Deloitte: “Enerji sektörünün kadınları enerjisini yeniden keşfetmek istiyor”

27 Mar 2018

Elif Düşmez Tek

Danışmanlık, denetim, finansal danışmanlık, risk danışmanlığı, vergi ve ilgili alanlarda, birçok farklı endüstride faaliyet sürdüren Deloitte, ‘Türkiye Enerji Sektöründe Kadın’ raporunu yayınladı. ‘Türkiye’de kadınları enerji sektörüne çekmek ve kariyer yolunda desteklemek’ temalı rapor, daha önce otomotiv ve finans sektörlerinde kadının yerini işleyen serinin üçüncü parçası olma özelliğini taşıyor.

Deloitte’un finans ve otomotiv sektörlerinden sonra bu kez de enerji sektöründe kadının yerini inceleyen araştırmasına göre kadınların çoğu enerji sektöründe çalışmaktan memnun fakat sektörde daha fazla kadın lider görmek istiyor. Ayrıca her iki kadın çalışandan biri, kadın olmanın sektördeki kariyer yolculuğunda bir dezavantaj oluşturduğunu düşünüyor. Rapora göre, kadınların enerji sektörüne çekilmesi ve uzun soluklu çalışmalarının sağlanması yönünde daha atılması gereken pek çok adım bulunuyor.

Deloitte Enerji ve Doğal Kaynaklar Endüstrisi Lideri Elif Düşmez Tek, raporla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu araştırma, aslında bir seri haline getirdiğimiz ve kadınların Türk iş dünyasındaki yerini ve önemini vurgulayacak rapor serimizin en önemli parçalarından biri. Diğer raporlarda olduğu gibi enerji sektöründe erkek çalışanların egemen olduğu ve global rakamlar ışığında da kadın çalışan oranının yüksek olmadığı ortaya çıkıyor. Bu çalışmayla amacımız, Türkiye için son derece önemli bir sektör olan enerji sektörünün değerli kadın çalışanlarının seslerini duyurabilmek. Araştırmadan görüyoruz ki kadın istihdamının artması; Türkiye'nin sosyo-ekonomik anlamda gelişimi, kadınların toplumdaki statülerinin iyileşmesi ve enerji sektörünün geleceğe güçlenerek yürümesi için büyük öneme sahip. Biz, kadınların enerji sektörüne gerçek bir enerji vermek ve kendi enerjilerini yeniden keşfetmek istediklerini; fakat önlerinde birtakım engeller hissettiklerini görüyoruz. Sektörün gelişmesi için bu engeller yıkılmalı. Enerji sektöründe yer alan şirketlerin atması gereken ilk ve en önemli adım; kadın liderlerinin görünürlüğünü arttırmak. Bu konuda yapılacak küçük girişimlerle büyük etkiler yaratmak mümkün”.

Kadınların yüzde 73’ü sektörde olmaktan memnun

ELDER, EÜD, ETD, GAZBİR ve PETFORM gibi sektörün köklü sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yapılan ve enerji sektöründen 565 beyaz yakalı kadının katılım gösterdiği araştırmaya göre kadınların yüzde 73’ü enerji sektöründe olmaktan memnun. Geriye kalan yüzde 27’si ise başka sektörde olmayı tercih edebileceğini söylüyor ve eğer bu geçişi yapabilecek olsalar eğitim ve teknoloji başta olmak üzere, sağlık ve uzay teknolojileri alanlarını tercih edebileceklerini iletiyorlar.

Türkiye'de enerji sektöründe kadınların çoğunluğu (yüzde 67) üst seviye yönetici olmayı hedefliyor. Yüzde 14’lük bir kısmı orta seviye yöneticiliği hedeflerken, yüzde 19’u da girişimcilik hedefine sahip.

Kadınların yüzde 59’u, Türkiye'de enerji sektöründe ana kariyer hedeflerine ulaşmak için önünde bir yol görüyor. Öte yandan, sektörden ayrılmak isteme sebeplerinin en önemlilerinden biri ‘kariyer yolunda ilerleme fırsatlarının az olması’ şeklinde ortaya çıkıyor. Bunu, terfi konusunda ortaya çıkan rakamlar da destekliyor: Son şirketinde 5 yıldan fazla çalışanların oranı yüzde 40 olmasına rağmen, son şirketinde hiç terfi alamayan kadınların oranı yüzde 61 ve bir defa terfi alanların oranı ise yüzde 27.

Kadınları sektöre çekmek için yapılacak çok şey var…

Deloitte araştırması Türkiye'de kadın iş gücünün enerji sektörüne çekilmesi, sektörde uzun soluklu çalışmalarının sağlanması, gelişim ve eğitimlerine katkıda bulunulması için daha atılacak pek çok adımın olduğunu gösteriyor. Kadınların yüzde 61'i çalıştıkları şirketlerin, bünyelerindeki kadın istihdamını artırmak için özel programlar uygulamadığını belirtiyor. Kadınlar kendi şirketlerine tam not vermese de katılımcıların yüzde 46’sı genel anlamda sektörde olumlu değişimler olduğunu düşünüyor ve böyle düşünenlerin yüzde 35’i de enerji sektöründe kadın istihdamının giderek arttığı algısına sahip.

Bu noktada kadınların sektörde daha çok istihdam edilebilmesi için, çalışan kadınların birtakım önerileri var. Kadınların yüzde 62’si ise çalışanlar için rol model olabilecek kadın liderlerin daha çok görünür olmasının elzem olduğuna inanıyor ve liderlik konusunda hali hazırdaki durumun değişmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kadınların yüzde 81’i enerji sektöründe liderlik seviyesinde yeterince temsil edilmediklerini düşünüyor. Buna ek olarak, sektörde kadın istihdamının ve gelişiminin arttırılması için kadınların yüzde 32’si kişiye özel eğitim ve gelişim programlarının olması ve yüzde 31’i tanımlanmış kariyer adımlarının bulunması gerektiğini düşünüyor.

Kadın çalışanların enerji sektörüne girme konusunda caydırıcı bulduğu faktörler arasında; yüzde 43 ile yetersiz gelir ve yan haklar, yüzde 32 ile iş-özel yaşam dengesinin olmadığı algısı, yüzde 31 ile erkek egemen bir sektör olduğu düşüncesi şeklinde öne çıkıyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 14’ü enerji işinin zorlu ve tehlikeli bir imaja sahip olduğunu, yüzde 21’i ise sektörün kendilerini rahat hissedebilecekleri bir ortama sahip olmadığı algısı olduğunu düşünüyor. 

Kadınlar nerelerde zorlanıyor?

Değerlendirme standartları ve ücretlendirme konusunda ise kadınlar sektörü adil bulduğu söylenemez. Araştırmaya katılan her iki kadın çalışandan biri performans değerlendirme kriterlerinde adaletsizlik olduğunu (yüzde 53) ve ödenen ücretlerin adil şekilde dağıtılmadığını (yüzde 50) düşünüyor. Katılımcıların yüzde 48’i ücret ve performans adaletsizliğinin, kadınlara karşı toplumsal önyargılardan ve toplumsal cinsiyet normlarının içselleştirememesinden kaynaklandığına inanıyor. Buradan hareketle bu sektörde kadın olmanın dezavantaj olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 51 olarak öne çıkıyor.

Kadın liderlerin artması kazanç anlamına geliyor

Cinsiyet dengesi oluşturulmuş bir yönetim ekibi; kadınların yüzde 73'ü için dengeli kurumsal yönetim, yüzde 61’i için karar alma sürecinde farklı perspektifler ve yüzde 51'i için ticari kazanç ve finansal performans artışı anlamına geliyor.

Enerji sektöründeki kadın liderler farklı liderlik özelliklerini kullanarak yönetim ekiplerinde fark yaratan katkılar sunabiliyorlar. Dikkatli ve detaycı bir şekilde planlama ve yönetim kabiliyetleri, hoşgörülü ve ilgili bir tavır sergilemeleri, yaratıcı olmaları ve alternatif fikirler üretebilme gibi yetenekleri kadınları sektörde öne çıkıyor. Erkek liderlerde ise teknik beceriler, risk alabilme özelliği ve duyguları işe karıştırmadan objektif kalabilmeleri özellikleri başta geliyor.

Sektörde kadın dayanışmasına ihtiyaç var

Kariyeri etkilenmeden ailevi yükümlülüklerini yerine getirebildiğini ifade eden kadınların oranı yalnızca yüzde 32’lerde kalıyor. Sektörün, ailevi konularda anlayışlı olduğunu düşünenlerin oranı ise yine aynı seviyelerde; yüzde 34 olarak karşımıza çıkıyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 93’ü, şirket içinde kadın platformu ya da destek grubu gibi bir yapılanmanın olmadığını iletiyor. Diğer taraftan, son dönemde sektörde bir miktar olumlu değişim de görülüyor: Katılımcıların yüzde 35’i kadın istihdamının arttığını söylüyor, yüzde 18’i de doğum izni ve yarı zamanlı çalışma gibi uygulamaları olumlu değerlendiriyor. Kendi kızlarını ya da aileden başka bir genç kadını enerji sektöründe çalışmaya teşvik etme konusunda kadınlar destekçi davranacaklarını belirtiyor. Bu konuda teşvik ederim diyenlerin oranı yüzde 45; tercihe müdahale etmem diyenlerin oranı yüzde 44 ve teşvik etmem diyenlerin oranı sadece yüzde 11.

Deloitte raporu; enerji sektöründeki kadın istihdamı konusunda şirketlerin gelecekte ajandasında bulunması gereken olmazsa olmazları şöyle sıralıyor:

  1.     Yönetim ekiplerinde daha çok kadın: Erkek egemen algının yıkılışı ve kadınların ‘Cam tavanlarını’ kırmaları…
  2.     Toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun uygulamalar: Bu konu sektörde norm haline getirilmeli ve liderlik seviyesinde kadın-erkek dağılımı dengelenmeli.
  3.     Yeni kadın liderler yaratmak için mentorluk ve gelişim programlarının uygulanması: Katılımcıların %46’sı bir mentoru olduğunu ve onların %91’i de mentorunun kariyerini olumlu etkilediğini belirtirken; kendisi mentorluk yapanların oranı ise %53 olarak ortaya çıkıyor. Sektörde kadın liderler yetiştirmek için mentorlar şart.
  4.     Daha esnek çalışma koşullarının ve rahat çalışma mekanlarının yaratılması: iş ve özel hayat dengesinin olmadığı algısının kırılması gerekiyor. Kadınlar için esnek, evden/uzaktan çalışma şartları ve konforlu çalışma koşullarının oluşturulabildiği söylem ve eylemlerle gösterilmeli.
  5.     Kadın çalışanları erkenden enerji sektörüne çekmek: Sektörün genç kadınlar için cazip haline getirilmesi ve buna yönelik uygulamaların hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor.
  6.     Kişisel gelişim ve eğitime destek: Öğrenme ve gelişme fırsatları enerji sektöründe kadınların sektöre dair en olumlu bulduğu ve en önemsediği konular arasında başı çekiyor.
  7.     Anlamlı ve köklü bir hikâye yazmak: Kültür ve devamlılık içeren ve bir topluluk olarak bütünleşmiş ortak miras olarak algılanabilecek başarı öyküleri kadınların enerji sektörüne olan bağlılık hissini ve verdikleri değeri artırabilir. Bu hikâye yazımında yine enerji sektöründe ön plana çıkacak kadın liderlerin rolü önem taşıyor.