“Yenilenebilir Enerjide Güneşli Günler” öncesi GES yatırımcılarına öneriler… “Teklifler RES ihalelerinden ders çıkararak verilmeli!”

08 Ekim 2012 Dergi: Eylül-Ekim 2012

Güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesisleri için lisans başvurularının EPDK tarafından alınacağı 2013 Haziran’ına yönelik hazırlıklar sektörde tüm hızıyla sürerken, kurumsal finansman ve danışmanlık şirketi Deloitte Türkiye, pahalı ve riskli GES yatırımında göz önünde bulundurulması gereken konuları kapsamlı bir raporla yatırımcı adaylarının bilgisine sundu...

Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelini, mevcut teknolojilerin maliyetlerini ve GES yatırımlarıyla ilgili mevzuat altyapısını mercek altına alan “Yenilenebilir Enerjide Güneşli Günler” başlıklı rapor, yatırımcı adaylarını bekleyen süreçlerle ilgili çeşitli önerilere de yer veriyor.

Deloitte Türkiye’nin ‘Enerji, Doğal Kaynaklar ve İnşaat Endüstrisinden Sorumlu’ ortağı Sibel Çetinkaya, GES yatırımlarında doğru fizibilite çalışmasının önemine vurgu yaparak, bu konuda çoklu rüzgâr başvurularıyla ilgili - geçtiğimiz yıl sonuçlandırılan - ihalelerden çıkarılacak dersler olduğunu belirtiyor… Hatırlanacağı gibi; bazı yatırımcılar bu ihalelerde
mutlak surette bağlantı hakkını elde etmek için – elektrik fiyatlarının yükseleceği öngörüsüne sığınarak - TEİAŞ’a ödeyecekleri iletim katkı paylarını yüksek tutmuş; sonuçta kendilerini bekleyen işletme dönemi içerisinde bu projelerin kendi kendini ödeyemeyecek noktalara geldiği görülmüştü... Sibel Çetinkaya konuyla ilgili olarak, “Rüzgâr santrali yatırımlarında görüldü ki, pek çok projenin fizibilitesi, TEİAŞ’a ödenecek katkı payını destekleyemiyor. Bu durumdaki RES yatırımlarının hayata geçmesi de çok zorlaşıyor. Güneş yatırımlarında da benzer bir sıkıntının yaşanmaması için yatırımcıların indirim bedel tekliflerini dikkatli ve gerçekçi analizlere dayanarak belirlemeleri büyük önem taşıyor.” diye konuştu.

600 MW’lık GES için 1.5 milyar Euro’luk yatırım…

EPDK’nın 10-14 Haziran 2013 tarihleri arasında alacağı GES üretim lisansı başvuruları arasından ilk etapta yasa gereği 600 MW’lık bir bölüm lisanslandırılacak… Ancak bunun sonraki yıllarda artarak, 2023 yılında 3000 MW’ı bulacağı öngörülüyor. EPDK tarafından yapılan gayriresmi açıklamaya göre ilk etapta devreye girmesi beklenen 600 MW’lık GES için 1.5 milyar Euro düzeyinde bir yatırım öngörülüyor.

Güneş enerjisi santrallerine yüksek düzeyde sabit fiyat garantisi vermiş olan Almanya, İspanya ve Çek Cumhuriyeti gibi Avrupa ülkelerinde GES kurulu gücünün hızla arttığını vurgulayan Deloitte raporunda teknolojinin ucuzlamasıyla bu ülkelerdeki teşvik düzeylerinin azaltılmaya başlandığına da dikkat çekiliyor. Rapora göre teşviklerdeki indirimlere rağmen yine de bu ülkelerdeki desteklerin düzeyi Türkiye’deki mevcut destek düzeyinin üzerinde… Almanya (13,5 EURcent /kWsaat), İspanya (13,5 EURcent /kWsaat) ve Çek Cumhuriyeti (28,8 EURcent /kWsaat) ile kıyaslandığında Türkiye’de geçerli (10 EURcent /kWsaat’lik) teşvik düzeyi “yerli katkı ilavesi” hesaba katılmadığında hayli düşük kalıyor.
Yatırım ortamının genel görünümüyle birlikte yasal altyapıdaki önemli noktalara da değinen, yatırım sürecinin farklı aşamalarında dikkat edilmesi gereken hususların altını çizen Deloitte raporundan kimi önemli satırbaşlarını şöyle aktarabiliriz:

Yüksek Potansiyel, Düşen Maliyetler ve Teşvikler…


“Türkiye bulunduğu coğrafi konum itibariyle, yüksek güneşlenme süresi ve yüksek ışıma oranına sahiptir. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) tarafından yapılan çalışmaya göre Türkiye’nin toplam yıllık güneşlenme süresi 2.640 saat, ortalama toplam ışınım şiddeti ise 1.311 kWsaat/m2 olarak hesaplanmıştır. Türkiye’nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güneydoğu Anadolu bölgesi olup, bu bölgeyi Akdeniz bölgesi takip etmektedir.
Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli Kıta Avrupası’nın önde gelen güneş enerjisi yatırımlarına sahip Almanya, İspanya ve Çek Cumhuriyet gibi ülkelere göre daha fazla olmasına rağmen yatırım oranı ilgili düzenlemelerin yakın zamanda yapılmış olmasıyla henüz bu ülkelerin çok altında kalmaktadır. Almanya’da uygulanan teşvik mekanizmaları sayesinde elektrik tüketiminin yaklaşık % 2’si fotovoltaiklerden (PV)’lerden sağlanmaktadır. 
(…) Türkiye’de (güneş enerjisinde) uygulanacak teşvik düzeyleri, Avrupa’daki teşvik düzeylerinin altında olmasıyla yatırımı teşvik etme etkisi açısından tartışmalı bulunmakla beraber, GES’ler yatırımcıların ilgisini çeken bir alandır. Almanya, İspanya, Çek Cumhuriyeti ile kıyaslandığında Türkiye’deki teşvik düzeyi, yerli katkı ilavesinin bulunmadığı durumda düşük kalmaktadır. Türkiye’deki rakamın seviyesinin ana nedenlerinin, yerli ekipman imalatını teşvik etmek ve teknolojide beklenen ucuzlama ile teşvik düzeylerinin kamu maliyetine artı yük bindirmesine engel olmak olduğu düşünülmektedir. Tarife yapısı ile, yatırımcıların yurt içinde üretilmiş ekipmanları tercih etmeleri teşvik edilmekte, ancak yerli ekipman imalatı konusunda henüz sınırlı bir kapasite bulunmaktadır. Öte yandan en yüksek yerli katkı ilavesini sağlayan PV hücreler dahil olmak üzere ekipman imalatının yurtiçinde gerçekleştirilmesine yönelik olarak kapasite gelişmeye başlamıştır. Yurtiçinde imal edilen ekipmanların erişilebilir olması ve fiyatının ucuzlaması için biraz daha zamana ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir. Burada, yerli katkı ilavesinin uygulama usul ve esaslarına ilişkin mevcut durumdaki belirsizliklerin önümüzdeki dönemde giderileceği ve ilgili ikincil mevzuatın yürürlüğe gireceği öngörülmektedir.


Yatırımcının Göz Önünde Bulundurması Gerekenler…

Oldukça pahalı ve riskleri olan bir yatırım olarak GES’lerin dikkatle planlanması ve hayata geçirilmesi gerekmektedir. Yatırımın yaşam döngüsü göz önüne alındığında dört ana safha ‘ölçüm ve fizibilite’, ‘proje geliştirme’, ‘inşaat’ ve ‘operasyon’ safhaları olmaktadır. Bu safhalar itibariyle yatırımcının iyi bir planlamayla sağlıklı ve tam verilere dayanarak, risklerini analiz ederek ve yöneterek ilerlemesi önemlidir. Yatırımcıların göz önünde bulundurması önerilen noktalara aşağıda yer verilmiştir.

A- Ölçüm ve Fizibilite

-      Lokasyonun analitik bir şekilde seçimi

-      Ölçümlerin ilgili mevzuatta belirtildiği şekilde gerçekleştirilmesi

-      Veri kalitesine önem verilmesi

-      Ölçüm sonuçlarına dayalı teknik fizibilitenin gerçekleştirilmesi

Uzun vadeli (destekleme mekanizması sona erdikten sonra) fiyat tahminine dayalı finansal fizibilite yapılması

İlgili yönetmeliklerde bahsi geçtiği şekilde ölçümlerin 1 yıl süreli olarak gerçekleştirilmesi, esasen teknik fizibilite için en kritik girdiyi teşkil etmektedir. Burada ölçüm verilerinin kalitesi çok önemli olup fizibilitenin gerçekçiliğini etkileyecektir. Finansal fizibilite için ise operasyonel giderlerin gerçekçi bir şekilde modellenmesi ve ilk on yıllık sürenin sonunda destekleme mekanizması sona erdiğinden itibaren geçerli olacak elektrik fiyatlarının tahmini ön plana çıkmaktadır. Lokasyon seçiminde ise tarım arazileri başta olmak üzere ihtilaflı olabilecek arazilerden kaçınmak gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

B- Proje Geliştirme - Proje geliştirme aşamasında projeye ilişkin teknik, mali ve yasal tüm unsurların dikkatle planlanması esastır. Burada, ekipman seçimi ve ekipmanın kalitesini garanti alma önemli bir konudur. Ekipmanlar sipariş üzerine üretilmekte ve üretim sürecinin teknik uzmanlığı olan üçüncü taraflar tarafından denetlenmesi, tasarım esaslarına uygunluğun izlenmesi gibi önlemler ekipman kalitesinden emin olmak üzere alınabilir. Ekipman kalitesi, doğrudan üretimin düzeyi ve bakım maliyetlerini etkilemekte olduğundan dikkatle ele alınması gereken bir konudur. Bu konu, kredi sağlayan kurumlar nezdinde de önemlidir. Burada, ekipman ve şebeke bağlantısı tasarımının lisans alındıktan sonra yapılması, ancak diğer adımların lisans başvurusu öncesinde tamamlanması esastır. Oldukça pahalı bir yatırım olan GES yatırımının risk değerlendirmesinin kapsayıcı bir şekilde yapılması kritiktir. Burada çevresel, sosyal, mali, yasal, vergisel ve teknik risklerin bir arada ele alınması, bu risklerden bertaraf edilebilecek olan bertaraf edilmesine, yönetilebilecek olanların ise nasıl yönetileceğine dair planların yapılması gerekmektedir.

 

C- İnşaat süreci - Bu pahalı yatırımlarda, yukarıda bahsi geçen riskler çerçevesinde inşaat sürecinin bir program yönetimi yaklaşımı ile yönetilmesinde yarar vardır. Burada da özellikle kredi sağlayan kurumlar inşaat sürecinin bağımsız bir teknik üçüncü taraf ile izlenmesini önemsemektedir.


D- Operasyon -
Operasyon sürecinin saatlik ve hatta daha düşük periyotlarla izlenmesi, üretimin beklendiği şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğinin kontrolü açısından kritiktir. Üretimin beklenen düzeylerin altına düştüğü anların izlenip nedenlerinin araştırılması gerekmektedir. Bu şekilde panel arızaları gibi sıkıntılar anında yakalanmakta ve gereken müdahale yapılarak üretim kayıpları minimuma indirilmektedir. Bu amaçla hazırlanmış pek çok paket yazılım bulunmakta olup GES yatırımcılarının santrallerinin üretimlerini izlemek üzere ekipmanları ve yazılımları uygulamaya almaları önemli görülmektedir.

Bağlantı Hakkı Yarışmaları ve Fizibilite


(…) GES yatırımcılarının TEİAŞ tarafından açılacak olan bağlantı hakkı yarışma ihalelerine indirim bedeli üzerinden teklif vermeleri gerekmektedir. Söz konusu tekliflerde 13,3 USDcent/kWsaat sabit fiyat garantisi düzeyi üzerinden yapılacak indirimler belirlenirken mutlak surette doğru bir fizibilite çalışması yapılmış olması gerekmektedir. Bu konuda, rüzgâr santralleri için yapılmış olan önceki ihaleden çıkarılacak dersler bulunmaktadır. Rüzgar santralleri için yapılan ihalede bazı yatırımcılar mutlak surette bağlantı hakkını elde etmek ve yatırımı hayata geçirmek saikiyle hareket etmiş ve bu doğrultuda yüksek katkı payları teklif edebilmişlerdir. Öte yandan, pek çok projenin fizibilitesi, söz konusu katkı payı bedellerini desteklememektedir. Bu durumdaki yatırımların finansman bulması ve hayata geçmesi oldukça güç görülmektedir. GES yatırımlarında da benzer bir sıkıntının yaşanmamasını teminen yatırımcıların indirim bedeli tekliflerini çok dikkatli ve gerçekçi analizlere dayanarak belirlemeleri esastır.”

 

Lisanslı GES yatırımlarının ana adımları…

 

1-   GES yatırım esaslarının belirlenmesi (Lokasyon, kurulu güç, finansman metodu vb), ölçüm sürecinin başlatılması, ön fizibilitenin yapılması

2-   Önlisans başvurusunun yapılması (Raporun hazırlandığı Temmuz 2012 tarihi itibariyle mevcut Elektrik Piyasası Kanunu’nda bu yönde bir madde bulunmamakta, ancak kanun değişikliği taslağında ‘ön lisans’ konusuna yer verilmiş olduğundan bu raporda da bahsi geçmektedir.)

3-   ÇED ve ilgili diğer izinlerin tamamlanması

4-   Ölçüm sonuçlarına göre teknik ve mali fizibilitelerin yapılması, proje geliştirmenin tamamlanması

5-   Lisans başvurusunun gerçekleştirilmesi

6-   Yarışma sonucu bağlantı hakkı elde edildiği takdirde lisans almak için gereken belgelerini tamamlayıp lisansın alınması

7-   Finansman sağlanması, ekipman tedarikinin yapılması ve inşaata başlanması

 


Etiketler