Kömürde Yeni Teknolojiler Devrede...

29 Mart 2012 Dergi: Mart-Nisan 2012

Ekonomik durumumuzun yegane handikabı da bilindiği gibi cari açık sorunudur. Ülkemiz geliştikçe enerji ihtiyacı da giderek artmaktadır. Bu ihtiyacımızı da pahalıya tedarik ettiğimizi sağır sultan bile bilmektedir. Enerji ihtiyacımızın hem ucuz hem de temiz, çevreye duyarlı, sıfır emisyonlu yerli kaynaklardan temin edilmesi kaçınılmaz olmuştur. Günümüzde birinci enerji olarak elektrik kullanılmaktadır. Bu elektriği üretirken pahalı doğalgazı bile kullanıyoruz. Termik santrallerde de kömür kullanmaktayız. Ancak kömür kullanımı sırasında çevresel ve insan sağlığı sorunları yaşanmaktadır. Çünkü kömürü henüz etkin, verimli ve hava kirliliğine sebep olmayan bir sistemde yakamıyoruz.

İşte bu gerçeklerden hareketle, mevcut olumsuzluklar da göz önüne alındığında ülkemiz için; mevcut yerli enerji kaynaklarımızın verimli, etkin, ekonomik kullanımı yanında insan ve çevre sağlığını koruyan, emisyon değerlerini sıfırlayan modern sistemlerin geliştirilmesi elzemdir. Bu konuda ar-ge çalışmaları had safhaya çıkarılmalıdır. Devletimiz de ar-ge çalışmaları yapan kuruluşları artık desteklemektedir. Kalkınma ajansları, KOSGEB, TUBİTAK vb. kuruluşlar günümüzde harıl harıl mucit aramaktadır. Örneğin; İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Genel Sekreteri Doç.Dr. Abdülmecit Karataş ve ekibi, “yüksek katma değer ihtiva eden çevreci, yenilikçi, kültürel ve doğal mirası koruyan projeleri sahiplenmek için buradayız” diyorlar. Bu konuda heyecanlı bir gayret içindeler.

Ne yazık ki dünyada bulunan doğal enerji kaynakları yeryüzünde eşit olarak dağıtılmamıştır. Bazı şanslı ülke olarak tanımladığımız ülkeler petrol zenginidir. Bazı ülkeler akarsu bakımından çok iyi yerdedir. Bazı ülkeler çok kaliteli kömüre sahiptir. Doğalgaz zengini ülkeler vardır. Nükleer enerji konusunda uzmanlaşmış devletler vardır. Hidrojeni iyi kullanan devletler vardır. Yenilenebilir enerjileri değerlendirenler de az değildir.

Bu enerji kaynaklarının dünyada eşit dağılmamış olması sorunları da beraberinde getirmektedir. Bazı ülkeler bu kaynaklara doğrudan sahiptirler. Gelişmiş sanayi ülkeleri de dolaylı olarak bu enerjileri paylaşmaktadır. Bu gibi paylaşımlar süresince bölgesel çıkar çatışmaları da gerçekleşmiyor değildir. Günümüzde bu çatışmalara “dünya enerji savaşları” deniyor diyebilirim. Şimdilerde doğalgaz üreticileri sera gazı salımlarının tek sorumlusunun kömür olduğu propagandasını yapmaktadır. Oysa tek sorumlu kömür değildir. Dünyada 40 yıl ömrü kalmış bir doğalgaz, 50 yıl ömrü kalmış petrol gerçeği vardır. (Dünyanın ömrü 50 yıl mı ki?) Oysa kömürün ömrünün 250-300 yıl olduğu hesaplanmaktadır. Ülkemiz kömür rezervi bakımından çok iyi yerdedir. Ancak sahip olduğumuz kömür kalitesi dünya standartlarının altındadır. Genç kömür olarak isimlendirdiğimiz yataklara sahibiz. Karbon, kül, kükürt, uçucu madde, nem ve kalorifik değerler açısından kömür kalitesi “eh” denecek seviyededir. 1500-3000 kalorilidir. %35-50 nem ihtiva etmektedir. Yanma sırasında, nemin yanma verimi ve emisyon etkileri bilinmektedir. Linyit kömürler şimdiye kadar tam olarak kurutulamıyordu. Yanma verimi düşük ve emisyonu yüksekti.

Ancak her şeyin bir çaresi vardır. Allah’ın bize bahşettiği bu değerleri gerekli ar-ge çalışmalarını yaparak değerlendirebiliriz. Yeni sistemleri devreye sokarak hem verimli, hem sağlıklı, hem çevreci bir şekilde yakmaya yönelik projeler geliştirerek ülkemiz için katma değerler ortaya koyan, enerji maliyetlerimizi cüzi rakamlara düşüren, dolayısıyla ülkemizin birinci ekonomik sorunu olan cari açık problemini çözen bir yapıya kavuşturabiliriz.

Günümüzde nem oranları artık daha aşağı seviyelere çekilebilmektedir. Yani geliştirilen ileri teknolojilerle kurutulabilmektedir artık. Kuru kömür kullanıldığında emisyon % 90 iyileşmektedir. Dolayısıyla yanma verimi de en az % 50 artmaktadır. Kömür üretiminde nemin % 50’den % 5’e düşürülmesi mümkün hale gelmiştir. Ayrıca kömür kullanımı sırasında oluşan küller de değerlendirilmektedir. Bu küller çimento sanayinin de en önemli katkı maddesidir.

Sektörde, düşük kalorili kömürlerin ve taşların yüksek verimle kullanılmasının önünü açacak yenilikçi teknolojik ar-ge projeleri yürütülmektedir. Bu konuda yine sektörümüzde “işte inovasyon budur” dedirtecek nitelikte bir proje de hızla ilerlemektedir.  Kömür konusunda iki nokta çok önemlidir. Öncelikle kömürün kesinlikle kurutulması ve havada kuru baza çekilmesi mecburiyeti getirilmelidir. Ayrıca emisyon ölçümlerinin baca çıkışında değil, yanma odasında ölçülmesi gerekir. Yeni yakma sistemlerinin de devreye girmesiyle kömür, daha uzun yıllar insanlığa sorunsuz hizmet vermeye devam edecektir.


Hüseyin Akarçeşme

İTO Meclis Üyesi

88 No’lu Doğal ve İşlenmiş

Katı Yakıt Meslek Komitesi


Etiketler