ICCI 2016, enerji ve çevre sektörünü 22. kez bir araya getirdi

30 Mayıs 2016 Dergi: Mayıs-Haziran 2016

ICCI 2016 - 22.Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı, 27-29 Nisan tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirildi. Fuar boyunca, elektrik ve buhar üretiminden, rüzgar, hidroelektrik, jeotermal ve güneş gibi yenilenebilir enerji sistemlerine kadar çeşitli ürün ve hizmetler sergilendi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sefa Sadık Aytekin, “Sürekli artan enerji talebini karşılamak ve dışa bağımlılığı azaltmak için var olan bütün potansiyellerimizi en kısa sürede devreye almak, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızın tamamından yararlanmak durumundayız. Ülke olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzı içindeki payını yükseltmek, enerji verimliliğini artırmak, enerji ve tabii kaynaklar alanındaki faaliyetlerin çevreye olan olumsuz etkilerini en aza indirmek, enerji ve tabii kaynaklar alanında yenilikçiliğin öncüsü ve destekçisi olmak bakanlığımızın temel stratejileri arasındadır. Bu şartlar altında, ICCI hem katılım açısından hem de verimlilik açısından enerji sektöründe çok önemli bir gelenek oluşturmuş durumdadır" dedi.

 Açılış konuşmacıları arasında yer alan GÜNDER Başkanı Kemal Gani Bayraktar, kentsel dönüşümü hızla uygulamaya almış olan ülkemizin yeniden yapılanma sürecinde, enerji etkin tasarımlı güneş odaklı binalar ve yerleşim alanları ile sürdürülebilir olma fırsatının önemine değindi. Binalarımızda güneşle ısıtma soğutma ve ısı depolama teknolojilerinin hızla yaygınlaşarak yüzde 100 yenilenebilir enerji dönüşüm sürecinde Türkiye’nin dünya için rol model olma fırsatını kaçırmaması konusuna dikkat çekti.Bayraktar, “Ülkemizin enerji teminindeki ihtiyaçları ve yenilenebilir enerji potansiyeli düşünüldüğünde, hedef merkezli çalışmalarla güneş enerjisi başta olmak üzere çevre dostu yenilikçi enerji projelerinde yüksek seviyelerde başarı alacağı şüphesizdir” dedi.

 Bu yıl 279 katılımcı firmaya ev sahipliği yapan fuarda yer alan 24 farklı ülke katılımcısı yeni teknoloji ve hizmetlerini sergiledi. Fuarı, Avrupa, Kuzey Afrika, Asya ve Körfez ülkelerinden 14 bin 44 profesyonel ziyaret ederken, fuarla eş zamanlı düzenlenen konferansta ise 35 oturumda 200'den fazla uluslararası konuşmacı yer aldı. Konferansta bu yıl öne çıkan konular ise Türkiye, Avrupa ve Afrika enerji ticareti, ulusal ve uluslararası pazarlar oldu.

 

Zorlu Enerji Genel Müdürü Sinan Ak:

“Türkiye güneş enerjisinde bölge ülkeleri için bir üretim üssü olabilir

Fuarın ilk gününde gerçekleşen “Enerji Sektöründe Yeni Bir Yol Haritası: Serbestleşme Sürecinde Neredeyiz?” başlıklı TÜSİAD Özel Oturumu’nda konuşan Zorlu Enerji Genel Müdürü Sinan Ak, “Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik ulusal katkısı dahilinde 2030 yılına kadar rüzgar enerjisi kapasitesini 16 GW, güneş enerjisi kapasitesini ise 10 GW düzeyine çıkarmayı hedefi koydu. Bu hedefleri yakalayabiliriz” diye konuştu. Fosil yakıt maliyetlerinin son yıllarda içinde bulunduğu düşüş trendinin yenilenebilir enerji yatırımlarını etkilemeyeceği düşüncesinde olduğunu belirten Ak, şöyle devam etti: “Türkiye, rüzgar enerjisinde olduğu gibi geleceğin önemli bir enerji kaynağı olarak görülen güneş enerjisinde de oldukça yüksek bir potansiyele sahip. Kuzey Afrika, Çin ve Orta Doğu gibi güneş sektöründe katlanarak büyüyecek bir pazarın merkezinde yer alıyoruz. Türkiye’nin bu potansiyelini çok iyi değerlendirmesi, güneş enerjisi teknolojisini geliştirmesi gerekiyor. Böylece çevre pazarlara da panel ihracatı yaparken, yabancı yatırımcıların da bu alandaki üretimini Türkiye’ye kaydırmasını sağlayabiliriz. Güneş enerjisi teknolojilerinin geliştirilmesiyle ülkemiz, bölgede üretim üssü haline gelebilir. Böylece güneş enerjisinde 10 bin MW hedefinin de üzerine çıkabileceğine inanıyorum”. Etkinliğin ikinci gününde gerçekleşen Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Özel Oturumu’nda konuşan Zorlu Enerji Genel Müdür Yardımcısı Yağmur Özdemir ise, yenilenebilir enerji projelerinde fiyat ve alım garantisi destekleri sunan Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’nın (YEKDEM) enerji projelerinin desteklenmesinde kilit noktada ve alım garantisi geçerlilik sürelerinin 10 yılın üzerine çıkarılmasının sektörü destekleyici olduğuna dikkat çekti.Türkiye’nin rüzgar enerjisinde önümüzdeki dönemde sisteme bağlanması planlanan ek 5 bin MW hedefinin yerine getirilmesinde Zorlu Enerji olarak üzerlerine düşen görevi yerine getirmek üzere azami çaba gösterdiklerini dile getiren Özdemir, “Rüzgar enerjisi sektöründe fizibilitesi doğru ve rasyonel analizlerle yapılmış olan kapasitelere başvuruda bulunulmasının, bu kapasitelerin öngörüldüğü şekilde hayata geçirilmesi için büyük fayda sağlayacağını düşünüyorum. Bu anlamda YEKDEM mekanizmasının sürelerinin uzatılmasının önemli olduğuna inanıyorum”  dedi.

ASTOR Enerji Ar-Ge Direktörü Dr. Fatih Işık:

“Enerji kaybını önlemek için Ultra Düşük kayıplı Transformatör kullanımı teşvik edilmelidir”

Türkiye Yenilenebilir Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Münib Karakılıç’ın oturum başkanlığını yaptığı konferansta konuşmacı olarak yer alan ASTOR Ar-Ge Direktörü Dr. Fatih Işık, enerji verimliliği dikkate alınarak enerjinin boşa kaybedilmemesi için transformatör seçimi ile ilgili önemli bilgileri paylaştı. Dr. Işık, “Ülkemizin dünya ortalaması üzerinde artan elektrik enerji ihtiyacı temiz, çevreci ve fosil yakıtlara dayanmayan elektrik enerjisi üretim tesisleri kurulumunun önemini artırmıştır. Son yıllarda yenilebilir enerji üretim santralleri kurulu gücü hızla artmaktadır. Bu tesislerde kullanılan ve kullanılacak transformatörlerin yenilebilir enerji üretim santralleri özelinde özel tasarıma sahip, daha düşük kayıplı ve uzun ömürlü olması önemli konulardandır” dedi. Enerjiyi korumanın en az enerji üretmek kadar önemli başka bir konu olduğunun altını çizen Dr.Işık, kullanılan transformatörlerde meydana gelen enerji kaybının en alt düzeye indirilmesi için enerjiye en uygun transformatörlerin üretilmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:  “Yenilenebilir enerji sistemlerine kullanılmak üzere özel yapılı transformatörler tasarlanmalıdır ve bu transformatörlerin verimi yenilebilir enerji kaynağının tipine göre belirlenmelidir. Çünkü işletme şartları, yüklenme koşulları ve ortam şartları düşünülerek tasarlanan transformatörler hem kendi ömürlerini uzatacak hem de sistem verimliliğini artıracaktır. Bu nedenle yeni kurulacak sistemlerde Ultra Düşük kayıplı Transformatör kullanımı teşvik edilmelidir. Büyük yatırımlar ile elektrik üretiyoruz. Bu nedenle ürettiğimiz elektrik enerjisinin verimliliğini arttırmak bizler için zorunluluktur”.

Tres Enerji Genel Müdür Yardımcısı Cem Sabri Muslular:

“Dünyada kabul görmüş bir sistemi Türkiye’ye taşıdık”

 

Tres Enerji fuarda, işletmelerin elektrik, ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarını karşılayan kojenerasyon ve trijenerasyon sistemlerini tanıttı.  Fuarda yer alan standında katılımcılara sanal bir gerçeklik deneyimi yaşatan Tres Enerji, tesislerini özel bir gözlükle 3 boyutlu olarak görüntüleyerek kojenerasyon tesisinin işleyişini ve süreçlerini katılımcılarla paylaştı. Tres Enerji Genel Müdür Yardımcısı Cem Sabri Muslular, dünyada uzun yıllardır başarıyla uygulanan ve en çok tercih edilen bu enerji üretim ve hizmet modelinde Türkiye’de öncü olduklarını belirterek, şöyle devam etti:

 “Müşterilerimizin elektrik, ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Kurduğumuz hizmet modeliyle kojenerasyon ve trijenerasyon santrallerinin tüm yatırım, uygulama ve işletme bütçelerini finanse ediyoruz. Bu sayede müşterilerimizin önemli maliyet kalemlerinden biri olan enerji harcamalarında kayda değer tasarruflar sağlayarak, sektörlerinde rekabet avantajı elde etmelerine katkıda bulunuyoruz”.

 

Siemens, sabit enerji depolama sistemi SIESTORAGE’i tanıttı

Siemens, fuarda enerji sektörüne yönelik kapsamlı, sürdürülebilir ve yenilikçi teknoloji, çözüm ve servisleriyle yer aldı. “Verimliliğinizi Artırın” (Powerup your efficiency) sloganıyla fuara katılan Siemens,  konferans bünyesinde düzenlenen etkinliklerde enerji üretimi, iletimi ve dağıtımı çözümlerinin yanı sıra verimli enerji uygulamalarını ve enerji servis çözümlerini de tanıttı. Enerji üretiminin yeterli olmadığı bölgelerde ya da elektrik fiyatlarının yüksek olduğu zamanlarda sürekli ve sürdürülebilir bir güç kaynağı sağlamaya olanak tanıyan sabit enerji depolama sistemi SIESTORAGE, Siemens’in ICCI 2016’da öne çıkan yenilikleri arasında yer aldı.

GE  3.4 – 130 rüzgar türbini, yüksek enerji verimliliği ile Türkiye hedeflerine katkı sağlayacak

GE'nin kısa bir süre önce tanıtılan 3.2-130 modelinin ardından, bu platformda GE'nin bugüne kadarki en güçlü rüzgar türbini olarak lanse edilen yeni modeli 3.4-130 teknolojisi ICCI 2016’da katılımcılara tanıtıldı.   GE 3.4 – 130 hakkında bilgi veren GE Yenilenebilir Enerji, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Bölge Lideri Ruhan Temeltaş, Türkiye’nin enerji hedeflerine ulaşmasında gelişmiş teknolojilerin sunacağı verimliliğin önemine dikkat çekti. Temeltaş: “Rüzgar enerjisi ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında önemli bir role sahip. Bu yüzden yeni ve en yüksek verimliliği sağlayan teknolojilerin kullanılması bu süreçte büyük önem taşıyor. GE olarak bu alandaki misyonumuz doğrultusunda kendi sınıfında yüksek enerji verimliliğine sahip olan GE 3.4 – 130 rüzgar türbinini geliştirdik. Türkiye’nin rüzgar koşullarına uygun olan ve yıllık yüksek enerji üretimini hedefleyen türbinin ülkemizin bu alandaki hedeflerine ulaşmasını hızlandırmasını diliyoruz” dedi. 

ExxonMobil Türkiye, 7 yıllık garantiye sahip ilk dişli kutusu yağıyla öne çıktı

ExxonMobil Türkiye, bu yıl ‘Üretkenliği Artırıyoruz’ sloganıyla ICCI 2016’ya katıldı. Firma, bu yıl ön plana çıkan ürünlerin en başında yer alan şirketin gelişmeye devam eden rüzgar enerjisi sektöründeki santraller için ürettiği ve sektörde 7 yıllık garantiye sahip olma özelliğini taşıyan ilk dişli kutusu yağı Mobil SHC Gear 320 WT’yi fuar katılımcılarıyla buluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirme yapan ExxonMobil Türkiye’nin Endüstriyel Satışlar Müdürü Hakan Gökbayrak, “Rüzgar enerjisi sektöründe yaşanan gelişmeler işletmeler için güvenlik, verimlilik ve işletim maliyetleri gibi konuları da beraberinde getiriyor. ExxonMobil’in Mobil SHC Gear 320 WT için sunduğu uzun garanti desteği ise; ürünün, yağ değişim aralıklarını 18 aydan 7 yıla kadar uzatmasıyla geleneksel mineral yağların performansını geçebileceğini gösteriyor. Dahası yerinde çözüm gerektiren ve planda olmayan bakımlar ya da rüzgar türbini dişlisinin değişimleri de bakım personellerinin olası güvenlik risklerini artmasına sebebiyet veriyor. Rüzgar sektörüne yönelik ürünlerimiz plansız bakımları ve arızaları azaltarak, iş güvenliğini de artırıyor” dedi. İşletmelerin güvenlik ve verimliliğini artırmaya yardımcı olabilecek yüksek kaliteli yağlar kullanmanın yanı sıra proaktif yağ analizi programı ile çalışır durumdaki performanslarını takip etmelerinin önemini vurgulayan Gökbayrak sözlerine şu şekilde devam etti: “ExxonMobil’in laboratuvar testleri serisi SignumSM Kullanılmış Yağ Analizi Programı, ekipman parçaları ve kullanılmakta olan yağların durumlarını belirliyor. Yüksek kaliteli yağları kullanmanın yanı sıra yağlama uzmanları tarafından düzenlenen yağ analizleri de ekipman parçalarının ömürlerini uzatmada ve yağlama aralıklarını artırmada yardımcı oluyor. Program, kirlenmeyle ilgili erken uyarı veriyor ve plansız oluşan bakımı en aza indiriyor”.

LEITWIND, rüzgar türbinleri artık Türkiye’de

 

LEITWIND, yatırımın getirisi, kalite, performans ve güvenilirlik konuları ile ön plana çıktığı rüzgar tribünleri ile ICCI 2016 katılımcıları arasındaydı. Leitwind’in ait olduğu HTI grubunun firması Leitner’in, özel ve kamu sektöründe Türkiye’de 20 yılda toplamda 40 teleferik ve telesiyej inşaa ettiği belirtildi. Leitner’in; Bursa ve Ankara’da yer alan merkez ofisi ve çalışanları ile kurulum, servis ve bakım hizmetlerini rüzgar enerjisi sektörü için de yürüttüğü açıklandı. Firmanın ürünlerin ait özellikler ise şöyle belirtildi: “Rüzgar enerjisi sektöründe yüksek performansı ile en kârlı yatırım opsiyonunu sunan LEITWIND, 80 metrelik kanat (rotor) çapı ile en yakın rakibinden çok daha fazla süpürme alanına sahip. Bu sayede alandaki rüzgar hızına bağlı olarak rakiplerinden yüzde 30-50 arasında daha fazla enerji üretme kapasitesi sunuyor. Malzeme seçiminde yapılan araştırmalar, teknik aşamalar ve danışmanlık, uluslararası sertifikalar ile bu felsefeyi en ön planda tutan LEITWIND müşterilerine Avrupa standartlarında bir partner olarak servis sunuyor. LEITWIND rüzgar tribünleri, performansı ile rakiplerinden farklılaşıyor. Yüksek üretim kapasitesinin yanında kullandığı ‘direct drive teknolojisi’ ile de dişli sistemlere oranla daha uzun süreli kullanımı garanti ediyor. Bu sistem ile sistem döner parçası ve sürtünme azaltılırken, eskime ve bakım ücretleri azaltılıyor hem de bu sayede daha az rüzgarlı alanlarda dahi enerji üretimi sağlanabiliyor”.

 

Teksan, Türkiye’nin ilk hibrit jeneratör sistemiyle yakıt tüketimini yüzde 65 oranında azaltacak

Teksan, TÜBİTAK işbirliği ile geliştirdiği Türkiye’nin ilk hibrit jeneratör sistemleri ile fuara katıldı. Rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak yakıt tüketimini yüzde 65 oranında düşüren hibrit jeneratör sistemleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Teksan Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Burak Başeğmezler; “Teksan olarak ürün gamımıza Ar-Ge’deki başarımızın da bir göstergesi olan Türkiye’de ilk, dünyada ise sayılı olan hibrit güç sistemimizi kattık. Enerji verimli ürünlerin gündem yarattığı sektörümüzde TÜBİTAK işbirliğinde geliştirdiğimiz hibrit güç sistemlerinin önemli bir yer tutmasını bekliyoruz. Rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak yakıt tüketimini yüzde 65 oranında düşüren hibrit güç sistemleri çevreye duyarlı olduğu kadar ekonomik de bir yatırım olarak dikkat çekiyor. Jeneratör çalışma süresini yüzde 80’e varan oranda azaltan hibrit güç sistemleri, servis aralığının uzunluğu ve daha az teknik personel ihtiyacı ile de işletim masraflarında tasarruf avantajı sağlıyor. Isı, karbon ve gürültü emisyonunu azaltan teknik özellikleri ile de öne çıkan sistem yatırım maliyetini 1,5 yıl gibi çok kısa bir sürede çıkartıyor” dedi. Başeğmezler, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği konusunda sektörde öncü bir rol üstlenen Teksan’ın gelecek vizyonu ve hedeflerinde hibrit güç sistemlerinin önemli bir yer tuttuğunu söyleyerek bu doğrultuda Ar-Ge çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini belirtti.

Erensan Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Eren: “İnşaat sektörünün 2023 hedefleri enerji sektörünü de olumlu etkileyecek”

Erensan, doğa dostu ve enerji verimliliğinde yeni bir dönem başlatan ürünleriyle, ICCI 2016’da yerini aldı. Fuar kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Erensan Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Eren, yeni bulunan kaynaklar ve dünyadaki tüketimin azalması dolayısıyla enerji fiyatlarının düşme eğilimde olduğunu belirtti. İnşaat sektörünün 2023 hedeflerinin enerji sektörünü de olumlu yönde etkileyeceğini belirten Eren, “Türkiye’de 2023 hedefleri doğrultusunda kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte 6–7 milyon civarında konut ve ticari bina inşası gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bunu, Türkiye için büyük bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Yıkılıp tekrar yapılacak olan binaların gerek altyapısı gerekse ısıtma-soğutma-havalandırma konusunda yapılacak doğru uygulamalarla gerek merkezi sistem ısıtmalarla gerek yenilenebilir yoğuşma teknolojisi ile veya yenilenebilir enerji kaynaklarıyla akıllı yerleşkeler kurulabilir.   Bunların büyük bir kısmı, merkezi sistem büyüklüğündeki 2000 metrekareden büyük projelerden oluşuyor. Kanal Projesi’nin etrafında dahi 2 milyon konut inşasına ilişkin söylemler var. Dolayısıyla buraların tümü, merkezi sistem üzerine kurulacak. Bu projelerin enerji sistemleri doğru kurulduğu takdirde birçok enerji kaynağından tasarruf edilebilir. Su, güneş enerjisi, kazan, kazanların baca gazı vs. Buralar, elektriğini kendi üreten şehirler olabilir. Bu şekilde bir düzenleme yapılırsa çok ciddi tasarruf sağlanabilir. Kombilerin tekrar merkezi sisteme dönmesi, dolayısıyla atık ısıların tekrar geri kazanılması, yoğuşmalı kazanlara geçilerek enerjinin daha verimli kullanılması, tüketicinin daha az gaz ücreti ödemesi ve ülkenin enerji ithalatının düşmesi yoluyla sağlanan tasarruf çok ciddi. Sadece konutlar bazında bakacak olursak, yoğuşmalı ve merkezi sistemle birlikte senede 2–3 milyar metreküp gazdan tasarruf edilebilir” dedi.