İnovasyon Enerji Dönüşümünü Yönlendirecek

14 Temmuz 2021 Dergi:

IRENA İnovasyon ve Teknoloji Merkezi Direktörü Dolf Gielen, 
IRENA REmap Kıdemli Program Görevlisi Ricardo Gorini
IRENA REmap Yardımcı Program Görevlisi Gayathri Prakash

Dünyanın dört bir yanındaki ülkeler, koronavirüs pandemisinin ardından planlarını şekillendirirken, küresel enerji dönüşümünü hızlandırarak özel sektörde önemli iş fırsatları yaratma şansına sahipler.

IRENA’nın web sitesinde yer alan uzman görüşlerine göre; IRENA’nın geçen hafta yayımlanan 1.5°C karbonsuzlaştırma hedefi, enerji dönüşümündeki yatırımların Paris Anlaşması’nın hedeflerini karşılamak için 2050’ye kadar her yıl yaklaşık 5 trilyon ABD doları kadar artırılması gerektiğini gösteriyor.

Bunu başaracak teknolojiler zaten var; ancak bunları yeni piyasa yapılarına ve düzenlemelerine, iş modellerine ve enerji sistemi operasyonlarına entegre etmek için sistemik inovasyona acilen ihtiyaç var. Bu nedenle, iklim hedeflerimize ulaşmak için kilit alanlarda belirli yeniliklere öncelik vermemiz gerekecek:

Yenilenebilir kaynakların birincil enerjideki payının, son yıllara göre sekiz kat artış göstererek %74'e ulaşması gerekecek. Özellikle ulaşım ve ısıtmada yenilenebilir kaynakların kullanımı hızlandırılmalı.

Yenilenebilir enerji üretiminin her yıl yaklaşık 800 GW artması ve 2050 yılına kadar 2.800 GW’dan 27.000 GW’a çıkması gerekiyor.

Aynı zamanda, kömüre dayalı elektrik üretiminin aşamalı olarak kaldırılmasına da öncelik vermeliyiz. 

Elektrikli araç (EV) satışlarının 2050 yılına kadar satılan tüm araçların %4'ünden %100'üne çıkması gerekiyor. Avrupa şu anda bu alanda başı çekiyor ve aynı zamanda pil üretimini önemli ölçüde artırıyor. Şarj altyapısının paralel olarak kullanıma sunulması da önemli. Piller ve diğer enerji dönüşümü teknolojileri için ihtiyaç duyulan minerallerin ve metallerin güvence altına alınması kritik bir konudur ve inovasyon, bağımlılığı önemli ölçüde azaltmada rol oynayabilir.

Temiz hidrojen arzı ve kullanımı, yılda 120 metrik tondan (Mt) 2050’de 613 Mt’a kadar beş kat büyümeli; bu, yeşil hidrojen üretimi için büyük bir yenilenebilir enerji üretimi ve elektrolizör kullanımını gerektiriyor. Endüstrinin yeniden konumlandırılması, hidrojen ve yeşil emtia gibi hususlar henüz iyi anlaşılmadı, ancak yeşil hidrojeni büyütmek için yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmaya yardımcı olabilir. IRENA, Yeşil Hidrojen İşbirliği Çerçevesi tarafından önceliklendirildiği gibi yeşil hidrojen ve yeşil emtialar için standartlar ve sertifikalar konusunda Dünya Ekonomik Forumu gibi ortaklarla birlikte çalışıyor.

Modern biyokütle kullanımının, toplam nihai tüketimin (TFC) yaklaşık beşte birine kadar belirgin bir şekilde artması gerekecek. CCS (‘BECCS’ olarak adlandırılan) ile birleştirilen biyoenerji, CO2’nin atmosferden uzaklaştırılmasında önemli bir role sahip. Biyokütle, plastikler ve diğer malzemeler için bir hammadde olarak da önemli olacak; sürdürülebilir biyokütle kaynağı bu nedenle kritik olacak.

Yıllık enerji yoğunluğu iyileştirmesi, son yıllardaki %1,2'den 2050'ye kadar yaklaşık %3'e yükselmeli. Konvansiyonel enerji verimliliği teknolojilerinin tanıtılmasına ek olarak, yenilenebilir enerjinin daha geniş çapta benimsenmesi, daha yaygın elektrifikasyon ve döngüsel ekonomilerin kurulması çok önemli. Yeni teknolojiler ve gelişmelerle sinerjiler gibi önemli yapısal ve davranışsal değişiklikler de gerekli.

Sonuç olarak, bir senaryo bir tahmin değildir ve 2050 hedefi kesin olarak belirlenmiş değil. Bununla birlikte, son 18 önde gelen senaryonun bir karşılaştırması, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve elektrifikasyonun enerji dönüşümünün merkezinde yer aldığı ve fosil yakıt kullanımının önemli ölçüde azalması gerektiği konusunda fikir birliği olduğunu gösteriyor. Ancak bu on yılda gereken geçiş hızı, şimdiye kadar gördüğümüz her şeyden daha yüksek. 2°C ve 1.5°C senaryoları, yenilenebilir enerjiye, elektrifikasyona ve enerji verimliliğine çok benzer güven seviyelerine sahiptir; aralarındaki en büyük fark, 1.5°C senaryosunun daha fazla hidrojen ve CCS (özellikle BECCS) gerektirmesidir, bu da sistemik yeniliklerin desteğiyle büyütülebilir.

Herhangi bir dönüşüm hem kazananlar hem de kaybedenler yaratacak; herkes bugün kendi rolünü oynamaya istekli olmayacak. Yine de, gidilecek yol belli: Yenilenebilir enerji sektörü için oyun alanını eşitleyerek ve yenilikçi çözümler için ekonomik açıdan uygun iş alanları yaratarak enerji dönüşümünü hızlandırmak için etkinleştirici çerçeveler oluşturulmalı.