Dünyada ve Türkiye’de Yenilenebilir Enerjinin Durumu Toplantısı Gerçekleşti

22 Nisan 2021 Dergi:
Sabancı Üniversitesi İstanbul International Center for Energy and Climate (IICEC), “Dünyada ve Türkiye’de Yenilenebilir Enerjinin Durumu” konulu bir çevrimiçi toplantı düzenledi. 21 Nisan 2021 tarihinde Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Selmiye Alkan Gürsel moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıya konuşmacı olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sabancı Üniversitesi kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol Katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Güler Sabancı, bilimsel yaklaşımların ve teknolojinin, enerji sektörünün bugününe ve yarınına yön verebilmek için sahip olunan en önemli ve değerli araç olduğuna vurgu yaparak IICEC’e konunun tüm paydaşlarını buluşturduğu için teşekkürlerini iletti.
Sabancı’nın ardından söz alan Dr. Fatih Birol ise şunları dile getirdi: “2020 yılı, herkesçe malum olduğu üzere COVID-19 pandemisinin gölgesinde geçti. Pandeminin insan hayatında olduğu kadar dünya ekonomisine de ciddi boyutta negatif etkileri oldu. 2021 yılının başından beri ekonomik alamda bir toparlanma süreci başladı. Dünyanın bu toparlanma sürecinde hangi enerji türlerini kullanacağı ve karbon emisyonları önemli iki başlık olarak ön plana çıkacak. Pandemi, kısa bir süreliğine unutmamıza vesile olsa da dünyanın içinde bulunduğu iklim krizi çok büyük ve önemli bir sorun. IEA olarak, 2021 yılında dünya tarihindeki en büyük ikinci emisyon artışının yaşanmasını bekliyoruz. Her ne kadar ülkeler emisyon değerlerini düşürmeye çalışsa ve sıfırlama hedefi koysalar da gerçekler, bunun böyle olmayacağına işaret ediyor. Bu karamsar tablodaki güzel haber ise şu: Kömür, petrol gibi fosil yakıtların tüketimindeki artış sürse de yenilenebilir enerji sistemlerinin kullanımı da bir o kadar artıyor. 2021’de yenilenebilir kaynakların dünya enerji üretimindeki payının % 30’lara çıkmasını bekliyoruz ki bu, sanayi devriminden bugüne ulaşılacak en yüksek oran. Yenilenebilir kaynakların kullanımını iki önemli neden artırıyor: biri devletlerin verdikleri teşvikler diğeri ise bu sistemlerin kullanıcılarına sunduğu maliyet avantajı. Güneşten elektrik üretmek, dünyanın her yerinde maliyeti en düşük ve en çevre dostu sistem olduğundan dünyanın her yerinde yüksek oranda tercih ediliyor. Deniz üstü rüzgar (offshore wind) pazarında da artış söz konusu. Bu pazarda bugün ile 2025 yılı arasında maliyetlerde yaklaşık % 50 oranında düşüş olacağını öngörüyoruz.  Hidroelektrik santralleri hâlâ dünyanın en büyük yenilenebilir enerji kaynakları ama oradaki büyüme yavaş seyrediyor. Türkiye gibi bazı ülkeler için en önemli kaynaklardan biri jeotermal. Türkiye çok büyük bir potansiyele sahip ve yenilenebilir enerji kaynakları bakımından çok şanslı. Ülkemizin enerji konusundaki en büyük başarısı ise bu alanda dev adımlar atmış olmasıdır”.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ise toplantıda şu bilgileri aktardı: “Yenilenebilir enerji, 2020 pandemisi nedeniyle yaşanan krizden başarıyla çıkabilen nadir sektörlerden biri oldu. IEA’nın 2020 Mayıs tarihli “2020 Enerji Görünümü Raporu”nda, 2020 yılında yenilenebilir enerji sektörünün % 7 büyümesi öngörülüyordu, yıl sonunda bu rakam revize edilerek % 18 olarak açıklandı. Önümüzdeki 5-10 yıl içinde yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminin, fosil kaynaklardan elektrik üretimini geçeceğini düşünüyoruz. Türkiye’nin yenilenebilir enerjisi, her geçen gün daha çok paydaşın yer alacağı bir süreç yaşıyor. Avrupa Birliği 2020 Yılı İlerleme Raporu’nda yer alan “Türkiye, yenilenebilir enerji konusunda çok ilerlemiştir ve yenilenebilir enerjiden elektrik üretimi kapasitesini artırmaya devam etmektedir” tespiti de doğru yolda olduğumuzun göstergesidir. Bugün kurulu gücümüzün % 52,3’ü yenilenebilir kaynaklardan oluşuyor. 2021 yılının ilk üç ayında devreye aldığımız kurulu gücün % 98’i yenilenebilir kaynaklardan oluştu. Kurulu güç açısından dünyada 12., Avrupa’da ise 5. sırada yer alıyoruz. Eurostat verilerine göre, 2019 yılında Türkiye’nin yenilenebilir enerjiden elektrik üretimindeki payı, Avrupa ortalamasının üzerinde çıktı. IEA verilerine göre de aynı yıl OECD ortalamasının ve Almanya’nın üzerinde değerlerle yılı tamamladık. Milli enerji ve maden politikamız doğrultusunda her yıl en az 1000 MW rüzgar ve 1000 MW güneş YEKA yarışmalarımızı yapmaya devam edeceğiz. Böylece KOBİ statüsündeki yatırımcıları da sektöre kazandırmayı hedefliyoruz. Bu alanda yapılan yasal düzenlemeler ve geliştirilen teşvikler yatırımların önünü açma konusunda etkili oldu. Öte yandan iklim krizi ile mücadele kapsamında Avrupa Bilrili’nin karbon vergisi ve ülkelerin net zero hedefleri gibi teşvik edici unsurlar da önümüzdeki dönemde karbonsuz üretim modellerini daha da pekiştirecektir. 
Türkiye’yi enerji üretiminde büyük bir ar-ge ve inovasyon üssü haline getirmeyi ve bu konuyu Türkiye’de katma değeri yüksek bir ihracat kalemi haline getirmeyi istiyoruz.”