TMMOB Makina Mühendisleri Odası: Akkuyu Nükleer Güç Santralı Projesi/İnşaatı İptal Edilmelidir

03 Ağustos 2022 Dergi:
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, Akkuyu Projesi hakkında bir yazı kaleme aldı. Yener’in basın organlarıyla paylaştığı yazısı şu şekilde: 

“TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak, gündeme geldiğinden beri belirttiğimiz üzere Akkuyu Nükleer Güç Santralı (NGS) Projesi, ülkemizin enerji ihtiyacını karşılama, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirme, dışa bağımlılığı azaltma, ucuza elektrik üretme vb. amaçlara yönelik bir yatırım değildir. Rusya’nın Akkuyu NGS Projesine itiraz gerekçelerimizin arasında genel olarak dışa bağımlılığı, özel olarak Rusya’ya bağımlılığı artıracak olması, üretilecek elektriğe yüksek fiyatla alım garantisi verilmesi (güneş ve rüzgarın üç dört katı), yer seçiminin uygun olmadığı, atık sorunu vb. hususlar bulunmaktadır. Ancak iktidar bu eleştirilerin hiçbirini dikkate almamıştır. Bu proje, iktidarın “NGS sahibi” olarak görünme ve temelsiz bir şekilde “nükleer ligde oynama” hırsının ürünüdür. Oysa Akkuyu NGS, her yönüyle yabancı sermaye-Rusya hakimiyetindeki bir projedir ve son gelişmeler bu gerçeği daha da pekiştirmiştir. 

İlgili haberler ve Rusya devlet şirketi Rosatom’un sahibi olduğu Akkuyu Nükleer AŞ’den yapılan açıklamalara göre, Akkuyu NGS inşaatı ana yüklenicisi Rus-Türk ortaklığı Titan2 ile İçdaş İnşaat AŞ’nin sözleşmesi fesh edilmiş ve yeni ana yüklenici olarak sahipleri Ruslar olan TSM Enerji İnş. San. Ltd. Şti. ile sözleşme yapılmıştır. 

Titan2–İc İçtaş İnşaat Ortaklığı sözleşmesinin feshi, bazı finansal gerekçeler yanında ilgili standartlara uyulmadığı ve iş güvenliği kurallarına riayet edilmediği gibi hususlara dayandırılmıştır. Rosatom’un ana yüklenici ile sözleşmesini iptal gerekçeleri arasında yer alan işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına aykırı davranılması çok ciddi bir iddiadır. Yapılan açıklamada yer alan “inşaat ve kurulum operasyonlarında kalitenin sağlanması” ve “Projede yer alan şirketlerin bu inşaat çalışmalarına özgü yeterliliklere sahip olması gerekmektedir” ifadeleri; temel atma törenlerinde en önde safta görünmeyi pek seven ETKB’nin, denetim yapmakla görevli ancak kuruluşundan bugüne nükleer güç santralı denetimlerini yeterli bir şekilde yapabilecek yetkilere ve kadrolara sahip olamamış Nükleer Düzenleme Kurumu’nun, Atom Enerjisi Kurumu’nun ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın görevlerini olması gereken düzeyde yerine getirmediklerini göstermektedir.

Sayın Enerji Bakanının görevi, kendisini Rusya’nın Akkuyu NGS yatırımını övmeye  yönlendiren,  sahada işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili konuların ayrıntılı bir şekilde izlendiği  ve denetimlerin eksiksiz yapıldığını  savunan  bürokratların  gerçek dışı masallarını tekrarlamak olmamalıdır.

Bu noktada sormak gerekir: Santral inşaatı gösterişli temel atma törenleri ile binlerce işçinin iş güvenliği ve işçi sağlığı koşullarının sağlanmadan çalışmaya zorlandığı, adeta zorunlu bir çalışma kampına dönmüş şantiyede hızla sürdürülmüşken, bugüne değin basına da yansıyan yüzlerce iş kazası karşısında gerekli denetimleri yeterince yapmayan bu kurumlar görevlerini ne zaman yerine getirecekler? Yatırımcı firma, iş güvenliği ve işçi sağlığı kurallarına aykırı davranışları nedeniyle sözleşmesini feshettiği alt yüklenicisine karşı bugüne değin ne yapmıştır? Sözleşmesi feshedilince aniden şantiyede çalışan işçilerin haklarından söz etmeye başlayan İÇTAŞ ise, bugüne değin aynı işçilerin hakları için hangi somut adımları atmıştır?

Diğer yandan belirtmek gerekir ki yatırımcı Rosatom, yap-işlet-sahip ol esaslı bu santralla, Rusya Federasyonu’nun nükleer enerji sektöründe varlığını genişletme, Ortadoğu’daki ülkelere örnek olarak sunma vb. amaçlar doğrultusunda stratejik bir adım atmıştır. Titan’ın da kurucu ortağı olduğu ve Rus şirketlerce kurulan TSM’nin yeni ana yüklenici olması, Rosatom’un projenin yönetim ve denetiminde tam etkin olacağını göstermektedir. 

Tüm bu ciddi gelişmeler karşısında suskun kalıp, santralı gelecek yıl devreye alma hayalleri gören enerji yönetimini ciddiyete davet ediyor, kamusal denetim görevini hatırlatıyoruz. Kamu yönetimi, sözleşme feshi gerekçesiyle işten çıkarılacak tüm çalışanların her türlü alacaklarının eksiksiz ödenmesini de sağlamalıdır. 
Özetle, nükleer santral yapımcısı/işletcisi şirketleri atık bertaraf yükümlülüğünden kurtaran,olası bir kazada bu şirketlerin soru daraltan 25-30 milyar dolar yatırım tutarı yatırım tutarı olan,projede  üreteceği elektrik için 15 yılda 70 milyar dolara yakın paranın ödeneceği taahhüt edilen, tüm gelirleri ülkemiz dışına transfer edilecek ve bir kaza halinde oluşacak insani felaketin yanında doğacak milyarlarca dolar zarar ve onulmaz çevre tahribatından ülkemizin hiçbir çıkarı yoktur. Türkiye’nin nükleer elektriğe, atık ve risk sorunu çözülmemiş NGS’lere ihtiyacı yoktur. Ayrıca, geçen yıl ithal edilen doğalgazın yüzde 45’ini, kömürün yüzde 39’unu, petrolün yüzde 24’ünü temin eden Rusya’ya olan bağımlılık da daha fazla artırılmamalı, Akkuyu NGS Projesi iptal edilmelidir. 

Mevcut tesisleri daha verimli çalıştırarak ve enerjiyi daha verimli kullanarak sağlanacak tasarruf yanı sıra olası ek elektrik ihtiyacı, yerli makine ve ekipmanlarla ve çevre ile uyum içinde yenilenebilir enerji kaynakları değerlendirilerek üretilmelidir”.
    
 


Slider Altına