IRENA: “Enerji dönüşümü, 2050 yılına kadar ekonomik büyümeye katkı sağlayacak”

04 Mayıs 2020 Dergi: Mart-Haziran 2020

IRENA, “Küresel Yenilenebilir Enerji Görünümü: Enerji Dönüşümü 2050 Raporu”nu yayımladı. Rapor, enerji dönüşümünün 2050’ye kadar ekonomik büyümeye ve istihdama yüksek düzeyde katkı sağlayacağını ortaya koyuyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (International Renewable Energy Agency, IRENA) tarafından yayımlanan “Küresel Yenilenebilir Enerji Görünümü: Enerji Dönüşümü 2050 Raporu”, ülkelerin enerji dönüşümünü başarıyla yönetebilmesi için gerekli yatırım stratejileri ve yasal çerçeveler gibi enerji sisteminin yapı taşlarını inceliyor. Rapor, enerji dönüşümünün, 2050 yılına kadar ekonomik büyüme sağlayacağını, milyonlarca yeni istihdam yaratacağını ve insan refahını yükselteceğini ortaya koyuyor.
Küresel ölçekteki karbondioksit emisyonlarının 2050 yılına kadar en az yüzde 70 azaltılmasının yollarının araştırıldığı rapor, ekonomilerin kapsamlı şekilde karbondan arındırılmasına yeni bir bakış açısı getiriyor.
Sıfır emisyon hedefine yönelik bir yol haritası da sunan raporda; başta yeşil hidrojen ve son kullanıcı ürünlerinin elektrifikasyonu olmak üzere belirlenen 5 farklı teknoloji önceliğine yatırım yapılarak, ağır sanayi ve yüksek karbonlu sektörlerde fosil yakıtların yenilenebilir enerjiyle ikame edilebileceği, dolayısıyla emisyonun azaltılabileceği ortaya konuluyor.
Rapora göre; iklim riskleri açısından güvenli bir senaryo, 2050’ye kadar 110 trilyon dolarlık enerji yatırımı gerektiriyor. Bir diğer senaryoda kapsamlı ve net sıfır emisyon hedefleniyor. Bunun için ise 20 trilyon dolar ek yatırım ihtiyacı öngörülüyor. 
Dünyanın 10 farklı bölgesinde, enerji ve sosyoekonomik dönüşüm senaryolarının da incelendiği rapora göre, tüm bölgelerde yenilenebilir enerji kullanımının artması bekleniyor. Yenilenebilir enerjinin Güneydoğu Asya, Latin Amerika, Avrupa Birliği ve Sahra Altı Afrika’da 2050 yılına kadar toplam enerjinin %70’inden fazlasını karşılaması öngörülüyor. 
Benzer şekilde, ısı ve ulaşım gibi son kullanıcı nezdindeki elektrifikasyonun tüm bölgelerde artması, Doğu Asya, Kuzey Amerika ve Avrupa'nın büyük bölümünde ise yüzde 50’yi aşması bekleniyor. 
Fosil yakıt sektöründe yaşanan istihdam kayıplarına rağmen tüm bölgelerde insan refahında ve yenilenebilir enerji sektöründeki istihdamda artış yaşanacağı öngörülüyor. Ayrıca, hedeflere ulaşmak için uluslararası, bölgesel ve yerel ölçeklerde daha güçlü koordinasyon önem arz ediyor.
IRENA’nın Genel Direktörü Francesco La Camera konuyla ilgili açıklamasında “Hükümetler, temel teşvik ve ekonomik iyileştirme programlarını hayata geçirirken, sağlık konusunda yaşanan acil durumu kontrol altına almak gibi zorlu bir görevle karşı karşıya. Kriz, mevcut sistemdeki zayıf noktaları ortaya çıkardı. IRENA’nın bu raporu, kısa vadeli ekonomik iyileştirme çalışmalarını Paris Anlaşması ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin orta ve uzun vadeli hedefleriyle uyumlu hale getirerek daha sürdürülebilir, adil ve dayanıklı ekonomiler inşa etmenin yollarını gösteriyor. Hükümetler, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırarak ve enerji geçişini daha geniş toparlanmanın ayrılmaz bir parçası haline getirerek kimseyi geride bırakmayan sağlam bir gelecek arayışında birden fazla ekonomik ve sosyal hedefe ulaşabilirler” diyor.