5.Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde Yeşil Dönüşümün Adımları Konuşuldu

29 Mayıs 2022 Dergi:

27 Mayıs Cuma günü sınırlı katılımla fiziki ortamda yapılan ve zirve web sitesinden canlı yayınlanan 5.Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin yol haritası çıkarıldı.

Turkuvaz Medya Grubu ve Para Dergisi tarafından T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde düzenlenen 5. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde konuşan T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, keşfedilen 540 milyar metreküplük Karadeniz gazının 2023 yılında Türk milleti ile buluşması için masa başında ve sahada hummalı bir çalışma yürüttüklerini kaydetti.

372 Milyon Dolarlık Tasarruf

2017 yılında devreye alınan Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile geçen 5 yıllık sürede enerji verimliliğine toplamda 6 milyar 447 milyon dolarlık yatırım yapıldığını kaydeden Bakan Dönmez, toplamda ise 1,56 milyar dolarlık bir tasarruf sağladıklarını belirtti. 2017-2021 döneminde sektörel bazda yatırımların kendini amorti etme sürelerinin bina sektöründe 4 yıl, sanayi sektöründe 5 yıl olduğunu belirten dönmez bu sürenin pek çok sektörde kolay kolay bulunmadığını aktardı. Yalıtımın binaların enerji tüketimini yukarı çektiğini dile getiren Bakan Dönmez, “Binaları yalıtırsak tüketimi bin metreküplerden 750 metreküpe çekeriz, ödediğimiz faturayı yüzde 25 azaltabiliriz. 2021 yılında enerji verimliliğine 1 milyar 325 milyon dolar yatırım yaptık ve karşılığında 372 milyon dolarlık bir tasarruf sağladık. Bu yıl ilk defa 1,06 milyon TEP birincil enerji tasarrufuyla ilk defa 1 milyon TEP sınırını aştık. 2021, enerji verimliliğinde en yüksek yatırımın ve en yüksek tasarrufun sağlandığı yıl oldu. Yine geçtiğimiz yıl enerji verimliliği uygulamalarıyla 15,61 milyon ton CO2 salımını da engellemiş olduk” dedi.

Daha Fazla Yerli Daha Fazla Yenilenebilir

Son dönemde enerji ve emtia fiyatlarındaki hızlı artışın yerli kaynakların önemini de öne çıkardığını söyleyen Dönmez, şöyle devam etti:

“Biz her zaman şunu dedik: Daha fazla yerli, daha fazla yenilenebilir. Bugün enerji kurulu gücümüzün yüzde 65’i yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanıyor. Yenilenebilir enerjide ise adeta bir Türkiye baharı yaşanıyor. YEKA’larla başladığımız ve Mini YEKA’larla sürdürdüğümüz süreç, yenilenebilir enerjinin dinamosu olmuş durumda. Bugüne kadar YEKA’larla 4 bin 250 megavatlık yarışmalarımızı tamamladık. Önümüzdeki dönem 2 bin 750 megavatlık yeni yarışmalarla inşallah 7 bin megavata ulaşacağız. YEKA RES-3’ün başvurularını 31 Mayıs’ta, YEKA GES-4’ün başvurularını 21 Haziran’da almaya başlayacağız. Başvuruların hemen ardından da yarışmalarımızı hızlı bir şekilde yapacağız.”

“Oyunun Kurallarını Çok İyi Öğreneceğiz ve Bu Oyunun Yazanı Olacağız”

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, enerjide oyunun kurallarının yeniden yazıldığı bir dönemin yaşandığını söyledi. Ünlü fizikçi Albert Einstein’in, “Önce oyunun kurallarını çok iyi öğrenmelisin, sonra da çok iyi oynamalısın” dediğine işaret eden Altunyaldız, “O zaman önce oyunun kurallarını çok iyi öğreneceğiz ve bu oyunun yazanı olacağız” diye konuştu.

Yeşil mutabakata göre karbon vergisinin 2026 yılında alınmaya başlayacağını hatırlatan Ziya Altunyaldız, “Yapılan hesaplamalara göre, bizim AB ile ticaretimizde yaklaşık 8-10 milyar dolarlık sınırda karbon vergisiyle muhatap olmamız söz konusu olabilir. Biz buna maruz kalmak istemiyoruz çünkü biz bu dönüşümü en önde gerçekleştiren ülkelerden biri olmak istiyoruz. Son üç yılda devreye alınan kurulu gücümüzün önemli bir kısmı yenilenebilir kaynaklardan geliyor. Nükleerde aşama kaydetmeye çalışıyoruz. Her haneyi elektrik santrali haline getirmeye çalışıyoruz. Geleceğin enerjide ana oyuncularından biri olarak, enerjide üretim-dağıtımla birlikte bir hub olma yolunda çalışıyoruz. Türkiye’nin olmadığı bir oyunda oyunun oynanamayacağının fark edildiğini görüyoruz” dedi. 

Türkiye Yeni Enerji Haritasında Önemli Rol Oynayacak

Özel oturumların bir diğerinde konuşan Bulgaristan eski Çevre Bakanı, Avrupa İklim Vakfı Asil Üyesi, Avrupa Bina Performans Enstitüsü Başkanı Julian Popov, pandemi sonrasında enerji sıkıntılarının oluştuğunu ve enerji fiyatlardaki artışların ekonomik ve sosyal krizleri tetiklediğine dikkat çekti. Julian Popov, bu krizlerden kurtulmaya çalışırken Rusya-Ukrayna savaşının başladığını söyledi. Savaş sonrası enerji fiyatları ile güvenliğinin yeniden gündeme geldiğini aktaran Popov, “İyi ki Türkiye ve AB bu konuda böyle bir krize oldukça hazırlıklıydı. Kimse böyle bir işgal beklemezdi ama en önemlisi bu iklim hedefleri ve bu durumlar yüzünden daha çok enerji planlamamızı değiştirmeye başladık” dedi. 

Türkiye ve AB’nin birbirine ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Popov, iki taraf arasında birkaç tane çözülmesi gereken pratik sorunun olduğunu anlattı. “Enerji krizi ile Ukrayna’ya yapılan işgal ile başlayan süreçte Avrupa’ya yardım konusunda Türkiye harika bir rol oynayabilir. Son 10 yılda Türkiye aslında kendi gaz sertifikalarını geliştirmekte akıllılık yaptı. AB’ye gaz yollama konusunda bu durumun oldukça stratejik bir pozisyon olduğunu söyleyebiliriz. AB tam olarak şundan emin, Rusya gazını kullanmak istemiyorlar” açıklamasını yapan Popov, bu durumun tamamıyla yeni bir altyapı ve pazar oluşturduğunu kaydetti.

“Bu değişen kapasitesi ve altyapı güvencesi ile Türkiye burada çok önemli bir rol oynayabilir” ifadelerini kullanan Popov, Türkiye’nin çok büyük yenilenebilir enerji potansiyeli bulunduğuna ve bunu hızlı bir şekilde geliştirildiğine de dikkat çekti.

İş Birliğine İhtiyaç Var

Enerji konusunda AB ile Türkiye arasında her alanda iş birliğine gidilebileceğine dikkat çeken Popov şöyle devam etti:

“Çok fazla iş birliğine ve planlamaya ihtiyacımız var. Burada altyapının güçlendirilmesi ve düzenlenmesinden söz ediyoruz. Sadece rüzgâr ya da güneş paneline sahip olmak yetmez.  Altyapıyı planlamak ve geliştirmek çok önemli. Yenilenebilir enerjinin büyümesi için birkaç şeye ihtiyaç var. Daha istekli olmalıyız, daha agresif politikalara ihtiyacımız var. AB pazarı ve Türkiye pazarının güçlendirilmesi ve birlikte büyük bir pazara dönüşmesi gerekiyor.”

Güneş Paneline Hücum Var

“Enerji Endüstrisi Yeşil Dönüşümünü Nasıl Gerçekleştirebilir” başlıklı panelde konuşan Kalyon Enerji İcra Kurulu Üyesi Murtaza Ata, son 3 yıldır yaşanan kırılgan dönemin yeşil dönüşümü mevcut parametrelerin ötesine geçirdiğine dikkat çekti. Enerji arz güvenliğinde yeşil enerjinin opsiyon olarak önemli bir seçenek olduğunu kaydeden Ata, fosil yakıtlarda Türkiye’nin yurtdışına bağımlı olduğunu belirtti. Burada güneş enerjisinin en büyük şans olduğunu ve maliyet açısından da en avantajlı alan olduğunu kaydeden Ata, “Burada ikilem var.  Sanayiciler ve hane halkları kendi enerjisini üretmek için çok önemi bir iştaha sahip. Türkiye’de bugün 8000 megavatta güneş paneli üretme kapasitesi var. Ama piyasada panel sıkıntısı var. Elektrik fiyatlarının artması sonucunda gerçekten güneş paneline bir hücum var. 8000 megavat panel fabrikası var, 4000 megavat talep var, ama panel yok. Çin’den güneş hücresi gelmiyor. Çin yenilenebilir enerji hedeflerini o kadar büyüttü ki güneş hücresi bulunamıyor” dedi.

Yenilenebilir Enerji Hız Kazandı

Panelin bir diğer katılımcısı olan bp Türkiye Ülke Başkanı Tümkan Işıltan, pandemi sonrasında jeopolitik gelişmelerin arz güvenliğini hatırlatarak, enerji üçgenine bakıldığında enerji temini, fiyatlar ve sürdürülebilirliğin öne çıktığını belirtti. Bu yeni konjonktürün yenilenebilir enerjiye ulaşımı hızlandırabileceğine dikkat çeken Işıltan, şöyle devam etti:

“Ülkemizde boru hatlarının önemi bir kez daha öne çıktı. Bakü Tiflis boru hattı ile Azerbaycan gazını tüm dünyaya taşımakta. TANAP da çok önemli bir yer teşkil etmekte. Biz bp olarak da Türkiye’nin arz güvenliğini sağlamak için çalıştık çalışmaya devam ediyoruz. 2020 yılında bp olarak yeni bir strateji hazırladık. Enerji çözümleri üreten entegre bir şirket olma yolunda gidiyoruz. Hedefimiz en verimli ve en son teknolojiyi kullanan bir portföye sahip olmak. Hidrojen ve biyo yakıtlara yatırımları hızlandırıyoruz. Dünyada 11 projeyi devreye soktuk.”

Zorlu Enerji CEO’su İbrahim Sinan Ak, Zirve’nin “Enerji Endüstrisi Yeşil Dönüşümünü Nasıl Gerçekleştirebilir?” başlıklı oturumunda yaptığı konuşmada ise, elektrikli araç pazarının hızla geliştiğine işaret etti. Beş yıldır bu işin içinde olduklarını ve Türkiye’de pazarın gelişmesini öngördüklerini söyleyen Ak, regülasyonlar ve şarj istasyonlarına yönelik yatırımların teşvik edilmesinin de önemine vurgu yaptı. Milli ve yerli otomobil TOGG’un piyasaya çıkmasıyla elektrikli araç pazarının daha da gelişeceğine işaret eden Ak, “Şarj hizmetinin yayılması için de teşvikler sağlanmalı. Teşvik mekanizmasıyla maliyetlerin aşağı düşürülmesi sağlanırsa, pazarın büyümesi katkı sağlar. Bu yönde yapılacak her türlü yatırım bu pazarın hızlanmasını sağlar” diye konuştu.

100 Bin Ton Havacılık Yakıtına İhtiyacımız Var

Biyodizel Sanayi Derneği Başkanı Selçuk Borovalı ise biyoetanol ve biyodizelde başarılı bir sürecin devam ettiğini, her iki ürünün 250 bin ton civarında bir payının bulunduğunu söyledi. Sürdürülebilirlik açısından biyo yakıtlarda yakalanan başarının havacılık yakıtlarında da gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Borovalı, “Türkiye’de birçok kurum havacılık yakıtıyla ilgili düzenlemeler yapıyor. Havacılık yakıtının kullanımıyla maliyetin azaltılmasına yönelik de bir düzenlemeye ihtiyaç var. Türkiye’de 100 bin ton havacılık yakıtına ihtiyacımız var. Ülke menfaatimizi ön plana çıkartarak, hammadde olarak kullanılmasının yanı sıra, karbon tasarrufunun nasıl sağlanacağına yönelik de çalışmalar yapılıyor” diye konuştu.

Güçlü Sponsor Desteği

5. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi’nin ana sponsorluğunu Koza Altın İşletmeleri, Türk Hava Yolları ve Türk Telekom üstlenirken, Akfen Yenilenebilir Enerji, EnerjiSA, EnerjiSA Üretim, Kalyon Enerji, Zorlu Enerji, Aydem Enerji, ve Vakıf Leasing co-sponsorlar arasında yer aldı. Enerji Zirvesi’nin destek sponsorları ise Akenerji, AKSA, Biyodizel Sanayi Derneği, BP, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, EPİAŞ, Eren Enerji, Kargom Sende, Naturelgaz, Shell, Vakıf Katılım, TEDAŞ, TEİAŞ, EÜAŞ, Türkiye Enerji Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), Türkiye Petrolleri (TP), BOTAŞ, BOTAŞ International, Eti Maden, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu, Türkiye Taş Kömürü Kurumu, Maden Tetkik ve Arama ve MAPEG oldu.

Ödül Alanlar

5. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde ‘Enerjimiz Geleceğimiz Ödül Töreni’ Bakan Fatih Dönmez’in katılımıyla gerçekleştirildi. Törende ödüle layık görülen şirketler ve projeleri şunlardan oluştu:

Akfen Yenilenebilir Enerji “Tasarruf Evimizde Gelecek Elimizde”, Kazancı Holding “Dijital Dönüşüm”, bp “BTC Boru Hattı Sosyal Yatırım Projesi”, Çalık Enerji “Enerjik Okullar”, Enerjisa Enerji “Sürdürülebilir Yeşil Destinasyon Modeli”, Enerjisa Üretim “Her Fidan Bir Umut”, EÜAŞ “Termal Enerji Depolama Sistemi”, Shell “Atık Yönetim Sistemleri”, Kalyon Enerji “Karapınar Güneş Enerjisi Santrali Sürdürülebilir Finansman Sözleşmesi”, Zorlu Enerji “Sıfır Karbon Aya İzi Ormanlar” ve Biyodizel Sanayi Derneği “Suyun Geleceği İçin” projesi.”



Slider Altına