İklim Güvenli Kentler için Yenilenebilir Enerji Çözümleri

08 Kasım 2020 Dergi:

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve Uluslararası İklim Girişimi (IKI) tarafından hazırlanan; şehirlerde yenilenebilir enerjinin yükselişi hakkındaki yeni rapor; yenilenebilir enerji çözümlerinin, kentsel dekarbonizasyon çabalarının bel kemiği olabileceğini gösteriyor. 
Toplam enerjiyle ilgili CO2 emisyonlarının %70'inden fazlasından sorumlu olan şehirler, iklim değişikliği ile mücadelede, giderek yenilenebilir enerjiler ile daha fazla iklim koruyan bir kent yapısına doğru ilerliyor. Bugün küresel nüfusun %55'ini barındıran şehirler, aynı zamanda gezegenin ekonomi motorlarıdır ve küresel GSYİH'nın %80'ini temsil etmektedir. BM tahminlerine göre, şehirler 2050 yılına kadar küresel nüfusun üçte ikisini yaşanabilir, düşük karbonlu bir ortamda barındırmak zorunda kalacak.
Yenilenebilir enerjileri yerel enerji sistemlerine entegre etmek, dünyadaki birçok şehirde dönüştürücü eylemin bir parçası haline geldi. Yine de potansiyellerinin büyük bir kısmına el değmemiş durumda. Baz 671 şehir yenilenebilir enerjili bir hedef belirlemiştir ve bunların yarısından fazlası da %100 yenilenebilir enerjiyi hedeflemektedir. Böyle hedefleri olan şehirlerin çoğu Avrupa ve Kuzey Amerika'dadır. Bununla birlikte, önümüzdeki otuz yıl içinde 2,5 milyar insanın kent sakinleri haline gelmesi bekleniyor; bunların %90'ı Asya ve Afrika'dadır. Yeni rapora göre, bu bölgelerdeki şehirler yenilenebilir hedef belirlemede geride kalıyor, bu nedenle enerji taleplerinin artması bekleniyor.
Dahası, yenilenebilir enerji hedefleri belirleyen büyük ve mega şehirlerin çoğu, enerji karmalarında yenilenebilir enerjilerin yalnızca mütevazı bir payına yer veriyor. Los Angeles'ın yalnızca 10 milyon nüfuslu bir mega kenti 2045 yılı için %100 yenilenebilir enerjili bir hedef belirlendi. Diğer mega kentler, São Paolo ve Shenzhen hariç, %30'un altında yenilenebilir enerji payları hedefliyor. 5 ila 10 milyonluk nüfus aralığındaki yalnızca 4 şehir (Atlanta, Barselona, Madrid ve Toronto) ve 1 ila 5 milyon nüfus aralığındaki 33 şehir %100 yenilenebilir enerji hedeflerine sahiptir.
Hidroelektrik, biyoenerji ve atıklardan elde edilen enerji, kentsel dekarbonizasyon stratejilerinde halihazırda önemli bir rol oynamaktadır. Şehirlerde rüzgâr enerjisinden yararlanma yeteneği, marjinal kalmakla birlikte ilerlerken, güneş ve jeotermal enerji kullanımı giderek artıyor. Afrika ve Asya'da artan soğutma talebi göz önüne alındığında, özellikle güneş enerjisi; termal enerji olarak, kademeli olarak soğutma sektörüne doğru genişleme potansiyeline sahiptir ve 2050'ye kadar üçe katlanarak 2.000'den 6.000 terawatt saate çıkması beklenmektedir.
Yeni rapor, kentsel planlama ve yenilik yoluyla "akıllı" şebekeler geliştirmenin ve yenilenebilir enerjilerin entegrasyonunu kolaylaştırmak için elektrikli araçlar, enerji depolama sistemleri ve akıllı enerji yönetim sistemleri gibi teknolojilerin benimsenmesinin önemini vurguluyor. Bu aynı zamanda daha yüksek sistem verimliliği elde etmek ve iklim direncini artırmak için binalar, ulaşım, ısıtma ve endüstri sektörlerini entegre etmek anlamına gelir.