ve Caterpillar'ın ticari markası olan Olympian marka ünitelerin projelendirme, satış ve satış sonrası faaliyetlerini 1997 yılından bu yana sürdürmektedir. Bu kapsamda da dizel ve gaz motorlu kojenerasyon, mekanik güç uygulamaları, acil durum jeneratörleri, biyogaz ve çöp gazı anahtar teslimi enerji santralleri, deniz sevk ve yardımcı (jeneratör) dizel motorlar, ikinci el ünite ve kiralama hizmetleri sunmaktadır.Borusan Enerji ise Borusan Holding'in enerji ayağı olarak 2007 yılı sonunda faaliyetlerine başlamıştır ve yenilenebilir enerjiler alanında jeotermal ve güneş hariç hizmet vermektedir. Biz Borusan Güç Sistemleri olarak zaten 12 yıldır anahtar teslimi kojenerasyon, trijenerasyon tesisleri yapıyorduk ancak 2008 yılından itibaren de atıktan enerji üretimi için anahtar teslimi çözümler sunmaya başladık. Bizim en büyük avantajımız, Borusan Enerji'nin de yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteriyor olması ve bizim de aynı zamanda onların çözüm ortağı olmamızdır.

 

Yeni Enerji: Borusan Güç Sistemleri, atıktan enerji üretimi konusunda neler yapıyor?

 

Tolga Akar: Bizim Borusan Güç Sistemleri olarak başta da dediğim gibi ana işimiz Caterpillar marka ünitelerin projelendirme ve anahtar teslimi işlerini devreye almak. Bu alanda Cat kojenerasyonun Türkiye'de an az 15 yıllık bir geçmişi var. Fakat biyogaz ve atıktan enerji üretim santrallerinin anahtar teslimi yapımına 2008 yılında başladık. Zaten sektör de nispeten daha yeni ve en fazla 5 yıllık bir geçmişi var. Atıktan enerji tesisleri önceleri çok ufak ölçeklerde yapılmış. Mesela Bursa'da 500 kW'lık bir tesis yapılmış. Örneğin bizim Türkiye'de Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) için yaptığımız 1 MW değerinde bir biyogaz tesisi var, o da ilk tesislerden biri. Bu projede ürettiğimiz gazla, çamur kurutma işi yapıldı. Yurtdışında zaten Cat'in bu şekilde yapılmış bir sürü anahtar teslimi tesisi var. ASAT işini Avusturyalı Andritz şirketiyle beraber bir konsorsiyum olarak anahtar teslimi yaptık. Andritz çamur kurutmayı yaptı biz de enerji tesisini yaptık. Zaten önceden beri doğal gazlı kojenerasyon santrallerini anahtar teslimi imal ediyorduk. Bu konuda çok büyük tesislerimiz var. Örneğin Sarkuysan'da, Sabiha Gökçen Havaalanı'nında kojenerasyon tesislerini anahtar teslimi devreye aldık. Yalnızca gaz tesisleri de değil, örneğin Trump Tower'sın dizelleri, dağıtım sistemlerini de yine anahtar teslimi şu anda biz yapıyoruz. Onun da birkaç ay içinde teslimi yapılacak. Bu projeleri Türkiye dışında örneğin Kazakistan'da Azarbeycan'da, Gürcistan'da da yapıyoruz. Yani şöyle söyleyeyim doğal gaz anahtar teslimi enerji santrallerini biz 10 yıldır yapıyoruz. Dolayısıyla bu işi bir de biyogazla yapma işi bizim için yeni. Biyogaz ve atık gazıyla da 2008'den itibaren anahtar teslimi işler yapmaya başladık. İşte ilk tesisimizi de söylediğim gibi Antalya'da yaptık.

 

Yeni Enerji: Ne tür atıkları değerlendiriyorsunuz ve nerelerden geliyor?

 

Tolga Akar: İnsan oldukça atık olur. Orada şöyle bir yanlış algılama var, atık deyince sadece çöp olarak algılamamak lazım. Endüstriyel birçok tesis var ve bu tesislerden çıkan çok ciddi oranlarda atık var. Keza mezbahalardan çıkan atıklardan, şeker pancarının küspesine kadar son derece çeşitlilik arz eden atıklar söz konusu. Bir mobilya fabrikasının atıklarından tutunda bir zeytinyağı fabrikasının çekirdek posalarına kadar, bunların hepsi atık. Dolayısıyla bu alanda belediye tek değil. Belediye çöpünden, atık arıtmadan, kanalizasyondan enerji elde edilebileceği gibi diğer sektör atıklarından da ciddi şekilde enerji üretimi söz konusudur. Dolayısıyla bizim tek odağımız belediyeler değil tersine endüstriyel tesislerin çıktılarıdır. Ve özellikle odaklanmak istediğimiz alan da endüstriyel atıklardır.

 

Yeni Enerji: Yani enerji üretiminde daha çok endüstriyel atıklara odaklanmak istiyorsunuz öyle mi?

 

Tolga Akar: Aslında iki tarafta da olmak istiyoruz, fakat özellikle atığın devamlılığı konusunda belediyeler, ancak 2-3 yıllık süreleri garanti ediyorlar. Burada sanırım yönetmeliklerde bir problem var... Çünkü, atıktan biyogaz üreten bir tesiste 5 yıl süreklilik istenirken, belediyelerin ancak 2 - 3 yıl vermesi bu tesislerin kurulumu açısından sorun yaratıyor. Bir projede atığı en az 5 yıl garanti edemediğinizde, hiçbir finans kuruluşu, kredi vermiyorsa, o zaman yönetmeliğin de buna uygun bir şekilde değiştirilmesi gerekiyor. Ama onun dışında dediğim gibi o kadar çok çeşit atık var ki, medikal atıklar var, otellerin atıkları var. Hatta otel atıkları biyogaz açısından en zengin atıklardır. Biyogaz çıkışı en yüksek olanlardandır. Dolayısıyla bunların hepsini yan yana koymak lazım. Bir de işin biyomas (yakma) kısmı var. Piyasada baktığınız zaman firmalar çoğunlukla her şeyi biyogazla ya da yakmayla çözmek istiyor. Konuya danışman olarak yaklaşıp, gerçekten o çöp için doğru çözümü öneren kimse yok. Biz, çöpün en doğru şekilde değerlendirilmesi için gerekli çözümü ortaya koymak ve hayata geçirmek için çalışıyoruz. Müşteriye öncelikle bu önemli ve gerekli danışmanlık hizmetini verdikten sonra, tesisi kurmak ve onun sürekliliğini sağlamak istiyoruz... İstenirse işletmeyi de biz yapabiliriz. 10-15 sene sonra yedek parça, biyolojik destek gerektiğinde biz yine burada, onların yanında olacağız.

 

Yeni Enerji: Atıktan enerji üretiminde anahtar teslimi bir proje nasıl yapılıyor? İşleyiş ve süreçlerde neler var?

 

Tolga Akar: Önce şunu söyleyerek başlayayım, her çöpten de enerji üretilemiyor. Çünkü çöpün depolanması çok önemlidir ve ona göre enerji üretiliyor. Yani vahşi  depolama denilen ve Türkiye'de ne yazık ki yakın zamana kadar kullanılan bu yöntemde, toplanan çöpün direkt olarak kamyonla çöp sahasına boşaltılması söz konusu idi. Bu şekildeki çöp sahalarından ne yazı ki enerji üretemiyorsunuz. Ayrıca düzgün yapılandırılmamış çöp depolama sahalarından da yeterli enerji üretemiyorsunuz. Şöyle ki; depolama alanlarının altının bir şekilde kille izole edilmesi gerekiyor. Çoğunlukla bu yapılmamış oluyor. Çöp biriktirme alanlarının hücreler halinde düzenlenmesi ve izolasyonlarının yapılmış olması gerekiyor.

İyi yapılandırılmamış çöp sahalarında zemine bakılmadığı ve gerekli toprak tasnifleri yapılmadığı için zamanla topraktan su geliyor. Dolayısıyla bunların hepsi gaz çıkışını engelliyor. Çöpün içine kılcal damarlar galinde borulamanın da yapılması gerekiyor. Burada gaz akışının sürekli olabilmesi için boruların belli bir açıyla döşenmesi çok önemli. Yine sahada herhangi bir çökme de olmaması gerekiyor. Bu kısımlar doğru yapılmazsa tüm yatırım boşa gidiyor. Dolayısıyla hakikaten işi bilen firmalar tarafından yapılması gerekiyor. Mesela Bursa'da bir çöp sahasında böyle bir sorun yaşandı. Borular yanlış döşendiği için çökme oldu ve gaz çıkışı durdu. 3-4 motorluk tesiste sadece bir motor çalışıyor.

Diyelim ki buraya kadar tüm aşamalar doğru yapıldı, fakat çıkan gazda çöpteki deterjanlardan dolayı çok ciddi oranda siloksan var. Siloksan motora zarar veren, ömrünü kısaltan bir maddedir. Siz çok ciddi bir motor yatırımı yaparsınız ama bu madde yüzünden motorların hepsini kaybedebilirsiniz. Dolayısıyla siloksanı ve suyu gazdan ayrıştırmak gerekiyor. Yani filtreleme sistemi... Biz çoğu zaman ne yazık ki bunun önemini yatırımcıya anlatmaya çalışıyoruz. Fakat maalesef ilk yatırım maliyetini azaltma kaygıları yüzünden bu konuda sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Ama biz yatırımın devamlılığı ve verimlik için filtreleme sistemlerini önermek zorundayız. Çünkü sonrasında demin söylediğimiz kaos ortaya çıkıyor. Bu filtreleme sistemlerini vermeyen ya da daha basit filtreleme sistemleriyle işi çözmeye çalışan firmalarla, 10 milyon Dolar'lık yatırımların neredeyse atıl hale geldiği tesisiler var Türkiye'de...

 

Yeni Enerji: Siz, gaz çıkışının borularla toplanmaya başladığı süreçte devreye giriyorsunuz öyle mi?

 

Tolga Akar: Evet. Dediğim gibi, bizim enerji üretim sistemini kurabilmemiz için bu söylediklerimizin yapılmış olması gerekiyor. Bir fabrika gibi düşünün bir taraftan çöp giriyor ilk önce metaller ayrıştırılıyor, ondan sonra plastikleri ayırıyorsunuz sonra kalan atık organik ve katı olarak ayrılıyor. Katı atıklar, yakılabilir ya da yakılamaz olarak ayrılıyor. Örneğin tıbbi atıklar radyoaktif atıklar bunlar yakılamaza giriyor ve gömülüyorlar. Ama bu çöpün 10'da 1'idir. Yakılabilenleri yakıyorsunuz, biyomas ki biz o işi de yapıyoruz, kazanlarda yakıyorsunuz buhar elde ediyorsunuz ve enerjiye çeviriyorsunuz. Külünü de asfalt yapımında kullanıyorsunuz. Organikleri de yine aynı şekilde bir biyogaz tesisine veriyorsunuz, oraya vermeden önce ağır metalleri de filtrelemek gerekiyor. Türkiye'de tesis yapanların ne yazık ki hiç biri filtrelememiştir. Bu filtrelemeyi yapmadıkları için de çıkan toprak gübre olarak kullanılamıyor. Sayloksan ve suyu da ayrıştırdıktan sonra enerji üretim süreci başlıyor. Burada da kurulacak motorların en az 10- 12 yıl hatta 15-16 yıl çalışacak şekilde çalışmaları gerekiyor.  

 

Yeni Enerji: Peki o kadar süre gaz geliyor mu?

 

Tolga Akar: Tabi ilk andan itibaren çöpün ne kadar iyi depolandığına bağlı olmak kaydıyla 12 ile 20 yıl arası gaz çıkışı oluyor. Bir yerde pik yapıyor ondan sonra da yavaş yavaş düşmeye başlıyor. O sürede kendinizi amorti etmek durumundasınız, yatırımcıysanız para kazanmak durumundasınız. Dediğim gibi orada yine en önemli konu, motorun sürekli çalışabiliyor olmasıdır. Motoru sürekli olarak çalıştırmak da çok ciddi bir servis ve yedek parça işidir. Biz bugün Türkiye'de gaz piyasasında bu işi yaptığını iddia eden firmaların ciroları kadar yedek parça tutuyoruz. Şöyle söyleyeyim, motorun şaftı çok pahalı bir parçadır. Bunu küçük ve kurumsal olmayan bir firma stoğunda tutmuyor. Stoğunda tutmadıysa, Avrupa'dan gelmesi 2-3 ay ve bu süre içinde motor yatıyor demektir. Zaten 5 motorluk bir tesisiniz varsa ve bir tanesinde problem yaşarsanız % 20'si kayıp demektir. Bizim buradaki en büyük uzmanlığımız, en başta gerekli danışmanlık desteğini vererek tesisin doğru yapılmasını, doğru filtreleme sistemiyle kurulmasını sağlamak. Sonrasında da tesis doğru işletildiğinde motorların en az % 97 emreamadelik oranıyla çalışmasını sağlamak. Yani bunu iddia eden çok firma var ama yapabilen bizden başka firma görmedim.

 

Yeni Enerji: Ürün ve çözümlerinizin rekabetçi özellikleri hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Tolga Akar: Burada kesinlikle emreamadelik diyebilirim. Sonuçta bugün artık motorlar üç aşağı beş yukarı aynı verimliliğe sahipler. Ancak bizi farklılaştıran en önemli özelliğimiz; servis ve yedek parça hizmetimizdir. Bugün baktığınızda piyasada A marka olarak görebileceğiniz 3-4 tane gaz motoru vardır ve biz de bunlardan biriyiz. Burada üç temel kriter vardır; "emreamadelik", "yedek parça temini" ve "servis". Hatta işletme hizmetini de veriyor olmasıdır. Verimlilik haricinde bir de yük alabilme diye bir konu vardır. O da motorların ilk anda ne kadar yüklenebildiği ile orantılıdır. Yani devreye girdiğinde yüzde kaç ile yük alabildiği konusu da o motorların güvenilirliğini artırır.

 

Yeni Enerji: Siz işletme tarafında da varsınız değil mi?

 

Tolga Akar: Evet varız. Bizim 10 yıldır işlettiğimiz tesisler var. Yani bizim kendi ekiplerimizin içerde olduğu ve işletmenin tümünün bize emanet ettiği yerler var. Zaman zaman yap-işlet-devret tarzı projeleri değerlendirdiğimiz de oluyor. Ama ciddi yatırım gerektirdiği için bu tür işleri enerji şirketimize bırakıyoruz. Müşteri sadece hizmeti almakla yetinebiliyor sadece servis anlaşması yapabiliyor ya da benim uzmanlık alanım bu değil siz gelin işletin, her şeyini yapın da diyebiliyor.

 

Yeni Enerji: Anahtar teslimi proje yapımında kalemleri bir kez daha sıralarsak?

 

Tolga Akar: Nedir ilk başta gerekli danışmanlık hizmetinin verilmesidir. Doğru tesisin, doğru şekilde dizayn edilmesi için biz bunu veriyoruz. Dizaynı yapıldıktan sonra tabi ki rekabetçi bir dünyadayız, bu dizayna göre farklı teklifler alınıyor. Biz de burada şeffaf olmayı tercih ederiz. En ucuzuz diye bir iddiamız yok fakat optimum çözüm sunduğumuza inanıyoruz. Burada çok basit bir örnek vereyim, şu anda biyogaz anahtar teslimi tesis yapan firmaların % 90'nı beton tanklar önerir. Beton tank sülfüre ve erozyona dayanıklı değildir. Çatlar, tekrar kullanamazsınız, içine epoksi izolasyon yaparsınız, çok kısa sürede erir gider. Bizim sunduğumuz çözüm ise çelik tanklara özeldir. Çelik tank yaklaşık % 10 daha pahalıdır ama 20-25 yıl gider. Yine başka bir özellik de bizim sunduğumuz sistemleri söküp götürebilirsiniz. Ya da içine malzeme yüklerken delindi bir şey oldu sadece o parçayı çıkartıp yerine yeni parça takabilirsiniz. Dolayısıyla uzun ömürlüdür. Şimdiye kadar da hiç bir tesiste problem yaşanmadı.

 

Yeni Enerji: İşletme sürecinde beklenmedik bir sorun çıktığında oluşan maliyet nasıl karşılanıyor?

 

Tolga Akar: Hizmet sunduğumuz kesimdeki ürünlerle ilgili sorumluluğu üstleniyoruz. Burada tesis sahibi Borusan'la çalışmanın en büyük avantajını görüyor. Çünkü bizim birlikte çalıştığımız büyük sigorta şirketleri var ve kullanıcıdan kaynaklanan bir sorun olmadığı taktirde biz zaten o riski alıyoruz. Müşterilerin bizi tercih etmesindeki en önemli sebeplerden bir tanesi de budur. Bu konularda kafaları rahat olur.        

 

Yeni Enerji: Bu yatırımlar, pahalı yatırımlar değil mi?

 

Tolga Akar: Çöpten enerji üretmek ya da biyogaz tesisleri kurmak kW'a göre değişen maliyetler yaratır. Ne kadar gaz çıkacağına göre değişiyor. Yani şöyle söyleyeyim, 500 hayvanlık bir tesise yaklaşık 250-300 kW'lık bir sistem dizayn edersiniz. Bu da yaklaşık 300-400 bin Euro'dan başlar. Öbür taraftan 7 MW'lık bir tesis yapıyorsanız 12-13 milyon Euro'ya kadar çıkabilir.

 

Yeni Enerji: Peki başka bir firma ben daha ucuza yaparım derse?

 

Tolga Akar: Tabi tesisi ben daha ucuza yaparım diyebilir... Bunun için de beton tanklar kullanır. Ama tesisin ömrü de 20 yıl olması gerekirken 6 yıla iner. Siz bir kez daha tank yatırımı yapmak zorunda kalabilirsiniz. Bunu hiçbir zaman gelip size söylemezler. Bu iş Türkiye'de çok yeni olduğu için insanları ikna etmek o anlamda daha kolay ama 4 bin tesisin olduğu bir Almanya'da seçeneklerinizi çok daha iyi bilirsiniz. Biz de bunu çelik tanklarla çözmeye karar vermeden önce bu araştırmaları yaptık. Betonla yaşanan problemleri gördük... Almanya'daki ilk örneklerden bu iş betonla yapılırsa ne tür problemler yaşandığını gösteren çok sayıda belge var elimizde. Dolayısıyla biz Borusan olarak beton işine hiç girmedik.

 

Yeni Enerji: Son olarak yatırımcıya önerileriniz var mı?

 

Tolga Akar: Biliyorsunuz bir sektör oluşurken o sektörün kötü adamları da beraberinde gelir. Dolayısıyla orada yatırımcıya en büyük önerimiz bu konuda çok dikkatli olmaları. Çözüm sunan şirketlerin, tecrübeli olması ve hakikaten verecekleri çözümün arkasında durabilecek olmalarına dikkat etsinler. Buna ek olarak önemli noktalardan bir tanesi, servistir. Örneğin biyogaz tesislerinde, tesisi kurmakla iş bitmiyor, bakteriyi yaşatmak durumundasını... Tesis mezarlığı olmaması için bunları verebilecek, sağlayabilecek firmaların olması gerekiyor. Dolayısıyla bir organizasyonun % 60'ı servis ve satış sonrası hizmetler üzerine kuruludur. Biz de bunun verdiği güvenle bu işleri yapıyoruz. Buna dikkat edilmesini de ben kuvvetle öneriyorum.


Etiketler


Slider Altına