Konutlar Solera ile Enerji Santraline Dönüşecek

11 Nisan 2008 Dergi: Ocak-Şubat 2008

Anel Grup çatısı altında faaliyet gösteren E-Sistem, Solera markalı sistemlerle yenilenebilir enerji piyasasına hızlı bir giriş yaptı. Solera, güneş ve rüzgar enerjisinden elektrik üreten bir yenilenebilir enerji sistemi. 25 yıl boyunca kesintisiz elektrik enerjisi sağlayabiliyor. Ev, büro, atölye, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler gibi birçok birim Solera’yla kendi enerjisini karşılayabilen küçük bir enerji santraline dönüşüyorlar.
Solera markalı yüksek verimli güneş panelleri ve küçük rüzgar türbinleriyle hibrit sistemler tasarlanarak, sistemlerin enerji ihtiyacı güneşten ve rüzgardan karşılanabiliyor. Site yaşamının tercih edildiği günümüzde, ortak kullanım alanlarının aydınlatılması, güvenlik kameraları ve havuzlar gibi ek enerji ihtiyacı kesintisiz olarak karşılanarak enerji sorun olmaktan çıkıyor. Solera GSM baz istasyonları, ev, büro, çiftlik, villa, sokak aydınlatmaları ve trafik sinyalizasyonlarında atölye ve fabrikalarda kullanılabiliyor. Şebeke elektriğinin bulunmadığı şehir dışı yerleşim alanları, orman kuleleri, askeri tesisler, otoyol ve kavşak aydınlatmaları sistemin uygulanabileceği yerler arasında. Solera serisi güneş enerji panelleri ile 50 Watt’tan 15 MWatt’a kadar çeşitli büyüklüklerde anahtar teslim çözümler sunuluyor. Solera küçük güçlü rüzgar türbinlerinde ise 0.3-100 kW arası çözümler mevcut. Japonya’dan getirilen 1 kW’lık rüzgar türbinleri 20 m/sn’de 3,2 kW güç üretiyor.

Geçen yıl grubun, Türkiye’deki güneş paneli pazarının yüzde 60’ına sahip olduğunu belirten E-Sistem İş Geliştirme & Satış ve Pazarlama Süreçleri Yöneticisi Ekrem Çeştepe, beklentilerinin ise bu oranı artırmak olduğunu söylüyor. Türkiye’de yıllık 600 kW’lık güneş paneli kullanıldığını ve toplamda kurulu gücün 1.5 MW civarında olduğunu hatırlatan Çeştepe, “Bu rakamı hızla yukarı çekebilecek uygulamalar ve stratejiler geliştirmek istiyoruz. Amacımız güneşi ve rüzgarı bireysel ve kurumsal kullanıcılara sevdirmek ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapmalarını sağlamak. Bu arada güneş panellerini 2008 yılının sonlarına doğru Türkiye’de üretmeye başlayacağız..” diyor.

Güneş panellerini Türkiye’de üreteceğiz
Fotovoltaik modül üretim hattı oluşturulma projesinde TÜBİTAK ile beraber çalıştıklarını söyleyen Ekrem Çeştepe, uygun teknolojinin seçilmesi neticesinde yine bir Anel Grup firması olan Anelsis’in güneş panellerini Türkiye’de üreteceğini ve E-Sistem’in de bu panellerin satış ve pazarlamasını yapacağını ifade ediyor: “Türkiye’den ihracat yapmayı da hedefliyoruz. Yerli üretimin olması, fiyat açısından ve teslim süresi açısından bir avantaj getirecek. Şu anda güneş paneli sistemlerinin ucuzlamasından daha çok tedarik sürecinin kısalması ve yenilenebilir enerji konusunda devletin eğer bir teşvik çıkartacaksa buradaki pazara yetebilecek ürünlerin üretilmesi ana amaç...”

Projelendirme ve entegrasyon
Yenilenebilir enerji alanında projelendirme ve daha sonrasında entegrasyonun son derece önemli olduğunu hatırlatan Ekrem Çeştepe, amaçlarının sadece ürün satışı olmadığını vurguluyor ve şöyle devam ediyor: “E-sistem anahtar teslimi çözümler sunan bir mühendislik firması. Yurtdışından getirttiğimiz özel yazılımlarla ve hem projelendirmede hem de montajda uzman mühendisler kullanarak uzun ömürlü ve son derece verimli sistemler tasarlıyoruz. Bu yazılımlarda mesela İstanbul bölgesinin yıllık, aylık aldığı ortalama güneş ışınımları veya Türkiye’de herhangi bir bölgenin aldığı ortalama ışınım değerlerine sahibiz. Projelendirme sürecinde kullanılan özel yazılımlarla güneş enerji sisteminin kurulacağı bölgenin aylık ve yıllık ışınım değerleri saptanıyor. Sonraki aşamada ise ihtiyaç duyulan güçlerin ve gerilimlerin belirlenmesi ve bu güçlerin iklim şartlarına göre optimizasyonu yapılarak kullanılacak toplam güneş paneli miktarı ve rüzgar türbini gücü belirleniyor. Kurulumu düşünülen güneş ve rüzgar enerjileri için yer tespiti ve incelemesinin ardından montaj detayları oluşturuluyor. Hibrit sistemler ile gündüz güneş varken ya da güneşin olmadığı zamanlarda rüzgar esmesi halinde rüzgar türbini ile üretilen enerjiyi depolamak ve ihtiyaç olduğu anda kullanmak için akülerin seçimi ile uygun projeler hazırlanıyor. Daha önce üretilen enerji akülerde depolanarak, rüzgar ve güneş olmaması durumunda sistem beslenebiliyor...”

“Bir villa için 10 bin dolardan başlayan sistemleri kurmak söz konusu. Daha küçük evlerde küçük güçlü rüzgar türbinleri ile 3-4 bin dolardan başlayan sistemleri de kurabiliyoruz. Atölyeler ve işletmelerde güç ihtiyacı ve dolayısıyla rakam da artıyor. Rüzgar ve güneş enerjisi sistemlerinin maliyetleri de farklı. Rüzgar sistemi kurmak güneş enerji sistemlerine göre yarı yarıya daha az maliyetli. Güneşin yatırım maliyeti yüksek ama bakıma ihtiyaç duyulmuyor. Rüzgar da ise türbinlerin periyodik bakımları söz konusu...”

Potansiyelin küçük bir bölümünü kullanıyoruz
“Ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli, yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimi yapan birçok ülkeden daha iyi. Bu güneş enerjisi potansiyelinin çok küçük bir bölümünü kullanabiliyoruz. Dünyada 2015 yılında tüm enerjilere olan talep yüzde 30 oranında artış gösterecek. Bu ihtiyacın büyük bir kısmı yenilenebilir enerji kaynakları olarak adlandırılan güneş panelleri ve rüzgar türbinleriyle karşılanabilecek. Almanya, toplam enerji ihtiyacının yüzde 7-8’ini yenilenebilir enerjilerden elde ediyor. Bu oran 2013 yılında yüzde 15’in üstüne çıkacak. İtalya’da bu yıl yayınlanan bir tebliğ ile 2010 yılına kadar her konutun 1 kW’lık bir yenilenebilir enerji kaynağı kurması zorunluluk haline getirildi. Türkiye’de daha yolun çok başında olmamıza rağmen devletin vereceği desteklerle yenilenebilir enerji konusunda çok büyük ilerlemeler sağlanabilir...”


Etiketler