First Solar Türkiye Genel Müdürü Evren Evcit: “Oluşabilecek pazarın yüzde 15-20’sini alabilecek potansiyeldeyiz”

25 Haziran 2015 Dergi: Mayıs-Haziran 2015

Güneş enerjisi sektöründe 10 GW’ı aşan referansıyla dünyanın önde gelen firmalarından biri olan First Solar, son 1 yıldır Türkiye pazarında da boy göstermeye başladı. Şirketin Türkiye Genel Müdürü Evren Evcit, “Türkiye, First Solar için yeni bir pazar ve biz bu pazarda oldukça agresif hareket ediyoruz” diyor.

Geçtiğimiz seneyi dünya genelinde 3,5 milyar dolar ciro ile kapatarak sektörünün lider şirketlerinden biri konumunu koruyan First Solar, son 1 yıldır Türkiye pazarında da boy gösteriyor. Şirketin dünya genelinde ve Türkiye özelindeki potansiyeli konusunu aktarmak üzere bir basın toplantısı düzenleyen First Solar Türkiye Genel Müdürü Evren Evcit, yeni girdikleri Türkiye pazarında agresif hareket ederek piyasa liderlerinden biri olmak istediklerinin altını çizdi.

Konuşmasına firma hakkında kısa kısa bilgiler vererek başlayan Evcit şunları söyledi: “First Solar, 1999 yılında kurulmuş bir enerji şirketi. Güneş enerjisinde aktifiz. Güneş modülleri üretiyoruz ki dünyanın en büyük üreticilerinden bir tanesiyiz. Şirketimize özel bir ince film teknolojisiyle üretim yapıyoruz. Bunun yanında proje geliştirme, EPC Contracter ve yatırım da yapıyoruz. Şimdiye kadarki toplam referansımız 10 GW’ı geçti. 10 GW barajını aşan ilk firmalardan biriyiz. Bu, güneş enerjisi sektöründe büyük bir kurulum referansı aslında. Modül ürettiğimiz için verimler bizim için çok önemli. İnce film teknolojisiyle %21,5’i aşan verimlilikte modüller üretiyoruz. Bunları pazara sunuyoruz. Ürettiğimiz ürünleri hem kendi yatırımlarımızda hem 3. partilere teknoloji ve ekipman sağlamakta kullanıyoruz. Solar sektöründe bilançosu en kuvvetli şirketiz diyebilirim. Şirketin geçen seneki cirosu yaklaşık 3,5 milyar dolar. 1,8 milyar dolar nakit pozisyonumuz var. Bu bilançoyla ve bu büyüklükle solar sektöründeki en kuvvetli şirketiz. Toplam 10 bin MW’lık referansımızla beraber dünyanın en büyük EPC Contracter’ıyız. Yine dünyanın en büyük işletme-bakım şirketiyiz. Dolayısıyla bu yapıyı Türkiye’ye adapte etmek, Türkiye’de bu yapıyla beraber enerji sektöründe yol almak öncelikle bize gurur veriyor. Çünkü arkamızda temsil ettiğimiz büyük bir grup var. Bu grubun gücünü pazara getirmek, yatırımları o güçle beraber yapmak ve sektöre bu güçle beraber ürünler sunmak bizim için gurur verici. Türkiye’deki enerji sektörünün gelişiminde de bu tarz gruplara ve şirketlere sadece solar sektöründe değil her branşta ihtiyaç var. Biz, solar sektöründe dünyanın en büyüğüyle çalışmaktayız ve sektöre çözümlerimizi sunmaktayız”.

“Türkiye güneş enerjisinde potansiyeli çok yüksek bir ülke”

Dünyanın farklı pazarlarında yer alma hedefiyle hareket eden First Solar, son 1 yıldır Türkiye pazarında da boy gösteriyor. First Solar’ın kendi sektöründe dünyanın en büyük gruplarından biri olduğunu vurgulayan Evren Evcit, dolayısıyla bu hamlenin hem şirket hem de Türkiye açısından büyük bir önem taşıdığını söyledi. Evcit, Türkiye pazarını tercih etmelerindeki sebepleri ve şu ana kadar pazarda neler yaptıklarını şöyle açıkladı: “Sektör bazlı olarak radyasyon haritasına baktığımızda Türkiye potansiyeli çok yüksek olan bir ülke. Bilindiği gibi soların gelişimi Avrupa’da başladı, ondan sonra Amerika’ya geçti. Bizim, Avrupa’nın geneline göre ışımamız, güneş radyasyonumuz çok daha yüksek. Ülkemizde büyük ve cazip alanlar var. Toplam kurulu güç yaklaşık 70 GW’a ulaştı ama hâlâ enerji ihtiyacımız var. Ekonomimizin son 10 yıldaki büyüme trendiyle birlikte enerji ihtiyacı da sürekli artıyor. Ortalama enerji ihtiyacı büyümenin 2 katına paralel gidiyor. Yani ülke %3 büyürse %6’lık bir enerji ihtiyacı oluşuyor. Bu, ciddi bir talep demek. Yine baktığınızda Türkiye politik olarak stabil. Ekonomik olarak da stabilitesi mevcut, riskleri azalmış bir ülke durumda. Bir yabancı yatırımcı olarak düşündüğümüzde bunların hepsini bir potaya koyup değerlendiriyoruz. Dolayısıyla hem pazar dinamiklerinin oluşmasını hem stabilitelerin oluşmasını hem de First Solar’ın büyüme trendi, büyüme isteğini bir araya koyduğunuzda Türkiye’ye giriş için yeşil ışık yandı. Yani pazar realitesi bizi ülkeye çağırdı. Biz de üstümüze düşeni yaparak geçen sene şirketimizi kurduk, ofisimizi açtık ve deneyimli elemanlarımızla çalışmaya başladık. 3 tane proje için ihaleye girdik ve 3’ünü de aldık. Çalışmalarımıza devam ediyoruz. 1 sene önce pazara girmiş bir yatırımcı olarak, bana sorarsanız çok ciddi adımlar attık. Çünkü yıllardır pazarda lokal geliştirme yapan şirketlerden ihaleye girip kazanamayanlar da mevcut. Tabi bu bir ihale, bir yarışma. Biz o noktada çok detaylı çalıştık. Kısa sürede 3 projemizi ihaleden geçirdik. Lisansladık diyemeyiz çünkü lisanslama bir proses. En azından o yarışmada birinci olduk. Bu, bize güç veriyor. Güzel bir potansiyel oluştu, devamının gelmesini bekliyoruz. Hedefimiz, hem yatırımcı olarak hem de 3. partiye teknoloji vererek büyümek. Dünyada da böyle yaptık. Türkiye’yi de çok ciddi bir potansiyel olarak görüyoruz”.

“Güneş enerjisinde hâlâ gelişim aşamasındayız”

Güneş enerjisi sektöründe Türkiye’nin mevzuat konusunda Avrupa’ya göre biraz geç kaldığını söyleyen Evcit, fakat buna rağmen şu an en son teknolojiyi en uygun fiyatlarla alabildiklerini belirtti. Bu anlamda bu geç kalmanın çok da büyük sorunlara yol açmadığının altını çizen Evcit, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye, mevzuatını Avrupa’ya göre biraz daha geç toparlayan, derleyen ve açıklayan ülkelerden bir tanesi. Çünkü soların gelişimine baktığınızda, Avrupa’da büyük desteklerle başlayan ve kök salan, daha sonra Amerika ve Japonya’da büyüyen ve gelişen bir pazar oldu. Sektör temsilcileri olarak biz Türkiye’de desteklerin biraz geç geldiğini söylüyoruz. Aslında bunu devlet de söylüyor. Ama şunu gözden kaçırmamak gerekir: Güneş enerjisi teknolojisinde hâlâ gelişim aşamasındayız. Bundan 10 yıl önceki modül verimleri ile bugünkü modül verimleri ve rakamlar çok farklı. Türkiye belki Avrupa’ya göre yasasını, mevzuatını daha geç tamamladı ama en son teknolojiyi alabiliyoruz ve uygun rakamlarla alabiliyoruz. O yüzden bana sorarsanız çok ciddi bir kayıp yok. Mevzuata bakarsanız bugün itibariyle pazar lisanslı ve lisanssız olarak ikiye bölünmüş durumda. Lisanslı pazarda mevzuattaki tüm eksiklikler tamamlandı. 600 MW’lık ilk başvurular alındı. Hatta ihaleler yapıldı. O ihalelerde First Solar olarak bizim de 19 MW-AC kapasitede 3 tane projemiz var. Bunun DC’deki karşılığı 22 MW. Bugün için bunları konuşabiliyorsak mevzuatta bazı aşamalar katedilmiş demektir. Eksiklikler tabi ki var. Her ülkede, her sektörde olduğu gibi burada da tamamlanması gerekenler var. Çünkü bu bir enerji yatırımı, uzun bir proses ve çoklu bir izin silsilesi var. Ve solarda ilk defa bu yolu alıyoruz. Benim gördüğüm kadarıyla devlet, mevcut eksiklikleri de yolda giderken düzenleyerek, toparlayarak gidiyor ve gidecek.”

“10 yılın sonunda ne olacağını görebilmek gerekiyor”

Özellikle yabancı yatırımcıyı endişelendiren bir soruna ayrıca değinmek gerektiğini vurgulayan Evren Evcit, bu sorunun ne olduğunu detaylarıyla şöyle açıkladı: “Eksiklik değil ama açıklanması gereken bir noktadan bahsedebiliriz: 10 yıllık bir alım garantisi sonrasındaki belirsizlik. 10 yıl boyunca şebekeye sattığınız elektrik devlet tarafından satın alınıyor. Fakat mevzuatta enerjinin 10. yılın sonunda nereye ve nasıl satılacağıyla ilgili bir bilgi yok. Bunu açıkça söyleyebiliyoruz çünkü bunu Enerji Bakanlığı da, EPDK da söylüyor. Yabancı yatırımcının bu alanda aktif olabilmesi için, bu eksikliğin ya da açık olmayan noktanın açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Bu belirsizlik ortadan kaldırılabilirse sektörün yabancı yatırımcıya, daha büyük hacimli yatırımcıya açılacağını düşünüyorum. Bugün baktığınızda sektörde aktif olan oyuncuların büyük bölümü yerli firmalar. Kendi enerji ihtiyaçlarını karşılamaya çalışanlar var. Ayrıca bunu bir yatırım olanağı olarak düşünenler var. Yerli bir firmanın ülke riskini alması tabi çok daha farklı. Yabancı bir firmanın ise çeşitli kurulları var ve geleceği görmek isterler. First Solar olarak bizim bir projeye baktığımız projeksiyonda o projenin ömrü 10 yılın üzerinde hesaplanır. 30-35 yıllık finansal modeller yaparız. Dolayısıyla 10 yılın sonunda nereye ve nasıl satacağımız açıklanmadığı için bazı soru işaretleri doğuyor. Ama bu çok konuşulan bir konu. O yüzden benimkisi, bu yoruma katkıda bulunmaktan ziyade konuyu tekrar aktarmak.”

“Pazar büyüdüğünde yatırım konusunda en önemli oyuncu olmak istiyoruz”

Dünya genelinde kurulu gücü 10 GW’a ulaşan First Solar’ın Türkiye özelindeki hedefini de sektörün en büyüklerinden biri olmak olarak açıklayan Evcit, “First Solar’ın toplam kurulumları 10 GW’a erişti. Bu, dünya çapında oluşan bir pazar, dünya çapında yaptığımız bir satış hacmi. Kendi ürettiğimiz modüller yıllık 2 bin MW’ın biraz üzerinde. Bunun büyük bölümünü, Amerika’da, Avrupa’da ve Japonya’da hem kendimiz yatırıma dönüştürüyoruz hem de 3. partilere teknoloji olarak sağlıyoruz. Türkiye First Solar için yeni bir pazar ve biz bu pazarda oldukça agresif hareket ediyoruz. Rakamları konuşmak için biraz erken çünkü hacim, 600 MW’lık birinci faz ihale için baktığımızda küçük. Bu 600 MW’lık pazardan bizim pay almamız için çok aktif olmamız lazım. Bunun aşağı yukarı yarısının da ihalesi yapıldı. Biz bunun içerisinden 19 MW-AC’yi alabildik. Eğer bu pazar büyürse, biz yatırım konusunda en önemli oyuncu olmak istiyoruz. Açıkçası oluşabilecek pazarın yaklaşık yüzde 15-20’sini alabilecek potansiyeldeyiz. Orta vadede baktığımızda bizim için Türkiye pazarı, Avrupa bölgesi içerisinde kendi dinamikleriyle sürdürülebilecek ilk pazarlardan bir tanesi olacak. Dolayısıyla Avrupa bölgesinde Türkiye’nin tepelerde olacağını söyleyebiliriz” dedi. 


Etiketler