Şebeke bağlantılı akülü enerji depolama sistemleri pazarı 8 yılda 18 kat büyüyecek

02 Mart 2016 Dergi:

Dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık kuruluşlarından Frost & Sullivan'ın "Küresel Büyük Ölçekli Şebeke Bağlantılı Akülü Enerji Depolama Sistemleri Pazarı" araştırması, şebeke bağlantılı çözümlerde yüksek büyüme potansiyelini gözler önüne seriyor. Frost & Sullivan analistleri, Şebeke Bağlantılı Akülü Enerji Depolama Sistemlerinin 2014 itibariyle 460 milyon dolar olan yıllık pazar gelirinin 2024 yılında 8,44 milyar dolar düzeyine çıkacağını belirtiyorlar.

Halihazırda sektörün son kullanım uygulamalarında rekabetçi olmadığını söyleyen analistler, teknolojinin yayılmasına ön ayak olacak birincil uygulamaların dağıtık ve değişken yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimine istikrar sağlayacak bir sabitleme ve zaman kaydırması şeklinde olmasının beklendiğini ifade ediyorlar. Analistler, pazarın 2017'den itibaren ticari açıdan gelişim kaydedeceğini ve ardından güçlü bir büyüme dalgasının geleceğini ileri sürüyorlar.

Araştırmanın ana bulgularına bakıldığında Frost & Sullivan analistleri, özellikle rüzgar ve fotovoltaiklerin (PV) üretiminde küresel ölçekte yaşanan hızlı büyümenin ve bunların şebekeyle bağlantısını belirleyen performans kriterini içeren yeni düzenlemelerin, Akülü Enerji Depolama Sistemleri gibi hızlı yanıtlı depolama teknolojilerinin talebini artıran iki ana etken olduğunu belirtiyorlar.

Analistler, akülü depolamanın şebekeye çeşitli son kullanıcı uygulamaları aracılığıyla esneklik sağlayabilme özelliğine sahip olduğunu, ancak teknolojinin adaptasyonuna yönelik asıl etmenlerin, yan pazarlar için hızlı kısa süreli elektrik dengelemesi dağıtık ve değişken enerji üretimi konusunda sabitleme ve enerji zaman kaydırması sağlayabilmek olduğunu ifade ediyorlar.

Akü teknolojisi gelecek vaat ediyor

Araştırmada, elektrikli araçlar ve hibrid elektrikli araçların tüketici elektronik ürünleri ve mobil telefonlar gibi taşınabilir ürünlerin pazarlarındaki hızlı gelişmenin ve bu teknolojinin kendi gelişiminin üretim kapasitesi ve maliyetlerdeki düşüşler sonucunda akü teknolojisinin gelecekteki ticarileştirme için en çok umut vaat eden dağıtık depolama seçeneklerinden olduğu kaydediliyor. Ancak analistler, pazar gelişiminin çok erken aşamasında olduğunu ve teknolojinin ilerlemesi için hala aşılması gereken önemli zorluklar bulunduğunu kaydediyorlar.

Pazara beş teknoloji hükmediyor

Halihazırda Şebeke Bağlantılı Akülü Depolama Sistemleri pazarında büyük ölçekli kullanım açısından beş teknolojinin hakim olduğunu kaydeden analistler, bunların sodyum temelli aküler, lityum iyon aküler, kurşun asit aküler, akım aküleri ve nikel temelli aküler olduğunu söylüyorlar. Sodyum temelli akülerin en fazla pazara egemen olan NGK Insulators tarafından satıldığını ifade eden analistler, bu akü sistemlerinin çoğunun ticari ve endüstriyel müşterilere satıldığını ve bu nedenle araştırma kapsamı dışında bırakıldığını, NGK Insulators'un da beş yıldan bu yana pazar liderliğini sürdürdüğünü belirtiyorlar.

Lityum iyon akülerin ise 2008 yılından beri önemli bir pazar büyümesi gerçekleştirdiğini kaydeden Frost & Sullivan analistleri, enerji yoğunluğu, deşarj döngü ömrü ve takvim ömrünü de kapsayan teknolojik avantajlarla ve ilgili pazarlardaki arz fazlası nedeniyle ciddi ölçüde düşen maliyetlerle yürütüldüğünü ifade ediyorlar.

Teknolojilerin özellikleri farklı

Analistler, teknoloji adaptasyonun büyük ölçüde amaçlanan uygulamadan ve bulunduğu çevre ve coğrafi koşullardan önemli ölçüde etkilendiğini belirtiyorlar. Buna göre lityum iyon ve kurşun asit akü teknolojileri aşırı sıcaklara duyarlıyken, sodyum temelli teknolojiler ortam sıcaklıklarındaki değişikliklere güçlü bir şekilde dayanıklı olmasıyla öne çıkıyor. Lityum iyon teknolojisi yüksek enerji yoğunluğu, hızlı reaksiyon süresi, kısa şarj ve deşarj döngülerinden yararlanabilme özelliği sayesinde, frekans regülasyonu gibi güç uygulamaları için iyi bir uyum gösteriyor.

Sodyum temelli aküler ve akım aküleri ise yüksek yük ve uzun şarj ve deşarj döngülerinden yararlanabilme özelliği sayesinde elektrik enerjisi zaman kaydırması gibi enerji uygulamalarına daha iyi uyum gösteriyor ve uygun ömre sahip bulunuyor. Analistler, mevcut özellikler kapsamında gelişmekte olan ülkelerdeki gibi uzak konumlardaki dağıtık güç uygulamalarının uzun ömre ve minimum bakım ihtiyacına sahip aküler gerektireceğini belirterek, bu durumda akım akü teknolojisinin umut vaat ettiğini ifade ediyorlar.

Güç uygulamalarının kısa sürede yüksek güç çıkışlı olduğunu kaydeden analistler, genellikle frekans regülasyonu, gerilim desteği, rampalama, iletim desteği ve yenilenebilir enerji yumuşatma gibi yan hizmetlerde kısa süreli elektrik dengeleme sunarak şebekenin sağlıklı bakımında kullanıldığını belirtiyorlar.

Enerji uygulamalarının ise daha uzun bir deşarj süresinde daha düşük güç sağladığını ifade eden analistler, enerji uygulamalarının, enerji tedariğinin güvenilirliğini desteklemek ve talep-arz dengesini korumak için enerji kaynakları olarak hizmet verdiğini dile getiriyorlar. Analistler, uygulama örneklerinin enerji zaman kaydırma, elektrik kapasitesi ya da rezerv kapasitesi, yük izleme ile iletim ve dağıtım güncellemesi ertelemesi olduğunu kaydediyorlar.

Halihazırda akü teknolojilerinin Net Bugünkü Değeri'nin (NPV), uzun süreli akü uygulamaları için ömür boyu brüt faydayı önemli ölçüde geçtiğini ifade eden analistler, böyle sistemlerin izole edilmiş bu uygulamalarda kullanılabilmesi için hala önemli maliyet düşüşlerinin gerçekleşmesini gerektiğini belirtiyorlar. Ancak analistler, akü sistemlerinin çok amaçlı esnekliği sayesinde çoğu kurulu sistemin eş zamanlı olarak çeşitli son kullanıcı uygulamaları sunacağını ve bu şekilde sistemin ömrü boyunca elde ettiği toplam net faydanın artacağını ifade ediyorlar.

Pazar lideri ABD

Analistler, Şebeke Bağlantılı Akü Depolama Sistemlerinde pazar liderinin ABD olduğunu belirtiyorlar. Ulusal pazarlarda toplam kurulu enerji kapasitesi (kWh) düşünüldüğünde ise Japonya, akülü depolamayı öncelikli olarak yenilenebilir enerji üretimin sabitlenmesi ve ABD’deki önemli derecedeki güç depolama uygulamalarına (örneğin frekans regülasyonu) karşıt daha uzun deşarj süreleri gerektiren elektrik enerjisi zaman kaydırmasının kullanımı sayesinde lider konumda bulunuyor. Araştırmada diğer büyük pazarların Çin, Almanya, İtalya, Porto Riko ve potansiyel olarak Güney Kore olduğu belirtiliyor.

Teknoloji için ana pazarların, şebekede daha büyük derecede esneklik gerektiren pazarlarla birlikte, yenilenebilir enerjide önemli büyüme gösteren pazarlar tarafından temsil edilmesi bekleniyor. Analistler, Şebeke Bağlantılı Akü Depolama Sistemleri teknolojilerinin pazara önemli yararlar sunsalar da, pazar büyümesinin sağlanması için aşılması gereken yüksek maliyetler ve değer önerisinin olmaması, laboratuvar verimleri ve güvenlik standartlarını destekleme amaçlı pratik uygulama verilerinin kısıtlı olması, teşvikler, hedefler ve destekleyici politikaların sınırlı olması gibi zorluklar olduğunu belirtiyorlar.