Renault'nun Eylül'de satışa sunacağı yüzde 100 elektrikli Fluence Z.E, EPDK himayesinde tanıtıldı

07 Haziran 2011 Dergi: Mayıs-Haziran 2011

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın da hazır bulunduğu tanıtım toplantısına ev sahipliği yapan EPDK Başkanı Hasan Köktaş, elektrik motorlu araçların Türkiye trafiğinde yaygınlaşacağı günlerin yakın olduğunu, bunlarla ilgili mevzuat altyapısının da hızla oluştuğunu söyledi.

OYAK Renault fabrikasında üretilen % 100 elektrikli ve sıfır emisyonlu Fluence Z.E.'nin prototip tanıtım toplantısını EPDK'nın 10. kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirdiklerini belirten Köktaş, kurum olarak elektrik motorlu araçlara yönelik mevzuat hazırlıklarına bir yıl kadar önce başladıklarını, dünyadaki durumu anlamaya yönelik ön literatür çalışmasının ardından, ilgili tüm taraflarla bir araya geldiklerini ve oluşturulan çalışma grubunda ayrıntılı bir mevzuat çalışması ortaya konduğunu kaydetti. Gerekli hukuki altyapıyı oluşturma çalışmalarının dünya ülkeleriyle eş zamanlı olarak, hatta bu konuda çok ileri sayılabilecek ülkelerden bile daha önce tamamlanma noktasına geldiğini ifade eden Köktaş, "Şu anda elektrik motorlu araçlarla ilgili çalışmalarımız hem piyasa yapısı açısından, hem tarifeler, hem de teknik altyapı açısından önemli ölçüde bitmiş durumdadır" diye konuştu.

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ise konuşmasında, bu alanda öncü bir kuruluş olan Renault'nun dört ayrı elektrikli oto modelini önümüzdeki aylardan itibaren seri üretime alacağını dile getirdi. Renault'nun elektrik motorlu araç üretimine yönelik 4 milyar Euro'luk bir yatırım gerçekleştirmiş olduğuna işaret eden Aybar, "Hiç karbondioksit üretmeyen, sıfır salımlı otomobillerimizin ilki olan Renault Fluence ZE, önümüzdeki Eylül ayından itibaren OYAK Renault fabrikamızdan bütün dünyaya yolculuğu çıkmaya hazırlanıyor. Biz yalnızca bu aracı üretmenin ve bütün dünyaya yollayacak olmanın gururunu değil, aynı zamanda çevreyle ilgili önlemler konusunda dünyada ön saflarda yer tutmaya başlayan ülkemizde bu araçları bir an evvel satabilecek olmanın gururunu da yaşıyoruz" dedi. Küresel ısınma nedeniyle dünyada yaşam koşullarının giderek zorlaştığını ve büyük çevresel riskler oluştuğunu kaydeden Aybar, sera gazı emisyonlarının zararlı etkisine son verecek küresel ölçekli yatırımların toplam boyutunun - Uluslararası Enerji Ajansı'nın hesaplamasına göre - ABD'nin bir yıllık yurtiçi gelirine eşit, yani 10.5 trilyon Dolar düzeyinde bir rakam olduğunu dile getirdi. Dünyanın bugün 1994 referans yılına göre 2 derece daha sıcak olduğunu, karbondioksit vd. emisyonların salımına dur denilememesi halinde yüzyıl sonuna dek bu ısı artışının 6 dereceyi bulacağını vurgulayan Renault Mais Genel Müdürü Aybar, "O zaman oluşabilecek çevre tehlikelerini, felaketleri insan düşünmek bile istemiyor. İşte o yüzden bu işin sebebini teşkil eden karbondioksit salımı üzerinde hepimizin düşünmesi, çözüm üretmesi ve eyleme geçmesi artık bir insanlık borcu haline geldi. Tüm bunlar sektörlerin harekete geçmesi için de artık zamanın kalmadığını gösteriyor. O nedenle otomotiv sektöründe de karbondioksit salımını artık sıfıra indirgeyen teknolojiler bugün artık tüm dünyada konuşulur hale geldi" şeklinde konuştu.

Karbondioksitten arınmış elektrik motorlu otomobillerin Eylül 2011'den itibaren Türkiye'de tüm dünyayla eş zamanlı olarak satışa sunulacağını yineleyen Aybar, o tarihe dek bu araçların gereksinimi olan elektrik şarj altyapısının tüm illerde hızla oluşturulması gerektiğini söyledi. Aybar şöyle konuştu: "Geçen yıl hem İstanbul, hem Ankara büyükşehir belediyelerimiz Türkiye'ye örnek adımlar attılar ve şarj altyapısını kurmaya yönelik çalışmaları başlattılar. İstanbul'da şarj istasyonlarının örneklerini görüyoruz, inşallah kısa zamanda bunları Ankara'da da görme imkanımız olacak. İki hafta önce de Gaziantep Büyükşehir Belediyemiz aynı şekilde hızla çalışmaya başladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de bu teknolojinin şehirde bir an önce yaygınlaşması için gerekli altyapı çalışmalarını şu günlerde başlatıyor. Diğer bütün belediyelerimizin de bu çalışmalara girmesini özellikle öneriyor ve tavsiye ediyoruz. Çünkü altı ay sonra bu araç piyasaya çıkıyor, çok kısa zamanımız kaldı."

Elektrik motorlu araçlarla ilgili mevzuat altyapısı oluşturma çalışmalarının çok hızlı adımlarla gerçekleştirilmiş olmasından büyük memnuniyet duyduklarını da sözlerine ekleyen Aybar, Bakanlar Kurulu'nun bu tür araçlar için motor güçlerine göre belirlediği % 3, % 7 ve % 15'lik ÖTV oranlarının tüm ülkelerin örnek alabileceği seviyede olduğunu söyledi.

"Türkiye'nin bu üretime ev sahipliği yapması çok önemli!"

Renault Fluence Z.E. prototipinin direksiyonuna geçerek uzun süre inceleyen ve Renault Mais Genel Müdürü Aybar'dan bilgi alan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da basın mensuplarına aracı çok beğendiğini, İstanbul-Ankara arasında bu tip bir araçla 5-10 TL. gibi bir "elektrik şarj" bedeliyle yolculuk yapılabileceğini dile getirdi. Renault firmasının bu üretimi burada gerçekleştirmiş olmasının Türkiye'nin genel değişimiyle yakından ilgili olduğunu söyleyen Yıldız, "Bundan 6-7 yıl önce yurtdışındaki bir sergide elektrik motorlu araçların geliştirilmesiyle ilgili bir prototip görmüştüm. O gün bu alanda daha katedilecek çok mesafe olduğunu söylemişlerdi. Artık uygulamaya geçilebiliyor olması ve Türkiye'nin uluslararası arenada böyle bir işe ev sahipliği yapacak olması son derece önemlidir" dedi.

Elektrik motorlu araçlar için yapılan ÖTV düzenlemesinde 85 kW - 120 kW arası motor güçleri için belirlenen % 3, % 7 ve % 15'lik oranların son derece makul olduğunu, o nedenle bu araçların satış fiyatlarının daha düşük olacağını söyleyen Yıldız, Türkiye açısından önem taşıyan bir diğer konunun da bu araçların kullanacağı elektriğin hangi kaynaklardan elde edileceği olduğunu kaydetti. Karbondioksit ve sülfür emisyonu olmayan elektrikli otomobilde 'elde edilişi sırasında fosil kaynaklı emisyonlara yol açmamış' elektrik kullanılmasının önemine vurgu yapan Yıldız, nükleer santral konusuna burada da değinerek, "Buradaki elektrik üretiminde öncelikle ülkemizde artık stratejisi oturmuş olan yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızla birlikte, enerji çeşitlendirmesi çerçevesinde, nükleer enerjinin de mutlaka göz önünde bulundurulması gerekiyor. Karbondioksit ve sülfür emisyonları açısından baktığımızda çevreye en az zararı olabilecek olan nükleer güç santralleridir. Japonya'daki kazaya rağmen, bunları bütün detaylarını bilerek söylüyorum" diye konuştu. Yıldız, gazetecilerin, "Elektrikli otomobilden almayı siz de düşünür müsünüz?" sorusuna, "Elbette. Para biriktirip bir tane alacağım!" esprisiyle karşılık verdi... Elektrikli araç tanıtım toplantısında tebessümlere yol açan bir diğer olay da Bakan ve EPDK Başkanı'nın konuşmaları sırasında hayli uzun süreyle elektriklerin kesilmesi oldu. Bu sırada, "Elektrik oto işte şimdi manşete çıktı!" esprileri işitildi.
 


Etiketler