GÜNDER, güneş enerjisi kullanımını artırmak için detaylı politika önerilerini açıkladı

30 Mayıs 2016 Dergi: Mayıs-Haziran 2016

Küresel iklim değişikliği mücadelesi için tarihi nitelikte olan Paris İklim Anlaşması 22 Nisan’da New York’ta aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 175 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı. Paris İklim Anlaşmasını değerlendiren GÜNDER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Gani Bayraktar, “Ülkemizin enerji geleceği güneştedir. Güneş sektörünün temsilcileri olarak bizler, üzerimize düşen görevin farkındayız ve ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçişi için var olan potansiyelini harekete geçirmek için gerekli olan sorumluluğunu yerine getirmeye hazır. Karar vericilerimizin de bu sorumluluk ve fırsata uygun olarak daha iddialı hedefler belirlemesi, kentsel dönüşümden sanayiye güneş enerjisinde yararlanmak üzere uygulamaları yaygınlaştırması, sektörün gelişimini hızlandırıcı tedbirler alması ve geliştirilen politikaları istikrarlı uygulaması gerekiyor” dedi. 2015 yılında yaptığı sektör ve paydaş toplantıları, araştırmalar ve çalışmalarla Türkiye’nin var olan potansiyelinin harekete geçirilmesi için gerekli olan politika önerilerini ortaya koyan GÜNDER, bu kapsamda detaylı politika önerilerini ise şöyle açıkladı:

“- 2023 yılına kadar en az 20 bin MW yeni lisans kapasitesi ihdas edilmeli, bununla ilgili başvuru bölgeleri ve şartları acilen açıklanmalıdır.

- Karapınar, Karaman, Niğde ve Van gibi güneş enerjisi ihtisas yatırım alanları ile ilgili mevzuat bir an önce tamamlanmalı, bu bölgelerle ilgili altyapı eksiklikleri tamamlanmalıdır.

- Özellikle ihtisas bölgeleri ile ilgili lisans başvuru şartları şeffaf ve adil olmalı, önlisans başvuru yönetmeliği ölçüm şartı gibi gereksiz bürokrasiden arındırılarak yeniden oluşturulmalıdır.

- Lisanssız kapasitelerin yatırıma en kısa sürede dönüşmesi için gerekli tedbirler alınmalı, lisanssız üretimle ilgili imar ve enerji nakil hattı gibi problemli konulara yönelik iyileştirme tedbirleri alınmalı, geliştirilen politikalar istikrarla uygulanmalıdır.

- Yerli ürün kullanımına yönelik teşvikler gözden geçirilmeli ve bu katkıların alınma süreçleri basitleştirilmelidir.

- “Güneş kentleri” konseptiyle, belediyelere hibe destekleri verilerek, tüketimlerini bu kaynaktan karşılamaları sağlanmalıdır.

- Binaların ve şehirlerin tasarımında güneşten yararlanma öncelikli olmalı, binaların güneşle enerji verimli renovasyonu ve bütünleşik güneş enerjisi sistemleri kullanımı ilgili mevzuatlar çerçevesinde güvence altına alınmalıdır. 

- Ulusal enerji tüketiminin en az üçte birini oluşturan ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarının giderilmesinde öncelikli olarak güneş ısıl teknolojilerinden yararlanılmasına ve bu sayede kademeli olarak doğal gaz tüketiminin azaltılmasına yönelik bir eylem planı oluşturulmalıdır.    

- Güneşle ısıtma ve soğutma, Bölgesel ısıtma ve soğutma, Güneşle proses ısısı üretimi ve ısı depolama alanlarında da örnek uygulamalar yaygınlaştırılmalıdır. Isıtma, soğutma ve proses ısısı üretiminde güneşten yararlanma karbon salınımını azaltmada ve enerji bağımsızlığımızı sağlamada önemli bir kaldıraçtır. Isıl güçte de, 2023 yılına kadar 20 bin MW ısıl güce ulaşılması hedefler arasında yer almalıdır.     

- Mevcut çatılar güneşten hem elektrik hem de ısı üretimi açısından azami fayda sağlayacak şekilde ülkemiz düşük karbon hızlı büyüme sürecine ivedi dahil edilmelidir.

- AVM, otel, sanayi kuruluşu, tarımsal işletme, vb. yaygın etkisi olacak sektörel hibe programları başlatılarak, 3 yıl içinde her bir segmentteki örnek uygulama sayısı en az bine çıkartılmalıdır.

- TÜBİTAK bünyesinde yeni bir çağrı oluşturularak, güneş teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik 5 yıllık bir program başlatılmalı, bu alandaki yerli üreticilerin bu programda yer alması sağlanmalıdır.

- Yeterince tecrübe kazanılarak risklerin tanımlandığı güneş sektöründeki finans koşulları iyileştirmeli, Bankalar özellikle teminat koşullarını, sigortalar poliçe koşullarını gözden geçirmeli ve iyileştirmelidir.

- Ulaşım ve taşımacılıkta da güneş enerjisiyle bütünleşik çözümlerin geliştirilmesi, ülkemiz karbon salınımlarını azaltmada etkin rol oynayacaktır.”