Dünyanın dört bir yanında “yenilenebilir enerji” modası hâkim

01 Haziran 2017 Dergi: Mayıs-Haziran 2017

Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretiminde daha çok tercih edilmesi gerektiği artık çok açık. Ülkeler de bunun farkında. “Eski”den kurtulup “yeni”ye doğru yol almaya niyetliler. Bunu da yaptıklarıyla pekâlâ gösteriyorlar.

• Avrupa Rüzgar Enerjisi Kuruluşu WindEurope tarafından yayınlanan rapor, yenilenebilir enerjilerin “tercih edilenler listesinde” nasıl başa oynadığını gözler önüne serdi. 2016 yılında AB üyesi ülkelerde toplamda 24,5 GW yeni enerji kapasitesi eklendi. Bunun yüzde 86'sına denk gelen 21,1 GW'lık kısmı; güneş, rüzgâr, biyokütle ve hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildi. Bundan önceki son zirve yüzde 79 oranla 2014 yılında yaşanmıştı.
• Bazı ülkeler “ders çıkarma” denilen kavramı somutlaştırmada gayet başarılı. Bkz.Almanya. Nükleer bir felaketin kendi topraklarında yaşanmasını istemeyen Almanya, 8 nükleer santralini kalıcı olarak kapattı. Sahip olduğu tüm nükleer santralleri ise 2022 yılına kadar kapatmayı planlıyor.
• “Gelecek 10 yıl içinde, güneş enerjisi dünyanın her yerinde kömürü geride bırakacak ve en ucuz maliyetli enerji kaynağı olacak” diyor Bloomberg New Energy Finance verileri. Bizden söylemesi!
• Arap ülkeleri deyince akla gelenlerden belki de ilki petrol. Fakat Arap ülkeleri de bu düzenin böyle gitmeyeceğinin farkında. Farkındalar ki onlardan biri olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), dünyanın en büyük güneş enerjisi santrallerinden birini kurmaya hazırlanıyor. 1,18 GW elektrik üretmek üzere inşa edilecek güneş santrali, bir nükleer reaktörden daha büyük kapasiteye sahip olacak.
• Çernobil, tarihin en büyük nükleer felaketi. Bu büyük felaketin üstü, bir bardak çay içerek örtülemedi tabii. Bu felaketten en çok etkilenen ülkelerden biri de biz olduk. Aradan geçen 31 yıla rağmen dünya ve insan hayatı için tehlike yaratmaya devam ediyor. Bu durumun önüne geçmek için son olarak radyasyon saçan reaktörün kalıntıları 1,5 milyar Euro harcanarak metal bir kalkan ile kapatıldı.
• Çin, hemen hemen her alanda var olma ve varoluşunu zirveye oynayarak taçlandırma tavrını güneş enerjisi sektöründe de gösterdi. 2016 yılında güneş enerjisi üretimini ikiye katladı ve yılsonu itibarıyla 77.42 GW’a ulaştı.
• Çin için bir paragraf daha açmak gerekiyor. Nedeni şu: Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü'nün (IEEFA) yayınladığı "Çin’in Küresel Yenilebilir Büyümesi" adlı rapora göre ülke, 2016'da, yurt dışındaki yenilebilir enerji ve ilgili teknoloji yatırımlarını bir önceki yıla göre yüzde 60 artırdı ve bu alandaki liderliğini pekiştirdi.
• Danimarka için 22 Şubat 2017 tarihi oldukça önemliydi. Zira ülkede o gün rüzgâr enerjisinden 97 GWh elektrik üretildi. Bu rakam, 10 milyon evin elektrik ihtiyacını karşılıyor. Bunun da ötesinde, tüm Danimarka’nın elektrik ihtiyacını karşılamaya yetiyor.
• Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO), “Avrupa’daki en kirli havaya sahip kentler” listesini yayımladı. Kötü haber: İlk 10’da Türkiye’den 8 şehir (Batman, Hakkari, Gaziantep, Siirt, Afyonkarahisar, Karaman, Iğdır, Isparta) yer alıyor. Bu gelişmeyi, planlanan kömürlü termik santral projeleriyle birlikte düşündüğümüzde karnımızda saplanan ağrılar bir kat daha artıyor. Çözümüm ne olduğunu hepimiz biliyoruz.
• Komşumuz Ermenistan’da güneş enerjisi tohumları atılıyor. Ermenistan’ın 58 milyon dolarlık bir yenilenebilir enerjiyi arttırma projesi söz konusu. Bu kapsamda, 50 MW kapasiteli ilk güneş enerjisi santralinin kurulumu için ihale düzenlenecek.
• Hollanda’nın amacı şuydu: 2018’de ülkedeki tüm raylı sistemlerin yenilenebilir enerjiyle çalışması. Gelin görün ki bu hedef çok daha erken yakalandı. 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren ülkedeki raylı sistemlerin elektriği yüzde 100 rüzgâr enerjisinden elde ediliyor.
• İskoçya rüzgârı ünlü müdür bilmiyoruz ama Mart 2017 itibarıyla ülkenin artık rüzgâr enerjisiyle 3,3 milyon evin elektrik ihtiyacını karşılayacak kapasiteye ulaştığını iyi biliyoruz. Bu kapasite şu anlama da geliyor: İskoçya’nın genel elektrik ihtiyacının yüzde 136’sı.
• Şu anda piyasada kullanılan güneş panelleri yüzde 20’nin üzerinde verimliliğe sahipse ne âlâ olarak görülüyor. Rekor ise yüzde 25,6. Ta ki birkaç hafta öncesine kadar. Japon kimyasal üreticisi Kaneka’nın araştırmacıları rekoru yüzde 26,3’e çıkarmayı başardı. Verimlilikteki yükselme oranı çok düşük olabilir ancak uzun vadede ve geniş çaplı projelerde en ufak gelişmenin oldukça önemli olduğunu hepimiz biliyoruz.
• Kosta Rika denilince insanı aklına ne geliyor? Seneler evvel katıldığımız dünya kupasında grubumuzdaki ülkelerden biriydi, evet. Ancak bundan sonra şöyle hatırlayalım deriz biz: 2016 yılının 250 gününü sadece yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak geçiren ülke.