ICCI 2019, bu yıl Enerjide Dönüşüm ve Değişim temasıyla 25. yılını kutladı

28 Mayıs 2019 Dergi: Temmuz-Ağustos 2019

"Enerjide Dönüşüm ve Değişim” temasıyla bu yıl 25. kez düzenlenen ICCI Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı, geniş bir paydaş kitlesinin katılımıyla 28-30 Mayıs tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi.

37 oturum ve 250 konuşmacının katıldığı konferansta enerjini dijital geleceğine ilişkin konular masaya yatırıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Enerji Komisyonu Mustafa Elitaş’ın da açılışına katıldığı ICCI 2019, 200’e yakın ulusal ve uluslararası firma ile 15 bin 123 katılımcı ve ziyaretçiyi bir araya getirdi.

TechnoEnergy, Diplomatik Alan, Generation X & Start Up Forum alanı da aralarında olmak üzere toplam 6 ayrı salon ve 2 özel alanda gerçekleştirilen ICCI 2019, bu yıl ilk kez “enerjide kadının rolü” kapsamında özel bir oturuma da yer verdi. İş dünyası ve sektör örgütleri TÜSİAD, MÜSİAD, DEİK, TÜREB, TESAB, Türkiye Kojenerasyon Derneği, GÜYAD, ETD, GAZBİR ve EÜD’ün yanı sıra düzenleyici kuruluşlar EPDK, EPİAŞ, TEİAŞ, EÜAŞ; Türk-Alman Enerji Forumu, Dijitalleşme ve Endüstri 4.0 Derneği, Shura Enerji Dönüşüm Merkezi gibi kuruluşlar ve İş Bankası ve EBRD gibi çeşitli banka ve kredilendirme kuruluşları ICCI 2019’a üst düzeyde katılım gösterdi.

“Kurulu güçte yenilenebilir enerjinin payı yüzde 48’e ulaştı”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Türkiye’nin kurulu gücü içerisinde yenilenebilir enerji kaynaklarının oranının yüzde 48’e ulaştığına dikkat çekerek “2018 yılında Türkiye, yenilenebilir enerjiden elektrik üretimini 2017'ye göre yüzde 31 oranında artırdı ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki birçok ülkeyi geride bıraktı. Bu yıl mayıs ayı itibarıyla ise yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından üretimin payı yüzde 60'ın üzerine çıktı” açıklamasını yaptı. Belirlenen yol haritası doğrultusunda yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması ve kaynakların çeşitlendirilmesinin yanı sıra enerji verimliliğinin teşvik edilmesi gibi birçok aksiyonun alındığını belirten Tancan, YEKA rüzgar enerjisi yarışmalarının 2019’da da hız kesmeden devam ettiğini, 4 ayrı bölge için toplam 1.000 MW’lık YEKA 2 Rüzgar Enerjisi yarışmalarının bu hafta içerisinde gerçekleştirilmesini planladıklarını kaydetti. 

Elitaş: Türkiye’nin konumunu etkin kullanarak ülkemizi enerji koridoru yapmak istiyoruz

ICCI 2019’un açılışına katılan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş da “Türkiye’nin konumunu etkin kullanarak ülkemizi bir enerji terminali ve koridoru haline getirmeyi arzulamaktayız” dedi. 2040 yılına kadar küresel enerji talebinin yüzde 40 artmasının beklendiğini ve dünyada bugün 6 ülkenin toplam petrolün yarısını, 3 ülkenin de doğalgazın yarısını ürettiği bir ortamın mevcut olduğunu vurgulayan Mustafa Elitaş, sözlerine ”Ülkelerin ekonomik ve politik istikrarları doğrudan enerji arz güvenliği ile bağlantılı. 2040 yılına kadar dünya genelinde tüm kapasitenin yüzde 62’sinin yenilenebilir enerji olması bekleniyor” şeklinde devam etti. 

“5 yıl içerisinde fotovoltaiklerin verimlilikleri çok daha yükseğe çıkacak”

Konferansın ikinci gününde düzenlenen SolarÇatı 2019 kapsamındaki “İnovasyon, Dijitalleşme ve Enerjinin Geleceği Bağlantısı’ oturumunda konuşan fütürist ve girişimci Alphan Manas, ‘perovskite’ ana maddesi nedeniyle mürekkep şirketlerinin yakın gelecekte güneş enerjisi işine girebileceğini belirterek “Ben Türkiye’de devletin yerinde olsam perovskite’ı stratejik ürünler arasına alıp birkaç tane bu alanda çalışan start-up’ı satın alma yoluna giderdim. Enerji üretimi kolay ve nakliyesi de fotovoltaiklerin maliyetinin 3’te 1’inden az olan bu üründe önümüzdeki 5 yıl içerisinde verimliliklerin çok daha yükseğe çıkacağını göreceğiz” dedi. 

“Elektrikli araba kolay, önemli olan marka yaratmak”

Bugüne kadar 45’ten fazla girişim yaptığını ve halen bu girişimlerin biri enerji depolama alanında olmak üzere ikisini sürdürdüğünü kaydeden Alphan Manas, konsantre güneş ve elektrikli araç konusundaki girişimlerinin detaylarını katılımcılarla paylaştı. Elektrikli araba üretmenin zor olmadığını ancak asıl konunun bir marka yaratmak ve global ölçekte pazarlama yapmak olduğunu belirten Manas “Daha geçenlerde Fiat Chyrsler’e yüzde 50-50 oranında birleşme yönünde teklif verdi. Dünya devleri birleşirken biz yerli araç üretmeye çalışıyoruz. Bu her ne kadar hayal gibi görünse de üretmek olayın en kolay parçası. Önemli olan marka olmak, bunu dünya çapında pazarlayabiliyor olmak. O yüzden biz elektrikli arabaya değil onunla ilgili çok daha önemli bir konuya, enerji depolamaya odaklanmaya karar verdik” dedi. 

“Yatırım artık block-chain, yapay zeka ve nesnelerin internetinde”

“Dünyada risk şirketleri nereye yatırım yapıyorsa gelişim de orada” diyen Manas, bugün Türkiye’de yatırımdaki sorunların şirketlerin çıkmak istediklerinde pazardan çıkamamaları nedeniyle yaşandığını söyledi. “Yatırım şirketleri artık block chain, nesnelerin interneti, yapay zeka, finansal teknoloji, quantum bilgisayarlar, otonom araçlar ve lojistiğe yatırım yapıyorlar. Önümüzdeki dönemde bu alanlar çok hızlı büyüyecek ve gelişecek” değerlendirmesi yapan Alphan Manas, 2030 yılına gelindiğinde bu alanların en az yüzde 20’sinde etkin olmayan bir Türkiye’nin şu anki cari açığının çok daha fazlasını vereceğini kaydetti. Türkiye’nin nükleer enerjiye ihtiyacı olduğunu da dile getiren Manas, 2025 sonrasında ise güneş ve rüzgar enerjisine ağırlık verilmesi gerektiğini dile getirdi. 

“Tarım 4.0 için yapılacaklar ne ise Enerji 4.0 için yapılacaklar da aynıdır”

Dijitalleşme ve Endüstri 4.0 Derneği Kurucu Başkanı Ali Rıza Ersoy da, dijitalleşmenin sadece tek bir sektör için değil bir bütün olarak algılanması ve uygulanması gerektiğine dikkat çekerek “Bugün Endüstri 4.0 konuşuyoruz, Tarım 4.0 konuşuyoruz. Aslında bunlar için yapmamız gereken ne ise Enerji 4.0 için de aynı şekilde davranmamız gerekiyor. Örneğin Tarım 4.0 bize ne diyor? “Ormana bak, ormanın yaptığını yap, yapmadığından kaçın” diye özetleyebileceğimiz Permakültürü al ve ileri teknolojinle bunu birleştir diyor. Yani ileri teknolojiyi kadim bilgi ile birleştirmemizi öğütlüyor. Enerjide de aynı şekilde ilerlememiz gerekiyor” dedi.

“Sıfır karbon değil artık eksi karbonu hedeflemek zorundayız”

“Bizi ilerlemeye götüren şey dünyaya karşı duyarlı olma içgüsüdür” diyen Ersoy, sağlanan tüm teknolojik ve bilimsel gelişmelerde aslolanın bu olması gerektiğine dikkat çekti. Sıfır karbon hedefinin “eksi karbon”la değiştirilmesi gerektiğini belirten Ali Rıza Ersoy “Ölürken dünyaya karbon üretimi yapmadım, borcum olmadan bu dünyadan gidiyorum dememiz lazım. Biz Tarım 4.0’da bu noktadan hareketle yola çıktı. Artık eksi karbon zamanı ve enerji de bunun kilit noktalarından biri” şeklinde konuştu. “Bugün Türkiye’de yaşayan gençlerin yapması gereken şey tüm bu duyarlılıkları da hesaba katarak 10 bin dolar civarında olan kişi başı yıllık geliri 25 bin dolar düzeyine çıkarmak. Eğer bunu yapabilirseniz çocuklarınıza biz bu ülkeyi gelişmekte olan bir ülke olarak aldık, size gelişmiş bir ülke olarak bırakıyoruz diyebileceksiniz” dedi.

“Nükleer enerjiye rüzgârgülü ile cevap veremezsiniz”

Ünlü tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı da konferans kapsamında enerji sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. Prof. Dr. Ortaylı, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs açıklarındaki gaz yataklarından Azerbaycan ile enerji alanındaki yakın ilişkiye, nükleer enerjiden rüzgârgüllerine kadar birçok farklı konuya değindi. “Rüzgârgüllerinin kullanılacağı bir bölgeye hava yolu yapamazsınız. Hem hava yolu yatırımları hem de rüzgâr potansiyeli sekteye uğrar. Güneşte ise depolama teknolojisini bir halletsek Türkiye güneş enerjisini çok rahat kullanabilir" diyen Prof. Ortaylı, yenilenebilir enerji yatırımları konusunda olumlu olduğunu vurgulamakla birlikte “Nükleer enerjiye karşı rüzgârgülüyle cevap veremezsiniz. Bugün sadece Rusya, Amerika İran değil Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin ortasında olup da Küçükçekmece’deki küçük bir santralle yola devam edemeyiz” değerlendirmesini yaptı. 
Enerji politikalarının ve kaynakların düzenlenmesinin devlette olmasının ve bunun sınırlı sorumlu kişilere bırakılmamasının gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ortaylı, “Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de kaynaklara hükmetmemiz gerek. AB’nin ve Türkiye’nin Pazar anlamında bir arada olmasının imkanı yok. Enerji ve maden kaynağı olmayan bir ülke ile AB enerjisini bölüşür mü?” şeklinde konuştu. 

“Sektördeki değişim göz kamaştırıcı”

“Yalnız dünyada değil Türkiye’de de sektörde yaşanan değişimi görmemek imkansız. Bunu tüm sektör paydaşlarının görüp hissedebileceği ve tartışıp ileriye götürebileceği bir platform olmaktan mutluyuz” diyen ICCI ve Pennwell Türkiye Genel Müdürü Feraye Gürel, son 15 yılda yalnızca özel sektörün 95 milyar dolar yatırım yaptığı bir sektörün, geçireceği dönüşümle önümüzdeki dönemde de öncü rolünü koruyacağını söyledi. Gürel, “Önümüzdeki 10 yıl için beklenen ve 110 milyar dolar olarak ifade edilen bu yatırımların büyük bir kısmının değişim, dönüşüm ve teknoloji odaklı olmasını bekliyoruz. Hali hazırda enerji sektöründe büyük verinin ve yapay zeka uygulamalarının kullanımı giderek artıyor.
Artık ağ dijitalizasyonu, etkin büyük veri kullanımı ile verimlilik artışı gibi konuları tartışıyoruz. Bunların etkisini hepimiz hayatımızda hissedeceğiz. Biz de ICCI olarak, bu dönüşümün yatırımcılarını ağırlamaya bundan sonra da devam edeceğiz” dedi.

8. ICCI Enerji Ödülleri sahiplerini buldu 

 “Enerjide Değişim ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirilen ICCI 2019’un ilk günü olan 28 Mayıs akşamı, 8. ICCI Enerji Ödülleri törenine de ev sahipliği yaptı. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan teknoloji ve dijitalleşme odaklı değişim ve dönüşüme en iyi ayak uyduran sektör firmaları, farklı projeleriyle ödüle layık görüldü. 28 Mayıs akşamı iftar şeklindeki gala yemeğiyle birlikte İstanbul WOW Otel’de gerçekleştirilen törende toplam 22 firma ve kuruluş ödüllerini aldı. Törene kamu, özel sektör, akademi ve sektör iş örgütlerinden üst düzey profesyoneller katıldı.

Türkiye'de ve dünyada en önemli gündem maddelerinden biri haline dönüşen dönüşüm, dijitalleşme ve değişime uyum sağlamada öncü olan sektörün güçlü firmaları, Yenilenebilir Enerji Santralleri, Termik Santraller ve Ana Ekipman Tedarikçisi kategorilerinde ödüllendirildiler. Bu kategoriler dışında bir Türk Telekom olmak üzere 8 ayrı jüri özel ödülü de verildi.